Çevirmeli modemlerle internete bağlanmaya çalıştığımız günlerin üzerinden çok zaman geçmedi. Sadece masaüstü bilgisayarların olduğu o günlerden bu yana yaşama ve haberleşme alışkanlıklarımızı kökten değiştiren bir dizi gelişme yaşandı. Taşınabilir bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve son olarak da tabletler hayatımıza girdi; bunların birbirleriyle kesiştiği ve benzeştiği noktalarda “hibrit” olarak adlandırılan değişik cihazlar da üretildi.
İnternete bağlanma yöntemlerimiz teknik açıdan büyük değişiklik gösterse ve hız olarak eskisiyle karşılaştırılamasa da, kaynaklar açısından hala eskisinden farklı bir noktada değiliz. Bugün internetteki toplam trafiğin yüzde 84'ü bilgisayarlar üzerinden gerçekleşiyor. Ama esas değişim 2007'de hayatımıza giren akıllı telefonlar ve 2010'dan itibaren piyasaya sunulan tabletler arasındaki ilişkide. Telefonlardan üç yıl sonra günyüzü gören tabletler, üç yıldan kısa bir zamanda web trafiğinde telefonları geçmeyi başardı.
Adobe'nin 2007'den beri 1000'den fazla internet sitesine yapılan 100 milyar ziyareti analiz etmesinden çıkan sonuçlara göre bugünkü toplam trafikte tabletlerin payı yüzde 8'i bulurken telefonlar yüzde 7'de kalıyor. Aradaki farkın önümüzdeki yıllarda giderek artacağı hesap ediliyor.
Dünyadaki telefon sayısı tablet sayısından fazla olsa da tabletlerin büyük ekranlarının internette dolaşmak için daha iyi olanaklar sunması bu farkın temel nedeni. Adobe'nin baş analisti Tyler White, tablet kullanıcılarının telefon kullananlara göre tek bir ziyarette yüzde 70 daha fazla sayfayı gezdiklerini belirtiyor. Ülkeler arasındaki farklara gelince; Çin ve Japon kullanıcılar hala telefonlara ağırlık verirken, İngiltere, ABD, Kanada, Fransa ve Alman kullanıcılar tableti tercih ediyor.