Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

29 Haziran 2018

Öykü

Ahmet Yatğın • Düşüş

Ahmet Yatğın

Paylaş

1

0


Uçurumun kenarında bekleyen muhafızların donuk bakışlarıyla karşılaştı. Birinin başında kırmızı tüylü bir miğfer, diğerinin başında omuzlarından aşağı düşen beyaz bir sarık vardı. Çelimsiz vücudunu baştan aşağıya süzdüler. Miğferli tiz sesiyle konuştu. "Ölümünü belgeleyeceğiz."
 
 Karanlıkta arkasına bakmadan yalınayak koşturdu. Tıkandığı zaman durdu, etrafına baktı. Çıplak ayaklarının altındaki topraktan ve her yeri sarıp sarmalayan karanlıktan başka bir şey yoktu. Nefesinin sakinleştiğini duyuyordu. Koşmaya devam etmek için arkasına döndüğünde muhafızın dalgalanan sarığını gördü. Rüzgârın uğultusu sarığın düşmesiyle beraber dinmişti. Miğferli altın renginde parlayan dolunaya baktı, şöyle dedi. "Yuvarlak yerde düşemezsin." Eliyle onu yanına çağırdı.
 
 Yeryüzünün bittiği yere kadar ayaklarını sürüyerek getirdi. Aşağısı yıldızlarla doluydu. Kafasını kaldırıp başında bekleyen muhafızlara baktı. Ondan tiksinmişlerdi. Ayaklarını bükerek yeryüzüne tutunmaya çalıştı. Onu ayakta tutacak bir şey kalmadığından kendisini bırakıverdi. Vücudu yere çarpmamıştı.
 
 Tozun ve siyah cisimciklerin yüzüne çarpmasıyla uyandı. Bir yıldırım kadar hızlı düşmesine rağmen yıldızlar öylece duruyordu. Dibi düşündü. Gözlerini, karanlığın içinde seke seke gezdirdi. Ne zaman çarpacağını bilmeden düşüyordu. Kızgın bir yağ gibi fokurdayan endişeleri aklının bir çamur gibi kayıp gitmesine neden oldu. En son, terleyen avuçlarındaki ıslaklığı hissetti.
 
 Miğferli ölümünü belgeleyeceğiz, demişti. Buğulu gözleriyle bulanık yıldızları izliyordu. Altın renginde parlayan dolunay, beyaz noktaların arasında, oradaydı. Gözlerini kapadı. Kendisini olduğu gibi düşüşe bırakmıştı. Parmaklarının ucuna başkasının değmesiyle, karanlığı uçtan uca aydınlatan şimşekler çaktı. Gök gürültüsü yıldızları bile titretmişti. Yumuşuyan vücudu, bir nisan bulutu gibi ince ince çiselemeye başladı. Düşüş bir tüy kadar yavaşladı.
 
 İçine dolan huzur akmasın diye gözlerini kapatmıştı. Vücudunun artık yağmadığını farkettiğinde gözlerini açtı ve orada kimsenin olmadığını gördü. Etrafını saran karanlık sanki bir mezar kadar küçülmüştü. Yuvarlak yerde düşemezsin diyen miğferlinin ince sesi kulaklarında yankılandı. Ter içinde titreyen, yakaran ellerinden tiksindi. Gözlerinden akan yaşın karanlığın içinde kaybolup gidişini izledi. Kendisine çektiği dizlerine sarıldı. Göğsünde hissettiği yarayı kapatmasının tek yolu buydu. Durmaktan başka bir şeye yaramayan yıldızların arasında, bir taş gibi düşüyordu.
 
 Kaburgalarının içinde bir şey sızlıyordu. Ne olduğunu anlamaya, tarif etmeye çalışırken birden mırıldanmaya başladı. Kendi sesini ilk defa duymuştu. İçinin duvarlarına çarpan şeyler, o bağırdıkça içinden fırlayıp gidiyordu. Hafifledi. Nağmeyi keşfetti. Karanlığın içinde yankılanan şarkısına karşılık veren sesler duyduğunda, bir yeryüzüne sahip olsaydı sevincinden havalara zıplardı. Mırıldandıkça haykırdı, haykırdıkça yoruldu. İçine dolan yorgunluk akmasın diye, endişesizlik halinde kapadığı gözlerinin ardından yüzüne minik bir gülücük kondurdu.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Pınar Civan: Neden Feministim?Haden Öz
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

James Folta

10 Temmuz 2025

Yaz Mevsimi Kalın Bir Kitap Okumak İçi..

Görünüşe bakılırsa bu yaz kimileri için eziyet, hedeflere ağır basıyor ve çoğu insan yaz aylarının sözde özgürlüğünü kendine –kendi şartlarıyla–  eziyet etmek için kullanıyor.Görünüşe bakılırsa bu yaz herkes tercihini hacimli kitaplardan yana ku..

Devamı..

Samandağ Kitap Fuarı ve Yıkıntıların İ..

Semih Gümüş

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024