Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

13 Haziran 2017

Öykü

Amy Hempel • Cinayet

Oggito

Paylaş

23

0


“Bir şeyler asla var olmayacaktır / Bir saatlik aşk ebedi aşktır.” Eğer gerçek buysa şu an iş başındayız, diye düşündüm. Jean’e ikinci el kitaplar satan kitapçıdaki yazıyı gösterdim. “Belki de biz Jim’le evlenmeliydik,” dedi Jean. Jean’in, hepsinin de adı Jim olan beş erkek arkadaşı olmuştu. Bu çok iyi iki arkadaş olan Jimlerden biri de.il mi? diye sordum. Hayır, dedi, bu tamamen yepyeni birJim. Bilim adamı olan Jimlerden biri değil mi? diye sordum. Benim muhtemelen doktora derecesi olan Jim’i düşündüğümü söyledi. Onun evlenmeleri gerektiğini düşündüğü Jim, kaçan Jim’di. “İşte,” dedi Jean ve bana ötekilere göre daha yeni görünen ikinci el bir kitap verdi. Yayımlandığında en çok satan kitaplardan biriymiş. “Bu kitap, bana yaşama ve hayatın tadını çıkarma arzusu verdi,” dedi. “Bu kitabı okudum ve doğru yolu buldum; benden hoşlanan ve üstelik kız arkadaşı da olmayan bir adama kendimi dışarıya davet ettirdim.” Jean ve ben gelinin nedimeleriyiz. Geçen geceki prova yemeğinde gelin, herkesin ortasında bize, “Kilitli bir garajda doksanla ilerliyorsunuz. Sizi açık yola çıkarmamız gerek,” dedi. Gelin, “açık yol” diyerek Stretchmark’ı kastetmiyordu. Stretchmark, daha çok kilitli bir garajdır. Motosiklet sürücülerinin takıldığı Stretchmark Kafe’de gürültülü masalardaki kaslı adamlar striptizcileri umursamaz ve Kafe’nin duvarlarında yansıyan parlak dişlerini göstererek pis pis sırıtırlar. Sahnenin önündeki bir sandalye, kızların Laguna’daki Big Wave Dave’den satın aldıkları tişörtlerini aşağıdan yukarıya doğru yavaşça çıkardıkları yerdir. Ev kedisi, turkuvaz renkte madeni pullardan oluşan bir tasma takar ve doğal olarak arkada giyinme odasında, kamçı savaşı yaparak oynayan striptizcilerin çocuklarından kaçar. Stretchmark ikinci el kitaplar satan kitapçının karşısındadır. Ne zaman Jean ve ben içeri girsek, barmen Bugs Bunny sesiyle şarkı söyler: “Seni hayal ediyorum Jeannie, o açık kahverengi renkteki yabani tavşanı.” Jean, her erkeğin yürek çarpıntısı. Barmenin, ayrıca sağlığı dolayısıyla Phoneix’e taşınan, ama orada tarantulaların iki buçuk metre yüksekliğe zıplayabildiklerini ve bazılarının atların eyerlerine yuva yaptıklarını duyar duymaz dosdoğru geri dönen Rahibe Christine’e karşı da bir tutkusu vardır.   Aklı başka yerlerde olan Rahibe Christine, barda otururken çıkardığı, âdeta bir arazözden geliyormuş gibi fışşş-fışşş-fışşş diye devam eden seslerin farkında değildir. Rahibe Christine’nin gözü, postaneden bir adamda. Bu adamdan bir sayfa pul satın aldığınızda, sayfanın yapışkan kısmını saçına sürtüyor. İnsan saçında bulunan yağın, cüzdanınızdaki pulların birbirine yapışmasını önlediğini ileri sürüyor. Bu, bir pulu yalamak üzereyken hatırlamak isteyeceğiniz pratik bir bilgi olabilir. Postanedeki adam Jean’i şehir merkezinden bir arkadaşına ayarlamak istiyor. Ben şehir merkezindeki arkadaşıyla tanıştım. Bana Büyük İskender’e, Cengiz Han’a ve Bob Kennedy’e ait olduğunu iddia ettiği bazı madeni paraları satmaya çalıştı – “Yalnızca yirmi dolar. Tamam, sana on sekiz dolar elli sent olsun.” Jean’i, postanede çalışan adamın arkadaşının, bir çocuğun atlama ipiyle taksileri kamçılayarak, tahtadan tutamaçları pencerelere çarptığı ve motor kapaklarının boyasını yonttuğu için bir kez tutuklandığı konusunda uyardım. “Boş ver onu,” dedim. Jean, isterse onunla olabileceğini ya da bırakabileceğini söyledi. Doğru bir yaklaşım, dedim ben de.   Düğün günü gelinin hazırlıklarını yapacak güzellik uzman takımı SWAT gelmeden önce, damatın ilk evliliğinden olan küçük oğlu, yeni üvey annesine, alev alev yanan kafasında bir kılıçla duran asık suratlı bir Green Beret* çizdiği resmi verdi. Gelin resmi tuvalet aynasına astı. Karşıdan aynaya baktı ve hemen kendine bir evlilik suratı takındı. İkinci evliliğinde gelin, fildişi renginde dantel duvak, daha iyi çiçekler, daha iyi yiyecek, daha iyi müzik ve daha iyi bir koca seçti. Gelin düğün dairesinde, yani gelinin anne babasının yatak odasında, küpelerini almak için uzandı. Jean ona mücevherlerini en son takmasını hatırlatmıştı, böylece Belçika’dan gelen narin duvağı takılıp yırtılmayacaktı. Gelinin ilk kocası zamanını Davis, San Pedro ve Encinitas arasında geçirirdi. “Ev” sözcüğü söylendiği anda evin kirasını, yirmi yıl önce o yer için nasıl 37,50 dolar ödediğinisonra yeni ev sahibinin kirayı nasıl 60 dolara çıkardığını bıkıp usanmadan anlatırdı. Emerald Koyu’nun tepesinde, “Başlarım böyle işe,” deyip oradan nasıl taşındığını anlatmadan da duramazdı. “Ev” sözcüğü söylendiği anda, gelinin kalbinin zemine çakılışını izleyebilirsiniz. Yeni damat âdeta bir Doğa Gücü gibi. Fakat gelin onun bakışlarını ve gücünü küçümsüyor. “Önemli olan güven,” diyor, “ve evet, önemli olan – kim bilebilir neyin önemli olduğunu. Sadece bu lanet yürüyüşlere çıkıp çakalları dinliyoruz.” Evlilik öncesi şampanyasına parmağımı daldırıp buz gibi içki köpüğünü Jean’in okuldayken bir iskoç eteği iğnesiyle deldiği kulağımın arkasına sürüyorum. “Erkekler,” dedi Jean, “ilk başta senden nefret eder. Fakat bütün yapman gereken komik, üzgün, uzun, ince, kısa, şişman olmak ve erkeklerin direncini kırmak.” “Olaya iyimser yönden yaklaşabilirsin,” dedim, “ama bizi biraz tanıdıktan sonra açıklanamaz bir şekilde ortadan kaybolan erkekleri düşün.” Gelinin anne babasının köpeği tam o sırada geldi ve bacaklarımızın etrafında zıplayarak çılgın bir bağlılık gösterisi sundu. “Böyle sevilmek istediğimi düşünürdüm hep,” dedim, “ama artık böyle sevilmek istemiyorum.” Jean köpeği eteğinden iterek, “Bu sevginin samimiyetsiz olduğunu bilmenin faydası olur mu?” dedi. Gelinliğini giymiş gelin, fotoğraf çekilmek üzere çağırıldı. Jean pembe elbisesinden bir şerit düşmesine izin verdi. “Ah Jim, lütfen yapma,” dedi net olmayan bir sesle. “Ah Jim, lütfen,” dedim bütün gücümle. “Ah Jim,” dedi Jean. “Ah,” dedik ikimiz birlikte. Jean saati hatırladı, barmene Rahibe Christine’yi kastederek, hiç C ile ilgili bir sözcük düşünüp düşünmediğini sordu. Barmen karşılık olarak, “Cinayet?” dedi. “Onun sen olduğunu hayal et,” dedi Jean bana, “düşün ki bugün evlenen sensin.” Düşünüyorum. Kendimi Jim’lerden birinin yatağında uyanırken hayal ediyorum. Telefon çalıyor. Arayanın bir kadın olduğunu hayal ediyorum. Jim’in karısı ben olduğum için, benim sesim, Bugün daha önce on kez söylediğim gibi, burada yaşıyorum, diye yanıtlıyor kadını. Benim evlilikten anladığım bu. *Green Beret: Atari oyunundaki askerlerden her biri. Yeşil Bereliler olarak da bilinir.

İngilizceden çeviren: Merve Karabulut

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Stieg Larsson'un yayıncısı Quercus alı..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Faruk Bal

18 Mart 2025

Ferit Sürmeli: "Minimal öykü bana göre..

Bence elli kuşağının çizdiği yol haritası günümüzde de önemini koruyor. Faruk Bal: Sevgili Ferit, kitabın adından başlayalım. La Minim Rumence en azından anlamına geliyor. Bu adı verirken kastettiğin başka bir ..

Devamı..

Özge Lokmanhekim ile Hayat Apartmanı Ü..

Melih Günaydın

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024