Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

16 Eylül 2023

Söyleşi

Aydın Öztürk

Oggito

Paylaş

2

0


Öykü, hayatı ilişkisiz bir olaylar dizisi olmaktan kurtarır, hayata anlam katar.

Aydın Öztürk'ün ikinci öykü kitabı Hiç Evden Gidilir mi? Ritim Sanat Yayınları'ndan çıktı. Öztürk ile kitabı hakkında, Babil Suskunları adlı Whatsapp sohbet grubundan arkadaşları konuştu. Görüşmeyi, mesajlaşma uygulamasından yazarın kendisi temize çekti.

– Dilersen kitabın adından başlayalım mı, hiç evden gidilir mi Aydın?

– Gidilir.

– Bu kadar mı?

– Evet bu kadar, çünkü iyi bir cevap istiyorsanız yaratıcı soru sormalısınız!

aydın öztürk– Peki, evden gitmek mevhumu nereden çıktı?

– Yaşam, bir bakıma evden gitmekle başlamaz mı? Doğum, en travmatik evden gitme deneyimidir aslında. Doğum travması, yani konforlu rahimden dikenli, gürültücü, endişeli, soğuk dünyaya fırlamak, diğer tüm endişelerin prototipiymiş, biliyor olmalısınız. Yani 'evden gitmek' yaşamın bir tür başlama vuruşu. Ve bu gitmeler tüm ömür boyunca sürer, son gitme ise mezaradır, o da bir tür gitme..Hatta ölümden sonra da bir yerlere gideceğimiz rivayet edilir.

– Gitmekle bayağı takıntılı bir ilişkiniz var anlaşılan.

– Gemiler limanda güvendedir, ama bunun için yapılmamıştır! Öyle der Einstein, ona atfedilir bu veciz söz. Bu, gitmekle neden takıntılı bir ilişkimiz olması gerektiğini iyi anlatıyor bence. Çünkü gitmezsek bizi nelerin beklediğini bilemeyiz. Tüm dramatik sanatlar 'yolculuk' mevhumu etrafında döner zaten. Yani yeni bir şey söylemiş değilim! (Marifet bu malum olguyu anlatma biçiminde.) Maceraya çağrılırız hep. Bazen macerayı reddederiz, tereddüt ederiz ama o çağrı hep oradadır.

– İlk kitabın Özgür Sokak (onu da zorla aldırmıştın bize hatırlarsan) şimdi ise Hiç Evden Gidilir mi? Bir gönderme mi var iki isim arasında?

– Doğrusu düşünmemiştim ama bu iki isim arasında bir gönderme olduğunu sonradan farkettim. Bence tesadüf ya da rastlantısal sandığımız şey, aslında dipte sıkı çalışan bir zihnin örgüsü, yani evrende tesadüfe yer yok, varsa bile bu, başka bir düzlemin zininsel çalışmasının ürünü, diye düsünuyorum..  İki ismin böyle bakışımlı olmasını böyle yorumluyorum.

– Öyküye nasıl başladın Aydın?

– Bir Çin atasözüne göre hayat öykülerden oluşur! Şaka şaka, bunu ben uydurdum, ama öyküye ilişkin tanımlamam bakî. Öykü, hayatı ilişkisiz bir olaylar dizisi olmaktan kurtarır, hayata anlam katar.

– Peki neden öykü?

– Çünkü öykü şiirin kız kardeşidir!  Çünkü ben şair olamadım! Çünkü, roman gibi üzerinde günlerce düşünecek kadar uzun vadeli bir hikaye, böyle uzun bir anlatım, yazarken de okurken de sıkıcı, (yani benim için bu böyle, burada düşünceyi ifade hürriyeti vardı değil mi?)

– Roman yazamadığın için değil yani bu dediklerin!

– Dedim zaten, uzun uzun yazamam. Öykünün küçüklüğü, atomun evrenin en küçük yapıtaşı olmasını çağrıştırıyor bana. Atom en küçük ama en yoğun varlık formu. Şu gördüğümüz gökdelenlerin yoğunlaştırıldığında bir futbol topuna sığacağını okumuştum bir yerde, yoğunluğun ne olduğunu anlatan bir yazıydı. Gökdelenin o koca hacmi bir boşluk imiş, tıpkı boş söz gibi. Öykü de biraz öyle değil mi. Ve uzun hüzünleri anlatmak için uzun anlatılara niçin ihtiyacımız olsun! Dünyanın en kısa öyküsü beni en uzun hüzünlendiren öyküsü olmuştur mesela. Öykü şöyle: Satılık:  Bebek pabucu, hiç giyilmemiş...Ne kadar hüzünlü ne kadar bebeksi bir hikâye değil mi!

– Öykü yazımı için teknik bir hazırlık gerekir mi sence?

– Dediğim gibi hayat öykülerle bir arada duruyor, öykü hep vardı, belki akışa kapılmayı biraz askıya alıp şöyle bir 'bakış atmak' yeterli bu öyküleri görmek için.. Ama elbette öykü atölyeleri bu ‘görüş’ kabiliyetini arttırabilir, el çabukluğu geliştirebilir. Yani dediğiniz anlamda, evet, teknik bir hazırlık çok işe yarayabilir, ben de Notos yaratıcı yazarlık atölyelerine devam ettim, hatırı sayılır bir süre..

– Teşekkürler Aydın, soracaklarımız bu kadar, aklımıza geldikçe grupta yazarız..

– Ben teşekkür ederim, bu arada grubun adı 'suskunlar' ama bayağı konuşkan çıktınız. İroninizi sevdim..

– Daha da susardık da, kitabın bizi konuşturdu diyelim.

– Çok naziksiniz..

*Sorular, ekoloji, politika, edebiyat gibi konu başlıklarında bir sohbet grubu olan Babil Suskunları üyelerinden gelmiş, sohbetin samimiyetini bu bilgiyle değerlendirmenizi rica ederiz sevgili okur. – Aydın Öztürk

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Aristoteles’ten Orta Çağ’a Tersine Çev..William Egginton
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

30 Kasım 2025

Cynthia Ozick ile Hayatındaki Kitaplar..

Okumaya dair en erken anım Andrew Lang’ın Lang Masalları. Mavi, sarı ve eflatun rengi olanlar. Bir de Grimms Masalları’nın bozulmamış versiyonları. “Ağaçlar bulvarı” gibi çağrışım yapan ifadeler, yer yer ortaya çıkıveren ve artık kullanılmayan çekici deyi..

Devamı..

Zamansız Notlar

Cüneyt Ayral

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024