Başkomiser Galip Polisiyeleri
23 Ekim 2018 Kitap

Başkomiser Galip Polisiyeleri


Twitter'da Paylaş
0

Başkomiser Galip çapkın bir polistir, gördüğü her kadınla ilgi yaptığı analizler yapar. Mavi gözlerine güvenen bir adamdır o, yalnız bir adam.

Çağatay Yaşmut’un kaleme aldığı ve tamamı Oğlak Yayınları’ndan çıkan polisiye serisinin ilki olan Beyoğlu Çıkmazı, Galatasaray Lisesi’nin yanında sabaha karşı işlenmiş bir cinayetle başlar. Maktul, gece kulübünde çalışan Murat adında bir şef garsondur. Galip, kurduğu bağlantılardan hareketle kulüpteki çalışanlarla ve işletmenin sahibiyle görüşür. Murat’ı, sevgilisi Nazan’ın eski kocasının öldürmüş olabileceği söylenince Galip harekete geçer. Nazan, çocuğuyla İstanbul’a gelince gece kulüplerinde çalışırken bulmuştur kendini. Murat’la tanışır, beraber yaşarlar. Eski kocası çocuğunu kaçırınca yakalanır, sorgulanır ancak cinayeti bir türlü kabullenmez. Süreç devam ederken bir cinayet daha işlenir. Maktul, bayi sahibi Ganyancı Osman’dır. Galip, yine çevredekilerden edindiği bilgiler üzerinden yol alır. Her iki cinayette de Beyoğlu sokaklarında farklı hayatlarla karşılaşırız.

Serinin ikinci kitabı Şarkılar Susunca’da olay örgüsü ilk romana göre daha karmaşıktır. Hikâye bir taksicinin gaspıyla başlar. Ekip,bir hırsız çetesinin peşine düşer. Bu arada Özlem adında bir şarkıcının cinayet haberi gelir. Kimin yapmış olabileceği kaldığı apartmanın sakinlerine sorulsa da, net bir bilgi ya da kişi adı söyleyen çıkmaz. Galip, kadının çalıştığı kulübün patronuyla gönül ilişkileri olduğunu ortaya çıkarır. Özlem’in ardından kardeşi de ortadan kaybolur. İlk romanda olduğu gibi, “Cinayeti şu kişi işlemiş olabilir, onunla kavgalıydılar” gibi ipucu cümleleri söylenmediği için, Galip kişilerin ya evlerine ya da işyerlerine gider, yoğun çalışır. Maktulun yakın arkadaşı da birkaç gün sonra öldürülür. Ekibin araştırmaları sürerken uyuşturucu mafyası, işkence videoları, müthiş kovalamacalar ve  çatışmalarla tempo gitgide artar. Kapanış yine sürprizdir, belirsizliğe yer olmaz.

Başkomiser Galip çapkın bir polistir, gördüğü her kadınla ilgi yaptığı analizler yapar. Mavi gözlerine güvenen bir adamdır o, yalnız bir adam. Takıntısı Avukat Sevda, Galip’in düzensiz iş hayatı nedeniyle ondan ayrılır, ancak kahramanımızın aklı, sonu olmayacağını bilse de ondadır. Her sabah kahvesini parka bakan salonun penceresinden dışarıyı izleyerek içer. O sabahların birinde köpeğini parkta gezdiren bir kızı serserilerden kurtarır. Tanışır, görüşmeye başlarlar. Galip’in hayatında Aylin de vardır artık, öteki kadınları unutturur. Gerçekten dinlenmek, sahiplenilmek ve düzen kurmak ister. Başkomiser Galip, takıntıları, beklentileri, yenilgileri ve küskünlükleriyle hepimize benzer. Kimseye eyvallahı olmayan, etrafındakilerin varlığıyla kendilerini güvende hissettikleri, sevilesi bir adamdır. İş ve özel hayatında neler yaşayacak ya da yaşatacak diye düşünmeden edemeyiz.

Galip’in bir rutini vardır her gün işe giderken. Hayatının monotonluğu cümlelere de yansır ve o arka arkaya gelmiş kısa sıralı cümlelerden onun ruh halini çok iyi yakalayabiliriz. Yaşadıkları ve olaylara yaklaşımı farklıdır, cinayetleri çözme yöntemi ise genellikle aynı. Daha profesyonel gerçekleştirilmiş cinayetler ve bunların karşısında daha teknik bir çalışan bir Başkomiser Galip nasıl olurdu acaba? Serinin öteki kitaplarını okumak için daha birçok nedenimiz var. Galip’in hayatında hangi kadın olacak? Galip’in mezarını ziyaret ettiği ortağının başına neler gelmiş olabilir? Galip, evinin önünde kimlerden dayak yedi, bunun hesabını kimden soracak?


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR