Büyük Besteciler ve Bilinmeyen Yönleri
19 Aralık 2017 Kültür Sanat Müzik

Büyük Besteciler ve Bilinmeyen Yönleri


Twitter'da Paylaş
0

Müziğin çınarları olan bestecileri, başarılarıyla, alanlarında yaptıkları yeniliklerle biliyoruz. Ama onların da yaşadığı zorluklar, hayal kırıklıkları, talihsizlikler ve hatalar var. İşte müziğin dahilerinin bilinmeyen yönleri.

Wolfgang Amadeus Mozart

Bunca yeteneği olan bir müzisyenin, kârlı bir mevkiye çıkmakta zorluk çekmemesi gerekirdi. Ama Mozart bütün ömrünü böyle bir konumu, tercihen de büyük ve garantili bir maaşla sarayda bir görev aramakla geçirmesine rağmen, bunu başaramadı. Anlaşılması zor bir kişiliğe ve eşi görülmemiş bir düşman kazanma becerisine sahip zor bir insan oldu. Nezaketsizdi, düşünmeden konuşurdu, diğer müzisyenlerle ilgili ne düşündüğünü olduğu gibi söylerdi, küstah ve kibirliydi ve müzik topluluğunda çok az gerçek dost edindi. Sersem ve aklı havada, huysuz, dik kafalı olarak ün kazandı. Yine de geriye dönüp bütün bunlara rağmen sempati duyabiliyoruz. Çünkü o Mozart’tı.

Johann Sebastian Bach

Bach tam bir kentliydi, iki kez evlendi ve bir köylü kadar tutumluydu. Hiç yokluk çekmedi. O günün Bach’ları arasında en çok saygı duyulan ve en zengin olanı oydu; ama çok cimriydi, en ufak harcamada eli titrerdi. Kuzeni Johann Elias’la bazı yazışmaları, para konusunda oldukça eğlencelidir. Aslında, Bach’ın mizahsız yaşamındaki tek eğlenceli şeyler bunlardır. Kuşkusuz müziğinde, diğer büyük bestecilerden daha az mizah vardı.

Ludwig Van Beethoven

Beethoven ile ondan önceki bütün müzisyenler arasındaki fark -deha ve eşi görülmemiş kuvvet gibi şeyler bir yana- Beethoven’in kendisini bir sanatçı olarak görmesi ve bir sanatçı olarak haklarını savunmasıydı. Mozart aristokrat dünyanın çeperine dolaşıp kapıyı çaldığı, ama hiçbir zaman gerçekten içeri alınmadığı halde; Mozart’tan yalnızca on beş yaş küçük olan Beethoven, kapıları tekmeleyerek açtı, içeri daldı ve rahatına baktı. O bir sanatçıydı, bir yaratıcıydı ve bu haliyle, kendi düşüncesine göre, krallardan, soylulardan üstündü.

Frédéric Chopin

Tarihin en büyük piyanistlerinden biri olan Chopin sağken çok az konser verdi ve özellikle salonun yakın çevresini tercih eden bir piyanistti. Chopin fiziksel olarak çelimsizdi ve en iyi çalışında bile hiçbir zaman salondan sesler yükselmedi. Sonlara doğru bir fısıltı olurdu. Yaşamının başında, büyük salonlarda asla çalmaması gerektiğini öğrendi ve Paris’te halkın önüne son çıkışı yirmi altı yaşındayken, 26 Nisan 1835’te gerçekleşti Geri kalan ömrü boyunca -1849’da öldü- yalnızca üç resital daha verdi ve onlar da, piyano imalatçısı Pleyel’in salonunda, sayıları 300’ü aşmayan özenle seçilmiş bir dinleyici topluluğuna verilen yarı-özel resitallerdi.

Robert Schumann

Schumann ilk ciddi müzik dersini on sekiz yaşında aldı. Ama profesyonel bir piyanist olarak meslek yaşamı, başlamadan bitti. Kısa yoldan parmak reflekslerini hızlandırmaya çalışan aceleci Schumann, bir parmağına kalıcı hasar veren bir zımbırtı icat etti. Kazadan ötürü çok üzülmemiş gibi görünüyor. Geleceğinin bestecilikte olduğunu zaten biliyor olmalı.

George Frideric Handel

Handel dindardı ama bağnaz değildi; Hawkins’e Kitabı Mukaddes’i bestelemekten keyif alacağını söylemiş. Muazzam bir oburdu; Joseph Goupy’nin ünlü karikatürü, onu, etrafı yiyecekle çevrili bir şarap fıçısının başında oturmuş domuz suratlı biri olarak gösterir. (Handel, Groupy’yi vasiyetnamesinden bu yüzden çıkarmış gibi görünüyor.) Yüksek sosyetede rahatça dolaşıyordu. Sanat için sanat yapan müzisyenlerden değildi. Eğlenceye kolay ikna olabiliyordu.

Joseph Haydn

Haydn, St. Stephen’den ayrıldıktan sonra birkaç yıl boyunca açlıktan ölme noktasına geldi. Bir piyanist ve kemancı olarak profesyonel düzeyde değildi. “Hiçbir çalgıda sihirbaz” olmadığını kendisi de kabul ediyordu; “ama hepsinin gücünü ve çalışmasını biliyordum. Kötü bir klavsenci ya da şarkıcı değildim ve kemanla bir konçerto çalabiliyordum.” Ama birçok müzisyen bunu yapabiliyordu. Sekiz yıl boyunca Haydn “berbat bir hayatı zar zor sürdürmek” zorunda kaldı. Bohem bir yaşam sürdü. C. P. E. Bach’ın müziğini inceledi ve zamanın ünlü bestecisi Nicola Porpora’dan birkaç ders aldı. Azar azar ilerleme kaydetti ve kuşkusuz ünü artıyordu. 1758’de Kont Ferdinand Maximilian von Morzin’in müzik müdürü ve bestecisi olarak atandı. İki yıl sonra yaşamının en büyük hatasını yaptı. Maria Anna Aloysia Apollonia Keller ile evlendi.

(Harold G. Schonberg, Çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Büyük Besteciler, Doğan Kitap, 2013)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR