Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

7 Eylül 2021

Plastik Sanatlar

Biz Dünyayız Dünya Biziz (*)

Tufan Erbarıştıran

Paylaş

1

0


Osama Hajjaj'ın karikatüründe, insanın evrimsel süreçte ilerleyebilmesi, çağdaşlaşması, güçlü olması, dayanışma içinde yaşaması gibi en temel konulardan yoksun bırakıldığı imleniyor. Karikatürdeki çocuk sadece yaşından dolayı küçük bir çocuk değildir; çocuk burada insanlığı ve onun geleceğini temsil etmektedir.

Karikatür sanatı, görsel algı yaratmada/yorumlamada önemli bir yetkinliğe sahiptir. Karikatüre bakan kişi, karşısındaki görseli yorumlarken bilinçaltında oluşan değerlendirmeler, önsel bilgiler ve kişisel deneyimler/kültürel eğilimler sonucunda belirgin bir düşünsel yapıyı oluşturur. Söz konusu yapıda psikolojik, siyasal, dinsel, sosyal ve felsefi kanallar açık olmakla birlikte, kişinin beğeni dünyasına kattığı estetik haz, değer ve önem kazanır. Bir karikatürde, salt estetik değil, kişi üzerinde yarattığı tinsel uyanış da kendini gösterir.

Karikatürde asıl olanın izleyen üzerinde yaratacağı etkidir. İzleyen, baktığı karikatürün saklı temasını bir arkeolog gibi arayıp ortaya çıkarmalıdır. Çizerin neden böyle yaptığını, neyi anlatmak ya da neyi öne çıkarmak istediğini bulmalıdır. Karikatürde saklı olanı arayıp bulmak için de öncelikle nasıl bakması gerektiğini bilmelidir. Bunun için karikatüre farklı açılardan bakmalıdır. Böylelikle bir karikatür, kendisini algılayan biri tarafından çözümlendiğinde bir anlam kazanır. Her yazınsal metnin tarih sürecinde sayısız defa yorumlanması sonucunda görsel metinler de sosyal yaşam içinde kendine bir yer edinir. 

Ürdün’ün tanınmış çizerlerinden Osama Hajjaj’ın** bir karikatürünü mercek altına yatıracağız.

Öncelikle karikatürdeki nesneleri saptayalım. Karikatürün tam ortasına denk gelecek biçimde çizilmiş bir erkek çocuk vardır. Öngörü olarak ahşap bir sandalye üzerinde oturmaktadır. Ayakları (çorapsız, ayakkabısız) çıplaktır. Üstünde belli belirsiz görülen bir giysi vardır. Yaklaşık olarak 7–8 yaşlarında görünen bu erkek çocuğun saçları dipten kesilmiştir. Profilden çizilmiş bu resimde gözleri yere dönük bakmaktadır. Çocuğun sağ kolu dizinin üzerinde, diğer kolu da (eğer varsa…) diğer dizinin üzerinde olmalıdır. 

Görüntüde çocuğun tam karşısında ve ona oldukça yakın çizilmiş dev bir çatal var. Çatalın içinden sızan huzmeler, çocuğun yüzünü belli belirsiz aydınlatıyor. Çatalın fiziki görünümü, çocuğu kendi sınırları içinde (yaşadığı ortamda) hapsediyor görüntüsü veriyor. İlk planda matematiksel bir denklem gibi görünse de sonuçta insanın yaşamını sürdürebilmesi için gıda gereksiniminin önemi ortaya çıkıyor. Bireyin gıdasız kaldığı, yoksullaştığı, yalnızlığa mahkûm edildiği bir yaşamın mutsuzluk ve bunalım içereceği kesindir. Karikatürde de bu denklemin sonuçları, bilinçaltına yapılan göndermelerle, izleyiciye sezdiriliyor.

Şimdi saptadığımız bu figür ve nesneleri betimleyelim.

Çocuğun yüzünde derin bir hüzün vardır. Üzerindeki giysiden anladığımız kadarıyla, yoksul bir aile çocuğu olduğunu düşünebiliriz. Karikatürün tam ortasında yer alan bu erkek çocuğun, yansıttığı masumiyet, saflık ve ürkeklik hemen belli oluyor. Çocuğun açlık, korku ve yalnızlık gibi sorunlar nedeniyle çaresizlik içinde kaldığı sezdirilmiş.

Görüntü, tamamen karanlık ve karikatürde tek renk (kara) olarak belirlenmiş. Kara, karikatürün temasına uygun bir renk. Bu nedenle, konuyu daha iyi yansıtıyor. Kara, izleyen üzerinde, söz gelimi, karamsarlık, kaos, bunaltı ve çaresizlik gibi duyguları da yansıtıyor. Çocuğun duyguları kadar temanın önemi de kara ile doğal bir süzgeçten geçiyor. Tema, boşluğun/hiçliğin anlamsızlığı ile kendini gösteriyor. Ayrıca çocuğun hüzünlü ve dalgın bakışları dikkat çekiyor. Yaşının verdiği masumiyet, saflık ve ürkeklik hemen belli oluyor.

Çatalın burada birden fazla anlamı var. 

Birincisi çatal, yemek yemek için kullanılan bir araçtır. İkincisi görünüş itibarıyla, çocuğun bir hapishanede olduğunu ya da kendi içine yöneldiğini yansıtıyor. Yalnızlık, terk edilmişlik, psikolojik olarak yaşadığı ruhsal bir boşluk… Üçüncüsü çatal, bu görünüşüyle, toplumsal bir duyarlılığı imliyor: Açlık! Özellikle çocukların aç kaldığı bir dünyayı simgeliyor. Karanlık bir gelecek… Şimdi ve gelecekteki açlık sorunu… Karamsarlık… Gelecek kaygısı… Hiçlik duygusu… Yokluk ve kayboluş…

Karikatürde dikkat çeken bir diğer konu da şudur: çatalın tırnak aralığından sızan ışığın kaynağı nedir? Görselde böyle bir ışık kaynağı görülmüyor. Sanatçı, bunu toplumları yoksullaştıran ve arka plandan yöneten bir üst akıl olarak betimlemiş olabilir mi? Belki de…

Peki, çocuk, çatala neden bakmıyor? Çatalı ne olarak görüyor? Sanatçı, çatalı, egemen güçlerin, varsılların ve kapitalistlerin toplumların yoksullaştırıldığına yönelik bir anlam mı yüklemek istemiştir? Belki de sadece çatalı bir silah ve kalkan gibi görmesidir. 

Karikatürlerde görsel algının ve estetik beğeninin uyumlu bir karışımı olması gerektiğini söylemiştik. Karikatür sanatı sıradan bir görsel metin değildir. Karikatüre bakan kişi, öncelikle nereye bakacağını bilmeli, görseli uygun parçalara ayırmalı, her bir parçayı yorumlamalı, sonra da bu parçaları temaya varacak bir biçimde tümevarım tekniğiyle birleştirmelidir. Aslında, tam anlamıyla, bir matematik problemini çözmekle eşdeğerdir bir karikatürü anlamak ve yorumlamak. Nasıl ki bir matematik problemini öncelikle anlamak ve parçalara bölmek ve ardından analitik bir biçimde sonuca ulaşmak gerekiyorsa aynı yöntem, bir karikatürü yorumlamak için de geçerlidir. Çözümlemeye çalıştığımız karikatürde de sanatçı, estetik bir “dil” ile sezdirdiği problemin etrafını örmüş, izleyenin belirli bir yöntemle sonuca ulaşmasını istemiştir. Görselde sadece iki nesne vardır: küçük bir çocuk ve onun karşısında kocaman bir çatal. Burada da şöyle bir denklem karşımıza çıkıyor:

                  İnsan-Nesne = İnsan–Doğa

                  Mutluluk–Huzur = Toplumsal dayanışma

İnsan, sosyal bir canlıdır, dayanışma içindedir, sanatsal yaratıcılığı vardır, bilim ve kültürle yakından ilgilenmektedir, politik ve dinsel değerlerle iç içe olmak gibi çok yönlü bir varlıktır. İnsanı doğada hayvanlardan ayıran başlıca özellikler bunlardır.

Yukarıdaki karikatürde, insanın evrimsel süreçte ilerleyebilmesi, çağdaşlaşması, güçlü olması, dayanışma içinde yaşaması gibi en temel konulardan yoksun bırakıldığı imleniyor. Karikatürdeki çocuk sadece yaşından dolayı küçük bir çocuk değildir; çocuk burada insanlığı ve onun geleceğini temsil etmektedir. Sağlıklı ve huzurlu (dayanışma içinde olması gereken…) bir yaşam için politik ve dinsel açılardan kendini güvende duyumsaması gerekmektedir. Karikatür bize tüm bunları yansıtıyor.

 

* We Are the World (Dünya Biziz – Biz Dünyayız)

1985 yılında bestesini Michael Jackson ve Lionel Richie yaptı.

“Biz dünyayız, biz çocuklarız / Daha parlak günler yaratacak olan kişileriz biz…"

 

** Osama Hajjaj – Ürdün

2021 Uluslararası Turhan Selçuk Karikatür Yarışması Üçüncülük Ödülü

 

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Platoncu Merdiven ya da Asılma TekniğiÖ. A. Bozdemir
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bora Ercan

25 Temmuz 2025

Nafia Akdeniz: Bölen sınırlar, birleşt..

Ben ise Akdeniz’le ilişkimi, adalı olarak denizle bağımı bugün Mavi Beşerî Bilimler ışığında yeniden değerlendiriyorum.Bora Ercan: Sınır mı insanı belirler, insan mı sınırı?Nafia Akdeniz: Sınır, yalnızca coğrafi bir çizgi ya da siyasi bir belirleyici ..

Devamı..

Gündeliğin Gölgesindeki Tuhaf Huzursuz..

Adalet Çavdar

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024