Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

24 Kasım 2020

Kitap

Cürmümeşhut: Alternatif Suçlara Dair Öyküler

Özlem Küçük

Paylaş

6

8


“Cinayet, polisiyenin kaderi değildir."

Avukat yazar Oğuzhan Aslan’ın derlediği ve Türk polisiye edebiyatında cinayetin gölgesinde kalmış, unutulan hatta unutturulan alternatif suç türlerine dair atölye çalışması niteliğindeki Cürmümeşhut yakın zamanda Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık vasıtasıyla okurlarıyla buluştu. Aslan’ın, belirli bir metodolojiyle oluşturduğu içerik ve yapısıyla takibi kolay, pratik bir şekilde sınırlandırdığı konu başlıklarıyla hem polisiye okuruna hem de polisiye yazarlarına kaynak ve ilham teşkil edecek bir derleme kitap var elimizde. Prolog kısmında suç tanımlanırken polisiye yazarının suçu ve suçluyu hikâyeleştirme aşamasında üstlendiği görev vurgulanmış. Bu bağlamda halk kahramanı ve dedektif kavramları da ayrıştırılmış. Günümüz polisiye edebiyatının işlediği konulara dair samimi bir merakla getirdiği temel bir soruyla aslında bu türe bambaşka bir pencere açan eser, polisiye içeriğini cinayetin hegemonyasından bir nebze kurtarabilmeyi amaçlamış diyebiliriz.

Kitapta altı farklı suç türünün standart bir yöntemle incelenip detaylandırıldığını görüyoruz. Önce her suç türü için yerli ve yabancı polisiyenin üretmiş olduğu örnekler kısa analizlerle sunuluyor. Söz konusu suça ilişkin ülkemizdeki mevcut mevzuat hükümlerine yer verilip bir hukukçu gözünden suç unsurları detaylandırılıyor. Her bölümün sonunda birer öyküyle söz konusu suç türünün polisiye edebiyata nasıl entegre olabileceği uygulamalı olarak gösteriliyor.

Kitapta yer verilen ilk suç günümüzde medyada oldukça sık duyduğumuz ancak içeriğini çoğumuzun tam olarak bilmediği cumhurbaşkanına hakaret suçu. Konu siyasi polisiye çerçevesinde değerlendirilip Oğuzhan Aslan imzalı Hiciv isimli kısa öyküyle de bir polisiye unsuru olarak okurlara sunulmuş. Hiciv’de ilk göze çarpan husus dönemin atmosferinin ustalıkla verilmiş olması. Bir yandan yakın Türkiye siyasi tarihini hatırlatırken öbür yandan da tarihin neredeyse hep tekerrür ettiğini hissettiren öykü, beklenmedik sonuyla okuru şaşırtmayı başarıyor.

İnsanların günlük hayatlarını kamerayla kaydedip sosyal medyada paylaşma tutkusunun bir sonucu da artık bazı suçların bu video kayıtlarından tespit edilebiliyor olması. Bu bağlamda sosyal medyada meşhur olmak uğruna, kimi zaman eski sevgiliden intikam, kimi zaman düşmanına gözdağı vermek için yapılan fiillere ilişkin paylaşımların ve içeriklerinin taşıdıkları suç unsuruna göre yetkili makamlarca incelenip haklarında işlem yapıldığına sıkça şahit oluyoruz. Bu paylaşımlara en sık konu olan suçların arasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu göze çarpmakta. Kitapta bu suça en uygun kurmaca metin yapısının Kara Roman polisiyesi olabileceğini öne sürülüyor. Kara Roman ve Altın Çağ polisiyelerinin karşılaştırılması, çeşitli örneklerle zenginleştirilmiş bilgilendirme kısmından sonra avukat yazar M. Ufuk Tekin’in yazdığı Sarı Şeytan isimli gerilim ve heyecan dolu öyküsüne yer veriliyor. Baştan sona oldukça sert gelişen bir tek mekân öyküsü Sarı Şeytan. Diyalogların doğallığı ve akıcılığı bu tekinsiz hikâyeyi takip etme isteğini besliyor. Beklenmeyen son ise öykü boyunca verilen bilgilerle karşılaştırıldığında okur bahsi geçen had safhadaki şiddetin kaynağı ve amacını kavrayabiliyor.

Yakın zamana kadar kısa aralıklarla peş peşe seçimler yaşadığımız ülkemizde ironik olarak belki de en yabancı olduğumuz suçlardan biri seçim suçları. Bu suçun polisiye edebiyatına nasıl entegre olabileceğini Erkan Canlı’nın Akınyaz Köyü öyküsünde görebiliyoruz. Pablo lakaplı köy çobanı ve arkadaşı Serdar’ın masum ve sevimli araştırmasını konu eden öykü aslında Türk seçmenine ve politikacılarına bir ders niteliğinde. Köydeki günlük hayatın detaylarının aktarıldığı öykünün verdiği gerçeklik hissinin bir sebebi, sıradan gözüken kahramanların her birinin insana has temel duygu ve davranışları gösterişsiz bir biçimde doğallıkla sergiliyor olmaları.

Bir sonraki bölümde, neredeyse polisiyenin temel direklerinden biri olan dedektifliğin bildiğimiz anlamıyla siviller tarafından icrasının aslında ülkemizde suç olduğunu öğreniyoruz. Roman kahramanı dedektifin en sık yaptığı işlerden kişileri takip etme, araştırma, soruşturma, adres ve kişisel bilgilerin tespiti, delil toplama gibi faaliyetler mevzuatımızda açıkça suç olarak tanımlanmış. Bu durumu avukat yazar Berşan Kebikeç Perdesi Açık öyküsüne konu etmiş. Farklı ve sürükleyici bir üslupla yazılmış öyküde adım adım sona gelirken araştırmayla ilgili detayları ilgiyle takip ediyoruz. Bir avukatın günlük hayatına dair detayları öğrenirken aynı zamanda bir dedektifin zihin akışına da tanık oluyoruz. “Bir avukatı takip etmek dünyanın en kolay işidir,” derken beklemediği bir sona doğru koşan öykünün başkahramanı belki de cümlesinin sonuna şunu da eklemeliydi: “ve en riskli işi...”

Polisiye açısından bir diğer kullanışlı suç türü ise hırsızlık olarak konumlandırılmış. Yazarlarını kibar anti kahramanların gölgesinde bırakma ihtimali olsa da hırsızlık hikâyeleri gerek edebiyatta gerek sinemada daima ilgiyle takip edilmiştir. Şüphe adlı öyküsünde Alper Kaya aile içi hırsızlığı hikâyeleştirirken kızı, eşi ve eski eşi arasında sıkışmış Mahir’in yaşadıklarını yalın,akıcı ve etlileyici biçimde aktarıyor.

Kitapta yer verilen son suç türü ise kalpazanlık. Bunun, mali suçlar kapsamında edebiyata nasıl konu edilebileceğinin bir örneğini Melih Günaydın’ın İngilizce İçin Dokuza Basın isimli öyküsünde görebiliyoruz. Günaydın, bankacılık ve kalpazanlıkla ilgili sıradan bir insanın bilmesinin mümkün olmadığı detayları ustalıkla aktarıyor. Olayın peşine düşen Navi ve Arap ikilisinin kısacık bir öyküye sığan gerçekliğiyle, mekân betimlemelerindeki ince detaylarla bir nefeste okunan incelikli bir hikâye var elimizde.

“Cinayet, polisiyenin kaderi değildir,” mottosuyla yola çıkan Oğuzhan Aslan, Cürmümeşhut’ta sunduğu zengin kaynakçayla hem polisiye okurlarına hem de yazarlarına rehber olabilecek bir derlemeye imza atmış.

Bu tarz orijinal üretimlerin devamının gelmesi dileğiyle.

 

 

 

 

YORUMLAR

Semih Bayraktar

İnceleme için teşekkürler. Özel dedektifliğin suç olduğunu bilmiyordum öğrenmiş oldum.

24 Kasım 2020

Semih Bayraktar

İnceleme için teşekkürler. Özel dedektifliğin suç olduğunu bilmiyordum öğrenmiş oldum.

24 Kasım 2020

Hubyar Açıkalın

Değerlendirme için teşekkürler Özlem hanım.

24 Kasım 2020

Ufuk Tekin

İnceleme için teşekkürler

24 Kasım 2020

Ufuk Tekin

İnceleme için teşekkürler

24 Kasım 2020

Özgür Doğan

Çok güzel bir yazı. Teşekkürler. Enteresan bir kitaba benziyor. İlk aşamada alıp okumayı planlıyorum.

24 Kasım 2020

Ceyda Vanlı

İlk fırsatta okuyacağım, anlatımınız çok merak uyandırıcı. Teşekkür ederim. Melih Günaydın’ı da sayenizde tanımış ve kitabını çok beğenmiştim.

28 Kasım 2020

tolga tatar

İnceleme için teşekkürler.Yorumlarınızın ışığında kitabı alıp okuyacağım.Ziraa merak uyandırmakta :)

30 Mart 2021

Öne Çıkanlar

Game of Thrones'un Yazarı George RR Ma..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Ayşe Begüm Çelik

5 Nisan 2025

Celladın Güzel Yüzü

Kendine bir in buldun. Gerçekten mi? Bu in, sana sığabilecek kadar küçük, dar bir yer mi? Sen ona sığabilecek kadar büyük, geniş misin? Hiç düşündün mü buraya nasıl geldiğini? Bir de utanmadan köpek var yanında. İt ve sen indesiniz. Sığıyor gibi davranıyorsun. Hakkındır.Kitaplarda..

Devamı..

Gecenin Deneyimine Direnen Gelecek Ufku

Josef Kılçıksız

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024