Doğan Yarıcı'nın Okunmasını Zorunlu Gördüğü Kitaplar
16 Ekim 2019 Liste Kitap

Doğan Yarıcı'nın Okunmasını Zorunlu Gördüğü Kitaplar


Twitter'da Paylaş
0

Konu “edebiyat” olunca, eline her geçeni okuyan biri olmadım, olamadım. Hatta korudum kendimi diyebilirim. “Zanaatkârlara” saygı duydum, “sanatçılara” yakın durdum; aktarıcılardan çok, yaratıcı yazarlara. Kendimi bildim bileli (çevirmenler de birer yazar) “nitelikli” yazarların peşine düştüm ve yakalarını hiç bırakmadım. Dil, hep başat öğe oldu. Ve, anlatım. Kendi dilini kuran yazarlaraysa fena halde bağlandım. Yazarımın yeni bir kitabını edinmekle, yeni ya da tanımadığım bir yazarla tanışmak arasında, bu anlamda bir fark yok benim için. Bunların hepsi el yordamıyla oldu, biri şunları şu sırayla oku demedi. İnsan güdüleriyle bulup seçiyormuş şairlerini, yazarlarını. Hepsine borçluyum. Kitap dediğim, okurken olduğu kadar, okuduktan sonra da.

salah birsel
Salâh Birsel

Salâh Birsel her ne kadar şair olarak anılmak istese de onu bir meddah olarak nitelendiriyorum. Karmaşık sözcük kullanımında en yetkin örneklerden. Yolundan şaşmadan, ara yollara çokça dalıp çıkmasına karşın anlattığına da, anlatım diline de ağzım açık bakıyorum. Salâh Bey Tarihi’ni kitaplığımın arka sıralarına asla koyamıyorum. 

Anayurt Oteli, Yusuf Atılgan

Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli, Aylak Adam’dan öncedir benim için. Ne ara, kaç kez okursanız okuyun zamana karışmaz, okura eyvallah demez. Bir insanın (kahramanın da, okurun da) aklının ve ruhunun kıvrımlarında böylesine dolaşan çok az sayıda yazar ve anlatı vardır sanırım. Okura hükmeder ama küçümseyip avcunun içinden de kaçırmaz. Gariptir, kitabı hatmedenler Ömer Kavur’a ve Zebercet Macit Koper’e de küsmez.

bilge karas100%

Bilge Karasu

Bilge Karasu’yu Göçmüş Kediler Bahçesi’yle tanımış, altüst olmuştum. Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı’yla başa, en başa dönmüştüm; zamanım bilinçsiz okumalarla nasıl heba olmuş, görmüştüm. Kitaplarından hangisini kayırabilirim ki şimdi, hangisini üste koyabilirim! Bütün bir rafı dolduran verimlerinin hepsini, özellikle de yazılma zamanlarına uymadan okumak “farzdır” derim.

Vüs’at O. Bener

Vüs’at O. Bener’in Dost-Yaşamasız’ı. Üzerine sıkı kitaplar yazılmış bir tansık. Ben olsam ardından Buzul Çağının Virüsü’nü hemen okumazdım. Atar ve toplardamar bu ikisi. Karnından, beyni ya da yüreğiyle değil, bütün bedeniyle yazan bir usta.

Necati Tosuner

Necati Tosuner’in bütün yazdıkları. Sancı.. Sancı.. ve Güneş Giderken sarılmış uyanmak için. Durduğu yerden hep aynı kaygıyı güderken, her yeri ve her şeyi de görebilendir.

leyla erbil

Leylâ Erbil

Leylâ Erbil, Hallaç’tı benim için. Şimdi, Kalan. Bana bunu yapmış yazar; buna şahit olmuş bir okurum, ne mutlu. Kendi koskoca hayatını anlatırken, varoluştan bugüne koskoca hayatı da aktarabilen bir kitap Kalan. Yarattığı benzersiz dili ilk yazdığından bugüne eksiltmeyen/eskitmeyen yazar, bu dili her kuşaktan okura şefkatle öğretirken, okuryazar herkesi kırbaçtan da geçirir. Böyle büyük bir yazarın Tuhaf Bir Kadın’dan sonra güzel ömrüne Tuhaf Bir Erkek’i de sığdırması bana ayrıca bir ödül.

Ferit Edgü

Ferit Edgü’nün Hakkâri’de Bir Mevsim’i ve Kimse’si; ardı ardına. Eylül’ün Gölgesinde Bir Yazdı’sı. Düşün kitaplarının hepsi.

Hulki Aktunç

Hulki Aktunç’un Ten ve Gölge’si hem kendi hem Türkiye öykücülüğünde bir yarılma, bir yol ayrımıdır bana göre. Bu kitaptan sonra artık yazdığı hiçbir öykü eskisi gibi olmaz yazarın; okurları da. İlk baskısını (İletişim Yayınları) özellikle öneririm, (nedense hâlâ sahaflarda bulunur), boyutu, kapağı, hurufatı, içindeki öyküler, öykülerin kendi içindeki esrarlı bütünlüğü ve adını gizlemesiyle eşsiz bir kitaptır. 

Derinlik Yayınları’ndan çıkan Bir Çağ Yangını da böyledir. Hulki Aktunç yeni bir yol bulmuş ve esirgememiştir okurdan, 12 Eylül’e şaşılası bir öngörüdür. Kitabın anlatıcısı eşik cini de, yayıncısı da, kapağı da “yangın kavminden” kusursuz örneklerdir.

murat yalçın

Karga Zarif, Murat Yalçın

Murat Yalçın’dan bir ders kitabı daha: Karga Zarif. Böylesine genç bir bedene nasıl bir ruh üflenmiş ki, onu okurken hem geçmiş büyük Türkiye yazınının tadını alabiliyor, hem de bugünden gelecek ziyafeti çekebiliyorsunuz? (Füzyon?) Geleneği büyük bir alçakgönüllülükle ve kibarca sırtladığına, fakat ne yazarsa yazsın bunu salt yazdığına ait bir dille anlattığına tanık oluyorsunuz. Her anlattığına özgü, özgün bir dil... Bu çok zor! 

Bırakmak, Faruk Ulay

Faruk Ulay’ın paylaştığı son kitabı Bırakmak, beni sözcüğün bütün anlamlarıyla büyülese de, İti’yi asla aklımdan çıkaramıyorum. Bırakmak bir başyapıtsa, bir okuryazar çile kitabı olan İti, has yazarımın kutsal kitabıdır bana göre. 

Tol, Murat Uyurkulak

Murat Uyurkulak’tan nokta atışıyla Tol! Böylesini bir daha yaşayamayacağından korkan okurlar yaratan. Öğretmen çocuklarının intikamı, Gezi Ruhu’nun önceli bir metin. Bir başka kuşağın ana babalarının yetiştirdiği Gezi Parkı’nın güzel çocuklarına selam duran bir kitap. 

Hah, Birgül Oğuz

Birgül Oğuz’un Hah’ı. Güdümsüz, güdüleriyle okuyup yazanların yüz akı. 

(Şiirsiz yapamayan bir okurdan, şiir kitapsız bir liste? Olur...)

(Notos, Sayı 41 • Ağustos-Eylül 2013)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR