Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

9 Kasım 2021

Öykü

Geçmişin Sırrı

Ercan Varol

Paylaş

2

0


Sonbahar hüznü diye düşündü hastane odasındaki yatağından dışarıyı seyrederken. Kırk birinci yaş gününü kutladıktan bir ay sonra başlayan ve sonrasında giderek artan bir nefes darlığı illetinin ardından, bir gece yarısı boğulur gibi nefes darlığı çekerek acilen hastaneye kaldırılmıştı. Yıllar önce denizde boğulma tehlikesi geçirdiği kötü anları adeta tekrar yaşamış ve bu katastrofik durum şimdi kendisini karada yakalamıştı. İlaç tedavisinden sonra durumu iyiye gitmeyince kendisine kalp destek cihazı takılmıştı. Şimdi ucu bucağı belli olmayan ve ne zaman sonlanıp dışarıya çıkacağını bilmediği bir karanlık tünele girmişti sanki.

Doktor Yaman ekibiyle birlikte hızla Deniz’in yattığı odaya girdi ve her zamanki gibi kısa bir gülümsemenin ardından rutin ciddiyetini takınarak muayenesini yapmaya başladı. Tetkik sonuçlarını titizlikle inceliyordu. Deniz bir yandan Dr. Yaman’ın söyleyeceklerini merak ederken diğer yandan okuduğu kitaplardaki roman kahramanı doktorlara ne kadar benzediğini düşünüyordu.  

– Hımm parfait… şimdi taburcu olabiliriz dedi Dr. Yaman. Çoğul konuşurdu genellikle. Özellikle neşeli olduğu zamanlarda doktorun yarım yamalak Fransızcasıyla cümlelerinin arasında Fransızca kelimeler patlatmasına alışmıştı artık Deniz. Yapay kalple idare edeceğini ve yeni bir kalp bulunduğunda yapay kalbi çıkartıp kendisine yeni kalbi nakledeceklerini anlattı Deniz’e ve her zamanki gibi gülümsemeyle başladığı vizitini gülümsemeyle bitirdi. Deniz, Dr. Yaman’ın bu içten gülümsemesinin, gerçek ümitvar bir gülümseme mi, yoksa, ümitsiz bir hastaya moral vermek için yapılan zoraki bir gülümseme ve çok iyi oynan bir rol mü olduğunu sonraki günlerde de hiç anlayamayacaktı.

Bir mutlu günler unutulmaz bir de mutsuz günler. Deniz de mutlu çocukluk ve gençlik yıllarını çok iyi hatırlıyordu. Kendisine bir deniz marketinde görüp de hep sahip olmak istediği deniz paletini alan büyükbabasının o yaz ölmesi ve komşularının köpeği Tarçın’ın kaybolduğu yaz çok sevdiği genç öğretmeninin nedenini hiç bilemediği bir nedenle birden tayininin çıkarak bir Anadolu şehrine taşınması dışında, hafızasında yer eden başka büyük bir mutsuz olay yoktu. Çocukluk ve gençlik yıllarını, kışları doğup büyüdüğü büyük şehirde, yazları da denize yakın olan tek katlı yazlıklarında geçirmişti. Yazlıkta arkadaşları arasında yaptıkları yüzme yarışlarında hep birinci oluyordu. Denize yüzerek açıldığı bazı zamanlarda denizin görünebilen en son noktasına, ufka kadar yüzebileceği güven ve enerjisini taşırdı hep. Karanlık yaz gecelerinde arkadaşlarıyla denizi seyrederek çocukken deniz perilerinin saçtığı ışık olarak bildikleri yakamozu görmek umuduyla saatlerce denize bakıyorlar, yakamozu görmenin kendilerine uğur ve mutluluk getireceğine inanıyorlardı. Bazen de rüyalarında masmavi parlak sularda yüzüyor sabah kalktığında rüyasını anlattığı annesi bunun bir mutluluk ve uğur işareti olduğunu anlatıyordu.

Hastaneden çıktıktan sonra zaman sanki daha yavaş ilerliyordu Deniz için. Her saate baktığında kendisini hayata bağlayan yapay kalp cihazının üstündeki ışıklı rakamlara da bakıyor her ikisi arasında gizemli bir bağlantı kuruyordu. Kabul etmeliyiz ki aslında kendisi bu cihazdı bu cihaz da kendisi. Ve kum saati işliyordu. Kader ne ise o olacaktı elbet ama güzel ve olumlu düşünmenin kaderi de güzelleştirebileceğine ve bütün evrenin bunun için işbirliği yapacağına kuvvetle inanıyordu.

Her çaldığında kendisinde heyecan ve çarpıntı yaratan telefon yaklaşık dört ay sonra bir ilkbahar günü öğleden sonra tekrar çaldı. Telefon her çaldığında sanki farklı tonla çalıyormuş gibi geliyordu kendisine bazen. Karşısındaki kişi tanıdık biriydi, Dr. Yaman. Telefonun sesindeki sanrısal dilemma gibi, doktorun sesi de öncekilerden daha farklı gibi geldi önce kendisine. Deniz’e nakledecekleri uygun kalbin bulunduğunu haber veriyordu Dr. Yaman. İlk geçirdiği şoktan sonra hastaneye getirildiğinde beyni biraz daha normal seyirde çalışmaya başlayınca merak uyandıran o büyük soru aklına gelecekti. Ve yanına gelen bir genç doktor kısaca “sabah trafik kazası geçiren sizin yaşlarda bir kadının kalbi, ismi ise Nalan Suad” diyecekti. Ama arı gibi çalışan ekipten hiç kimse Deniz’in “yoksa..?” deyişini hiç ama hiç duymayacaktı.

Yaklaşık yirmi yıl önceydi. Rüzgarlı bir hava ve dalgalı bir denizin dışında oldukça sıradan bir gündü. O gün yüzmeyi kesin kafasına koyanlar bile deniz kıyısına kadar geliyor, önce ayaklarını suya sokup denizin hırçın dalgalarına düşünceli, düşünceli bakıyor, sonra birden vazgeçip geri dönüyorlardı. Deniz de onlardan biriydi. Fakat o dönmek yerine kıyıda oturmayı tercih etmişti Tek tük de olsa kendine güvenenler denizin hırçın dalgalı sularına kendini atıveriyorlardı. Tam o sırada, kıyının yaklaşık otuz, kırk metre açığında, sesinden genç bir kız olduğu anlaşılan bir yüzücü suyun içinde batıp çıkıyor ve imdat çığlıkları atıyordu. Deniz saniyeler içinde hızla ayağa kalktı, sesin geldiği yöne doğru dikkatlice bakıp hedefini belirledi ve hiç düşünmeden kendini denizin hırçın sularına attı. Güçlü kolları, atletik vücut yapısı ve tecrübesi sayesinde dalgalara karşı hızla ilerliyordu. Kıyıda bekleyen insanların korku dolu bakışları arasında, boğulmak üzere olan kızın yanına ulaştı. Boğulmakta olan kızı önce yüzüstü çevirdi sonra boynundan tutarak, biraz su yutmuş fakat bilinci hala yerinde olan genç kızı çok kısa bir zamanda kıyıya çıkardı. Yüzüne hiç dikkat etmediği kızı hastanede de yalnız bırakmamıştı Deniz. Aynı yaşlarda olduğunu tahmin ettiği kumral genç kızla birbirlerine sarıldılar.

– Size hayatımı borçluyum, isminiz nedir?

– Deniz, adımı denizden almışım, ya sizinki

– Benimki de Nalan, tam olarak Nalan Suad ..!

Sıcak bir yaz sabahı Deniz, kendisine Nalan Suad’ın kalbinin nakledildiği başarılı bir kalp naklinden sonra, yaklaşık bir aydır yattığı hastaneden sağlıklı bir şekilde taburcu oldu. Arabanın arka koltuğunda hastaneden ayrılırken, ona şükranlarını iletiyor ve dua ediyordu. Yıllar sonra Nalan Suad ona olan borcunu en iyi şekilde ödemişti.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Sinemada ilk edebiyat uyarlamasıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

23 Ocak 2025

Ankara’nın Keşfedilmeyi Bekleyen Doğal..

Ankara, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle tanınsa da, doğal güzellikleriyle de dikkat çeken bir şehir. Eşsiz doğa harikalarını keşfetmek için plan yapmaya başlamadan önce bir Ankara uçak bileti alarak bu keyifli rotayı belirleyebilirsiniz. Ayrıca ..

Devamı..

Tetris Oynamak İstemiyorum

Aysun Korkmaz

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024