Her zaman cesur, sorgulayan, sorgulatan ve asla yetinmeyen Marina Abramovic. Şüphesiz performans sanatına yeni bir ivme kazandırdı. Onun işlerinde pek çoğu kendince bir anlam buldu, çıkardı, yarattı. Görünenin çok ötesinde bazen çok basit bazen çok karmaşık amaçları vardı. İnsanlar, en karanlık arzularını açığa çıkartıp haykırtan bu sanatçıdan korkuttular mı yoksa onu sevdiler mi?
Abramovic’in izleyen herkesin kanını donduran büyük yankı uyandıran Rhythm serileri sanatını yıllar içerisinde şekillendiren önemli eşiklerdir. Hatta onu belli bir üne de kavuşturan kompleks bir dizidir. Rhythm 10 1973 yılında Roma’da gerçekleştirdiğinde devamının böyle geleceğini kime öngöremezdi. Performans bir Slav oyunundan ilham alınarak tasarlanmıştı. Parmaklarının arasında hızlıca bıçak gezdirecekti. Marina, ellerinin altına beyaz bir kağıt sermiş 10 tane bıçak almıştı, bıçakları parmaklarının arasında ritmik bir şekilde dolaştırırken her kesikte yeni bir bıçağa geçecekti. Kesikler sırasında çıkardığı sesleri kaydetmek içinde bir kaset çalar vardı. Performans bittiğinde kağıttaki kan izleri, seyircinin tepkisi Marina ile konstre olmuş aynı frekanstaki enerji akışı salonu kaplamış haldeydi. Marina bu performansındaki hisselerini şu sözlerle dile getirir;
“mutlak özgürlüğü deneyimlemiş, bedenim sınırsız ve sonsuz olduğunu, o an acının önemli olmadığını, hiçbir şeyin önemli olmadığını hissetmiştir. Bu da beni zehirledi. Aracımı bulduğumu anladığım an buydu…bunun defalarca ve defalarca kere peşine düşmem gereken bir his olduğunu biliyordum.”
1974’de Belgrad’da Rhythm 5 performansında ise beş köşeli tahta bir yıldız performansın ana ögelerindendi. Yıldızın arasını benzin dökülü talaşlarla dolurur, performans esnasında yıldızı ateşe verir ve yanan yıldız etrafında tur atar. Daha sonra bir makas yardımıyla saçlarından bir miktar keser ateşe atar, aynı şekilde tırnaklarından ve yanan yıldızın içerisine kolları ve ayaklarını iki yana açarak yerleşip yatar. Sembolün yıldız olmasının nedeni ise, kömünizmin hükmü altında büyüdüğü baskıcı gücün, kaçmaya çalıştığı şeyin simgesi olmasıydı. Tabi sadece bununla sınırla kalmıyor eski tarikat ve dinlerde pek çok farklı anlamı olması ve sembol olarak kullanılması beş köşeli yıldızı performanlarında kullanarak anlamaya çalışmasına neden olmuştu. Ama geçmişini yakar gibi ateşe verdiği yıldızın ortasında alevlerin içerisinde yatarken saçları tutuşur ve oksijensiz kalarak geçici bir bilinç kaybı yaşar bunun üzerine müdehale edilerek yıldızın içerisinden çıkartılır. Performansın bölünmesine çok öfkelenen Marina, daha sonraki işlerinde performansını kesintiye uğratmadan bedenini nasıl bilinçli ve bilinçsiz kullanabileceğinin yollarını aramaya başlar.
Rhythm 5 1974 Belgrad.
1974’de Galeri Diagramma’da Rhythm 4 sergilendi. Beyaz bir oda da çıplak ve yalnız bir şekilde büyük ve endüstriyel pervanenin önünde çömeliyor, video kamera görüntüsünü yan odadaki seyirciye gönderirken yüzünü pervaneye bastırıp çiğerlerine olabildiğince çok oksijen dolduruyordu. Birkaç içerisinde bu hava akımı bayılmasına neden olmuştu. Sağlığı konusunda endişelenen galeri görevlileri hemen odaya girerek müdehale ederler. Ancak Belgrad basınında performanslar olumsuz etki bırakmıştı. Marina ile ilgili alay noktasında haberler yapılmış,teşhirci ve mazoşişt olduğu söylenmişti.
Ancak bu tepkiler Marina’nın o güne kadar yaptığı en “cüretkar” performansı planlamasına yol açmıştı. Kendime bir şey yapmak yerine bana ne yapılacağının kararını seyirciye bıraksam ne olur? Dedi.
1975 yılında Napoli’de Studio Morra tarafından Abramovic’e gelin ne isterseniz sergileyin teklifi geldi. Ve Morra’da eşi benzeri görülmemiş o performans gerçekleşti. Marina sonucu seyircilerin belirleyeceği bir akış planladı. Ryhtm 0 başlıyor! Seyirciler saat 8’de toplandığında talimatların yazılı olduğu ve yetmiş iki nesnenin bulunduğu masayı göreceklerdi. Talimatlar şöyleydi;
Masada herhangi birinin, üzerimde dilediği şekilde kullanabileceği 72 nesne bulunmaktadır. Süre 20.00-02.00
Bir mermi ve silah da nesnelerin arasında eğer biri kullanmak isterse Marina bu durum için “neler olacak görelim bakalım” der. İlk üç saat pek bir şey olmaz. Marina yalnızca orada oturup gözlerini boşluğa dikmiş dururken, seyirlerden bazıları ona bir gül verir, omzunu şalla örter, onu öper..

Ryhtm 0, 1975, Studio Morra.
İlginç bir durum galerideki kadınlar kendileri bir şey yapmak yerine orada adamlara Marina’ya yapmaları için talimatlar verirler. Üç saatin ardından adamlardan biri gömleği keserek çıkartır, başka biri polaroid fotoğraflarını çekip eline verir, birkaç kişi kucaklayarak tur attırıp sonra masaya oturtur bacaklarını ayırıp kasığına yakın bir yere bıcak saplar. Biri boynunu kesip kanını emer. Ve bir anda biri mermiyi tabancaya yerleştirip tetiğe dokunur! Galeri adamı dışarı alır, performans kaldığı yerden devam eder, daha da etkin şekilde sanki herkes bir çeşit trans halinde gibi. 02.00 galeri sahibi gelip performans bitti diye anons ettiği anda büyü bozulmuşcasına Marina’nın kalabalığın gözlerine bakmasıyla alanı koşarak terk edenler, tedirgin olanlar tüm o altı saatin özeti gibi.
İnsanların karanlık yanlarını ortaya çıkartan neydi. Marina kendine bir amaç uğruna performanslarında bilinçli veya bilinçsizce zarar verince onu mazoşişt yapanlar burada neden öldürmeye kalkmıştı. İşkence yaparken zevk almışlar mıydı. İnsanların en ilkel, en vahşi duygularını açığa çıkarmak bu kadar kolay mıydı?
Marina Rhythm 0 ardından şunlar söyler; “hiçbir şey yapmadığımda, insanların ne kadar ileri gidebileceğinin sınırlarını sınamak istiyordum. Bu o gece Studio Morra’ya gelenler için yepyeni bir kavramdı…İnsanlar çok basit şeylerden korkar: Bizi acı çekmek korkutur, bizi ölüm korkutur. Benim Rhythm 0 yaptığım şey bu korkuları seyirciler için sahneye koymaktı.. Bunlar yaşanırken seyirci için ayna haline geliyordum.”
Kendi bedeninin ve korkularının sınırlarını her zaman zorlayan Marina, çoğu performansında bu temelden yola çıkar ve izleyiciye bunu düşündürmek ister. Acı çekmekten korkmazsak daha özgür, yeterince acı çekersek daha bilge, ölmekten korkmazsak daha cesur ruhlar oluruz. Bu da bizim hayatı ve kendimizi keşfetmemizi olanak tanır.
Ryhtm 0, 1975, Studio Morra.






