Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

5 Mart 2022

Kitap

Han Kang ve Beyaz Kitap

Nüket Ceylan

Paylaş

0

0


Beyaz Kitap tür olarak bu bir novella gibi; beyaz olan tüm nesnelerin ama daha çok ölümün, yıkımın, parçalanmışlığın etrafında dönen bir beyazlığın anlatımı.

Pandemi başlayalı bir seneyi geçiyor. İnsanlar evlerine kapandı (çalışan insanlar hariç).

Yaşam amaçları değişti. Sağlık en önemli şey haline geldi. Ama yazmak ve okumak devam etti. Nasıl devam etti? Gezip görmeden, yeni yerler, yeni insanlar tanımadan, sokakta birbirine dokunmadan, dört duvar arasında endişe ve kaygıyla... Bu yanı ile veba günlerine, savaş günlerine geri döndü sanki yaşam. Doğayı mahveden, bencilleşen, empati yeteneğinden yoksun, her şeyden önce paylaşmayı bilmeyen insanoğluna yaşam, nefesin ne kadar önemli olduğunu hatırlattı.

Han Kang’ın yeni kitabının başarmaya çalıştığı da bu. Beyaz Kitap tür olarak bu bir novella gibi; beyaz olan tüm nesnelerin ama daha çok ölümün, yıkımın, parçalanmışlığın etrafında dönen bir beyazlığın anlatımı.

Kitapta anlatıcı Seul’den çıkıyor başka bir şehre taşınıyor. Burada yeni yerleştiği evin kapısından, şehrin yapılarına kadar ilk duyumsadığı şey ölüm. Çünkü bu yerleştiği şehir, insanlık tarihinin en vahşi soykırımına uğramış, Nazilerce talan edilmiş bir şehir. Dışarıya her baktığında yakılan yıkılan yerle bir edilen kan kokusunun tüm duvarlara sindiği bu şehri beyazlaştırırsa yani üzerine beyaz bir örtü örterse ensesinde ölümün sesini hissetmeyecek. İlk işi beyazlardan bir liste yapmak oluyor anlatıcının. Anlatacaklarını üç bölüme ayırıyor: "Ben", "O kadın", "Tüm beyazlar".

Han Kang, metaforları çok seven bir yazar. İlk kitabı Vejetaryen'de de bunu çok sık görürüz. Burada da bol bol metaforlardan yararlanıyor. Tüm beyazların ortasına ablasını yerleştiriyor. Ablası henüz bebekken, doğduktan çok kısa bir süre sonra nefes almaya son veriyor. Onun gözünden bakmaya başlıyor. Yaşasaydı nasıl olacağını bilmediği ablasının hayatını aldığını düşünerek kurguluyor sonrasını. Tüm kitap boyunca siz de onunla beraber ablası oluyorsunuz. Yaşamın ilk anında annesinin yüzüne kara gözleriyle bakıp "Ölme yalvarırım ölme" diyen sesi kulaklarınızda kitabın son sayfasına kadar duyuyorsunuz. Her şeyden kendini ayırsaydı, hiç yıkım yaşamasaydı, tıpkı su gibi arınabilseydi tüm kötülüklerden nasıl birisi olurdu? Bütün kitap boyunca bu soruya yanıt arar anlatıcı.

Kitaptaki tüm metafor ve betimlemeler o kadar sahici ki, kitabın içinden fışkıran acı kalbinize oturuyor.

Yüreğimizin sıkıştığı cümlelerin yanı sıra umudu da kitap boyunca hissediyorsunuz. Yoksa insan nasıl yaşar, nasıl nefes alır değil mi?

Nefis çevirisiyle Göksel Türközü’ne teşekkürü unutmayalım. Bize Han Kang’ı sevdirdiği için çok teşekkürler.

Bir de April yayıncılığa bir sözümüz olsun. Beyaz Kitap adı gibi sadece beyaz bir kapaktan oluşsaydı daha iyi olur muydu? Bilmem. Benimki sadece bir öneri.

Tanıtımı, Koreli yazarın sizi uçsuz bucaksız bir şehirde hayallere daldıran şu sözleriyle noktalayalım:

“İnsanların çölleri, ormanları, kirli bataklık bölgelerini kafileler halinde dolaşırken, uzaktan beyaz beyaz ışıldayan suyu keşfettiklerinde hissettikleri şey muhtemelen acı bir keyif olmuştur. Hayat olmuştur. Güzellik olmuştur.”

Beyaz Kitap, Han Kang, Çeviren: Göksel Türközü, April Yayıncılık, 143 sf.
 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bir İllüstratörün Gözünden Modern İnsa..Denis Gürcü
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

6 Aralık 2025

Lezzet Rotası: Ankara'nın Meşhur Yemek..

Başkentte Lezzet ArayışıAnkara denince çoğu zaman akla ilk olarak siyaset, resmi yapılar veya şehir düzeni geliyor. Oysa başkent, kendine özgü bir mutfağa ve oldukça güçlü bir gastronomi kültürüne sahip. Şehre kısa süreli bir ziyaret yapıyorsan, yemek keşfi ..

Devamı..

Telefonunuzun Kölesi misiniz?

Nicolas Duffau

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024