Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

26 Haziran 2021

Öykü

Haklıydın Karıcığım

Sercan Şikar

Paylaş

2

0


Evden çıktı. Aracına binip uzun bir yolculuk yaptı. Hedeflediği şehre geldiğinde şaşkınlık içinde etrafı turladı. Sakalını sıvazlarken düşündü. Ne yapabileceğini bilmese de, moralini bozmayıp kendini motive etmeyi bildi. Kararını verdi.

Aracını karanlık bir alana bıraktı. Karşısındaki evleri gözledi, bekledi. Bir endişe vardı içinde. Belirli rutinini bozmanın vermiş olduğu endişe!

Evden çıkmadan saatler önce karısı yanına gelip, “insanları mutlu etmek istemeni anlıyorum, ama neden gönderilmiş mektupları dikkate almayıp yeni bir ülkenin derdine düştün? Neden bu macera? İyice yaşlandın!”dediğinde, ona sadece bakmış ve okuma odasındaki tadilat işine devam etmişti. İşi bittikten sonra da havluyla terini silmiş, karısına sarılmaya çalışmış ama, “Git de bir duş al!” yanıtını almıştı. Oysaki o an eşine sarılıp, yaşlandığı konusunda haklı olduğunu ama mutluluğu hak eden insanların yalnızca ona inanan kesimin içinde olmadığını söyleyecekti. Karısı da, evet mutluluk herkesin hakkı! Kararını destekliyorum. Çok iyi kalplisin, deyip onu öpecekti.

Bu anlar yaşlı adamın gözünde bir düş gibi canlanırken beresini çıkarıp alnından akan terini yün ceketiyle sildi. Derin nefes alıp verdi ve çuvalını alıp çıktı. Bir süre sonra durdu. Sağ tarafında tek katlı eski evler; sol tarafında ise apartmanlar vardı. Banliyö ve kent hayatının karşılıklı olduğu bu yeri yakından görmek onu şaşırttı.

“Öncelik olarak sağdakilerin mutluluğa daha çok ihtiyacı var gibi,” dedi.

Bir evin önüne geldi. Küçük bacasından çıkan dumanlara baktı. Gülümsedi. Yaşadığı yere kirlenmemiş döneceği için sevindi. Sonra hediye paketini çıkarıp bıraktı ve kapıya vurup uzaklaştı. Bir kayanın üstüne çuvalını bırakıp arkasına saklandı. İri cüssesinin görülmediğini umut ederek evi gözledi.

Kapı açıldı. Bir adam şaşkınca pakete baktı. Sonra apar topar içeri girdi. Sopayla geri döndü. Karısı arkasından, “Maazallah bomba mombadır, gece gece başımız belaya girmesin bey!” dedi. Adam hediyeyi dürttü, geri çekildi ve tekrar dürttü. Ardından paketi uzaklaştırıp kapıyı sertçe kapadı. Yaşlı adam ne olduğunu anlamadı. Üzüldü, ama moralini bozmadı. Bir evin kapısına daha vurdu. Bu sefer iki hediye bıraktı. Saklandı, gözledi.

Genç bir kız kapıyı açtı. Çevresine baktı; paketleri görünce şaşırıp kaldı. Sonra onları eline aldı ve sevinçle içeri daldı. Yaşlı adam da mutlulukla haykırdı. Ardından çuvalından üç hediye birden çıkarıp diğer evin önüne ilerlediğinde çığlıkları duydu. Az önce verdiği iki paketinde pencereden dışarı fırladığını gördü. Bir adam bağırdı, küfretti. Genç kız ağladı. Onun içi parçalandı. Apar topar eve doğru koştu, kapıya vurdu. Pencereden baktı. Masanın üzerinde rakı sofrası olduğunu gördü. Tekrar kapıya vurunca da, kızın babası küfür ederek kapıyı açtı. Alkol ve sarımsak kokusu burnuna dolan yaşlı adamın gözü yaşardı. Alkolik adam güldü.

“Noel baba ne alaka ya!”

“Neden böyle yapıyorsunuz beyefendi? Genç bir kızın mutluluğu sizi bu kadar mı öfkelendiriyor?”

Adam şaşırdı, sinirlendi. “Demek o hediyeleri sen verdin ha! Yaşlı başlı adam utanmıyor musun gencecik kıza!” dedi. Yumruğu bastı. Tek taraflı bir kavga başladı. Gürültüleri duyan insanlar sokağa fırladı.

Kimi nedenini bilmediği ve merak etmese de öğrendiği kavgaya karıştı; kimi çuvaldaki hediyeleri dağıttı. Paketi açanlar hayal ettikleriyle karşılaşınca sevindi. Açgözlü olanlar ise başka paketlere yöneldi. Çuvalı sahiplenenler bunların adaletsizlik yaptığını düşünüp delirdi. Bir de onun için kavga başladı.

Noel baba ağladı; sapık olduğu düşüncesiyle hırpalandı, yağmalandı. Çıplak bir şekilde öylece yerde yattı.

Şafak söktüğünde, yaşadığı olayın şokundan yavaş yavaş çıkmaktaydı. Hala bunların bir rüyadan ibaret olduğuna inanmak istese de, çıplak bedenine çarpan rüzgar bunun aksini söylüyordu. Aracını bıraktığı yere doğru yürüdü. Aklından, sadece evine gitmek ve sıcak bir duş sonrasında eşine sarılarak; ‘kendisine inanan kesimin mutluluğu, geri kalan insanların mutluluğundan ne yazık ki daha önemli olduğunu anladığını; insanların kötü kalpli ve ön yargılı olduğunu, herkesi mutlu etmenin imkansız olduğunu’ söylemeyi geçirdi.

Kısacası, sen haklıydın karıcığım, diyecekti.

Oysaki bunu söylemeyi düşünerek insanlığa haksızlık ettiğinin farkında değildi. Her yaratılan gibi o da ön yargılı davranmış, tek bir olumsuz deneyimle kendine inanmayan kesimin hepsini suçlamıştı. Yani, sözde cesur bir adım atarak çıktığı bu maceranın sonunda aldığı karar korkakçaydı.

O bunu bilmeden, düşlediğinin olmasını umarak ilerledi. Ama öyle bir şey olamayacağını görünce apışıp kaldı.

Aracın bulunduğu yerde yeller esiyordu. Geyikleri çalınmış, kızakları satılmış, meşeden yapılmış aracın gövdesi yakılmak üzere yolculuğa çıkmıştı.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Hırvatistan, dünyanın ilk ücretsiz oku..Metin Rudar
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Uğur Ugan

17 Nisan 2026

Dinçer Güçyeter: "İnsan, geçmişinden n..

Misafir işçi olarak Almanya’ya giden anne-babasının sessiz kalmış hikâyesini, üç kuşağa yayılan bir göç anlatısı olarak romana dönüştüren Dinçer Güçyeter ile Türkçe çevirisiyle “yuvaya” dönen “Almanya Masalımız..

Devamı..

Emperyalist Savaşlara Kitlesel Direniş..

M. A. Karlin

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024