Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

10 Ağustos 2020

Gezi

Halikarnassos ve Antik Dünya'nın Yedi Harikasından Biri: Maussolleion

Gizem Baykal

Paylaş

2

0


“Bir ağız içi gibi kent. Ve sarı tütünden elleri. Ve dişleri. Bir yol uzun uzun dönüyor uzakta. Dönüp Mindos kapılarına çıkıyor, eski Halikarnassos'a.” – İlhan Berk, Halikarnassos (II), Bir Yeryüzü Tanığı

Halikarnassos bugün Bodrum’un merkezinde kalan, Antik Dönem'de Batı Anadolu’nun önemli şehirlerinden biriydi. Strabon, Halikarnassos ve Knidos antik şehirlerinin son Atina Kralı Kodros'un ölümünden sonra yani M.Ö. 11. yüzyılın ilk çeyreğinde olmadığını söyler. Buna göre bu antik kent, verilen tarihten sonra kurulmuş olmalıdır. Dor Heksapolis'ine (altı Dor kentinin bir araya gelerek oluşturduğu coğrafi ve dini birlik) üye olan kent, zamanla Ion kültürü etkisi altına girmiş ve M.Ö. 5 yüzyılda Ion kenti olarak anılmaya başlamıştır.

Pers İmparatorluğu M.Ö. 546 yılında Sardes'i ve sırasıyla kıyıdaki Yunan kentlerini ele geçirir. Bunlar arasında Halikarnassos da bulunur. Bu esnada M.Ö. 480 yılında Halikarnassos'un başına, babası Karialı, annesi Giritli ve Heredot'a göre savaş esnasında donanma ile birlikte mücadele eden Kraliçe Artemisia geçer. Halikarnassos Pers Savaşları sona erdiğinde Delos Birliği'ne üye olarak kendini Pers İmparatorluğu'na karşı koruma altına alır. Artemisia Hanedanlığı döneminde Kos, Nisyros, Kalymnos adaları Halikarnassos’a bağlıdır.

Amazonların Yunanlılara Karşı Savaşı, Halikarnassos Mozolesi Frizi, M.Ö. 350 civarı, British Museum.

M. Ö. 5 yüzyılda Artemisia'nın soyundan Lygdamis II yönetime geçer. Salamis Savaşı'ndan sonra kent, Küçük Asya’daki gücünü yitirmişti. Üstelik Lygdamis iyi bir yönetim sergileyemiyordu. Halikarnassoslu büyük tarihçi Heredot sırf bu yüzden Samos'a (Sisam Adası) kaçmıştır. Bu kötü yönetime karşı yapılan isyanlar sonucunda Lygdamis gücünü büyük ölçüde yitirmiştir. Böylece yerel hanedanlar dönemi sona erer ve M.Ö. 395 yılında Pers İmparatorluğu’na bağlı satrapların yönettiği bir dönem başlar.

İlk Pers İmparatorluğu satrabı Hekatomnos olur. Ancak konu başlığının ana eksenini oluşturan ve Halikarnassos’un Altın Çağını yaşatan en önemli isim Hekatomnos'un oğlu Maussollos'tur. Karia satrabı olan Maussollos (M.Ö. 377-353) döneminde merkez Mylasa'dan (Milas) Halikarnassos’a alınır ve Halikarnassos baştan yaratılır. Yunan “polis” örneği gibi sınırları büyük bir başkente dönüşür. Sekiz Leleg yerleşiminden altısı Strabon'a göre zorla başkente, yani Halikarnassos’a taşınır. Böylece Karia'nın en büyük şehri oluşmuş olur. Şehrin planı Vitruvius'a göre bir tiyatroya benzemektedir. Limanı orkestra kabul edersek agora, Mauossolleion, praecinctio (ana cadde), biraz üstte Ares (Mars) kutsal alanı ve batıda tiyatro yer alır. Yukarıdan aşağıya bakıldığında ise Maussolos'un inşa ettirdiği saray, Salmakis Çeşmesi ve Hermes-Afrodit Tapınağı birleşik şekilde görülebilirdi. Şehir geniş bir alanı kapsayan sur duvarlarına sahipti, bu surlar bölgesel malzemeler ile yapılmıştı. Halikarnassos’un batıda kalan ve hâlâ ayakta duran Myndos Kapısı ve hendeği, bugün görülebilmektedir.

Kraliçe Artemisia Savaşırken. Resim: Wilhelm von Kaulbach, Salamis Savaşı,1868, Bayerischer Landtag.

Hekatomnos Hanedanlığı hakimiyeti Büyük İskender döneminde son bulur. Büyük İskender’in ölümüne kadar da (M.Ö. 323) Karia, satrapların yönetimi altında kalır. Büyük İskender'ın dört büyük komutanı tarafından paylaşılan şehirlerden biri de Karia'dır. Mısır'ı ele geçiren Ptolemaios M.Ö. 188 yılına kadar burayı yönetir. M.Ö. 188’de ise Karia Rhodos hakimiyetine girer. Halikarnassos özgürlüğüne Rhodos ile Roma arasında anlaşmazlık çıkmasıyla kavuşur. İmparator Augustus dönemine kadar bu bölge vergiler ve korsanlık yüzünden yoksullaşmaya başlamış, Augustus döneminde ise yeniden önem kazanarak zenginleşmiştir. Hıristiyanlık kabul edildikten sonra ise Halikarnassos, Piskoposluk merkezi olmuştur.

M.S. 11. yüzyılın son çeyreğinde Türklerin, Haçlı Seferleri sırasında Bizanslıların, M.S. 13. yüzyıl ortalarında Menteşe Beyliği’ne bağlı Deniz Gazileri'nin eline geçmiştir. M.S. 15. yüzyılda St. Jean Şövalyeleri, Mehmet Çelebi'den kale yapmak için toprak istemiştir. St. Peter (bugünkü adı Bodrum Kalesi) adını verdikleri kalenin malzemesi ise depremde zarar gören Maussolleion'un parçalarıdır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Rodos'un fethiyle birlikte bu bölge Osmanlı topraklarına katılmış ve günümüze kadar gelmiştir.

Halikarnas Mozolesi'nde Bulunan Artemisia ve Maussolos'un Mermer Heykelleri, M.Ö. 350 civarı, British Museum.

Antik Dünya’nın İhtişamlı Yapısı: Maussolleion

Antik dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen ve Maussolos’un ölümü üzerine yapılan en önemli yapılardan biri anıt-mezar olarak tasarlanan Maussolleion’dur. Bu yapı o kadar görkemliydi ki günümüzde anıt-mezarların genel adına Maussolos'un Maussolleion'una gönderme yapan “mozole” denmiştir.

Maussolos’un M.Ö. 353’te ölümünden sonra bu anıt mezarı tamamlama işini karısı ve kız kardeşi Artemisia üstlenir. Plinius’a göre yüksek bir kaide üzerinde otuz altı sütunlu bir pteron, onun üzerinde yirmi dört basamaklı bir piramit, en tepesinde ise heykeltıraş Pytheos’un eseri dört atlı bir arabanın (quadriga) yer aldığı görkemli bir eserdi. Yapının ihtişamı bu heykellerle öne çıkıyordu. Yapının mimarı Priene Athena Tapınağı'nın mimarı Pytheus, heykellerin mimarları ise dönemin en iyi heykeltıraşları olan Leochares, Bryaxis, Skopas ve Timotheas'dır. Bu bölge Maussolleion yapılmadan önce de mezarlık alanı olarak kullanılmıştır.

Halikarnas Mozolesi'nin En Üstünde Bulunan Dörtlü At Grubundan Biri, Bronz ve Mermer, 2.33 metre, M.Ö. 350 civarı, British Museum.

Günümüze kalan parçalardan atlardan birinin başı ve alnı üstün bir işçilik sergilemektedir. Erkek portre heykellerinden en iyi durumda olan Newton’un tahminine göre Maussollos’un kendisidir. Yaklaşık üç metre yüksekliğinde olup yetmişten fazla parçanın bir araya getirilmesinden oluşmuştur. Stil olarak heykel Eski Yunan etkileri gözlemlenmektedir, ancak yüz hatları, sakal bıyık kesimi, uzun saçları ve ayak bileğine kadar uzanan tuniği ile Anadolu yerlisi görüntüsüne sahiptir. Yunanların Amazonlara karşı, Lapithlerin Kentauroslara karşı savaş betimlemeleri frizler üzerine işlenmiştir. Günümüze kadar sağlam kalabilen kabartmalı parçaların çoğu Amazon frizinden gelmiştir.

Uzun yıllar ayakta kalabilen görkemli yapı, 1304 yılında meydana gelen deprem ile yıkılmıştır. St. Jean Şövalyeleri (Hospitalier Şövalyeleri, sonradan Rodos Şövalyeleri olarak anıldılar) bölgeye geldiğinde yıkılmış olan bu yapının parçalarını kullanarak bugün Bodrum Kalesi adıyla bilinen St. Peter Kalesi'ni inşa etti. Lord Stradford (1846) ile C.T. Newton’un (1856) Bodrum’daki çalışmaları neticesinde bugün yapıya ait çok sayıda heykeltıraşlık ve mimari eser bulunmuştur, bugün bunlar British Museum’da sergilenmektedir. Bodrum’da ise yine pek çok friz ve sütun parçası, kanalizasyon sistemi görülebilir. Bunun yanında yapının kapladığı alanı görmek ihtişamını anlayabilmemiz açısından bize fikir verebilmektedir.

Kaynak

Nezih Başgelen, Maussollos’un Halikarnassos’u Bodrum’un Altın Çağı, Tarihi Çevre Dergisi, Eylül – Ekim 2007, No.22, s.112-117.

Prof. Dr. Adnan Diler, Bodrum Kentsel Sit Halikarnassos, Muğla Kültür Envanteri I, Muğla Üniversitesi Karya Araştırma ve Uygulama Merkezi, 2007, s.18-42.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Turgut Çeviker: “Kitaplarımla birlikte..Semih Gümüş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gökhan Güvener

14 Temmuz 2025

Light İçecekler

Tatlandırıcı içeren içecekler, “light”, “diet” olarak adlandırılan meşrubatlar, hatta lezzetli hale gelmesi için sadece aromalar eklenmiş (sakızlar dahil) pek çok ürün sıfır kalorili de olsalar insülin salgılanmasına neden oluyormuş. Tip 2 diyabete kapı aralayan ve “insülin direnci” o..

Devamı..

Bir Affediliş Umudu

Mehmet Ali Ete

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024