Resimleri cehennemdeki sahnede gömülü olan şarkıyla incelemenizi tavsiye ederiz. Linklere buradan ulaşabilirsiniz: Kıç Şarkısı - (enstrümantal) / (vokal)
1490 ve 1510 arasında bir zaman diliminde resmedildiği düşünülen Dünyevi Zevkler Bahçesi Hieronymus Bosch'un şaheseri. Üç panelden oluşan eserin toplamda uzunluğu 4 metreyi buluyor ve her panel baş döndürücü sürreel ayrıntılarla, anlamları üzerine hala tartışmalar süren gizemlerle dolup taşıyor.
Sol panel (bazı kaynaklarda Adem ve Havva'nın Buluşması olarak adlandırılır) cennet bahçesine ev sahipliği yapıyor. Muhtemelen Tanrı'nın Adem'e Havva'yı takdim ediş anını konu ediniyor. Resmin geneli üzerinde İncil bir harita olarak karşımıza çıksa da Bosch'un yorumu, Adem'in neredeyse şehvet dolu bakışları ve etraftaki garip yaratıklarla, Batı sanat tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir resmediş. Aralarında en büyüğü olarak karşımıza çıkan ortadaki paneldeyse ilkinin (üç parçalı tablonun muhtemelen soldan sağa devamlılığı planlandı) üzerine devam eden bir hikâye görüyoruz. Arkaplandaki hava devam ediyor, manzaradaki dizilimler benzer, sadece ton biraz farklı. Yine fantastik ve gerçeğin birbirine karıştığı, çıplak figürler ve kocaman hayvanları barındıran ölçüsüz eğlencelerle dolu bir manzara görüyoruz. Tepinen çıplak bedenler resme kuşkusuz ki erotik hava katıyor, yine de resmin masumiyetin hissedildiği vurucu bir yanı da var. Bosch çalışmaları yürüten akademisyen Wilhelm Fraenger'a göre resimde yer alan erotizmin ikircikli bir anlamı var: bir yandan ruhsal dönüşümün alegorisiyken, diğer yandan yozlaşmanın oyun bahçesi. En sağdaki üçüncü panele geldiğimizdeyse renklerin dramatik olarak değiştiğini ve cehenneme geçiş yaptığımızı net bir şekilde hissediyoruz. Bosch için alışıldık bir manzara. Elinden geldiğini ardına koymuyor. Kabûslar ve tuhaflıklarla dolu bir imgelemden derin çığlıklar işitiyoruz. Eli bıçaklı koca kulaklar, insan yiyen kuş görünümlü yaratıklar, domuz idrarından istenmeyen sızıntılar... Belki de akla kazınan en ilginç sahne pembe canavarın, bir insanın kıçına mühürlenmiş partisyondan şarkı okuması (en aşağıdan dördüncü resim; linklerden şarkının icra edilmiş haline ulaşabilirsiniz, ilki enstrüman için yapılmış versiyonu, ikincisi vokal için).
Sağ ve sol panelleri kapattığımızda eserin dış panelleri ortaya çıkıyor. Bu panellerde anlatılan ise dünyanın yaratılışı. Tanrı sol üst köşede küçük bir figür olarak karşımıza çıkıyor, onun üzerindeyse Psalm 33'ten bir alıntı yazılı: Ipse dixit, et facta sunt: ipse mandāvit, et creāta sunt - O söyleyince, her şey var oldu: o buyurunca, her şey belirdi.
































Çeviren ve hazırlayan: Alper Güngör
(Public Domain Review)






