Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

11 Mayıs 2024

Söyleşi

Alba Arikha: "İnsanın kendisine dair söyleyebileceği şeylerin de bir sonu var sanırım."

Oggito

Paylaş

0

0


Bana ikinci bir şans vermesi için vaftiz babam Samuel Beckett’i de çağırmak isterdim.

Alba Arikha 1966’da Paris’te doğdu. Ressam Avigdor Arikha ile şair Anne Atik’in kızı olarak sanatçı bir çevrede büyüyen yazar uzun yıllar piyano eğitimi alsa da sonunda yazmaya yönelerek ABD ve Paris’te karşılaştırmalı edebiyat üzerine eğitim aldı. Ödüllü anı kitabı Major/Minor’da (2011) Paris’te geçen çocukluğunu ve vaftiz babası Samuel Beckett’le anılarını kaleme aldı. Öyküleri ve yazılarıyla TLS, London Magazine, Tatler, Tortoise Media, Journal of Art, Indian Quarterly gibi pek çok yayına katkıda bulundu. Nisan 2024’te Notos Kitap etiketiyle raflarda yerini alan Eğer Beni Ararsan’ın yanı sıra henüz Türkçeye çevrilmemiş romanları da bulunuyor: Muse (1998), Walking on Ice (2000) ve Two Hours (2024). Londra’da yaşayan Alba Arikha çevirmenlik ve müzisyenlik yapıyor,  ayrıca yaratıcı yazarlık dersleri veriyor. Alma Books’ta yazarla yapılmış kısa bir söyleşiyi paylaşıyoruz:

Sizi yazmaya çeken ne oldu?

Alba Arikha: Kitap sevgim. Çocukken çok okurdum, kitaplar benim nihai sığınağımdı. Fransızca olarak biraz şiirle ve öyküyle de uğraştım, sonra İngilizceye yöneldim, bir daha da ardıma bakmadım.

albe arikha eğer beni ararsan

Kariyer anlamında ilk tutkunuz neydi peki?

AA: Yazmak dışında piyano da çalıyordum. Konser piyanisti olmayı düşünüyordum. Gerçi bir dönem Serge Klarsfeld gibi Nazi avcısı olmayı da düşünmüştüm.

Son kitabınız Eğer Beni Ararsan’dan kısaca bahseder misiniz?

AA: Aralarında elli yıl olan iki kadının hayatları kısa bir anlığına kesişiyor. Yabancı olmalarına rağmen birbirlerinde kendilerine hitap eden bir şey buluyorlar. Yirmi yıl sonra beklenmedik sonuçlar doğuracak biçimde kader onları yeniden buluşturuyor. Eğer Beni Ararsan kaybetme üstüne bir hikâye ama aynı zamanda aşk ve kefaret üstüne de.

Sonraki kitabınız için bir planınız var mı?

AA: Evet – sanat dünyasında geçecek.

alba arikha eğer beni ararsanBugünlerde neler okuyorsunuz?

AA: Colson Whitehead’in Yeraltı Demiryolu’nu yeni bitirdim, bence inanılmaz derecede güçlü bir romandı. Ayrıca Marguerite Duras’nın Sevgili’sini da yeniden okudum – romanımda da geçiyor bu kitap, ilk kez 1984’te yayımlanmasından bu yana tekrar okumamıştım. Şimdi Jenny McVeigh’in Leopard at the Door’una gömülmüş durumdayım. Parlak bir yazar, atölyelerimden birine katılmıştı (yaratıcı yazarlık dersleri veriyorum).

Peki ya en sevdiğiniz kitap?

AA: Çok fazla var… Belli bir sıra gözetmeksizin: Henry James, Bir Hanımefendinin Portresi; Nathalie Sarraute, Çocukluk, Paul Auster, New York Üçlemesi; Rohinton Mistry, A Fine Balance; Vladimir Nabokov, Konuş, Hafıza; James Salter, All That Is; Elena Ferrante, Napoli Romanları.

Bir yemek partisinde üç ünlüyü ağırlama şansınız olsaydı kimleri davet ederdiniz?

AA: Philip Roth’u ve Artemisia Gentileschi’yi. Bana ikinci bir şans vermesi için vaftiz babam Samuel Beckett’i de çağırmak isterdim. Bizi ziyaret ettiği zamanlar asilik yapmakla fazla meşguldüm.

Anı kitabınızdan sonra sizi roman yazmaya iten neydi?

AA: İnsanın kendisine dair söyleyebileceği şeylerin de bir sonu var sanırım. Üstelik kurmacada özgürlük alanı çok daha fazla. Karakterlerimin hem içteki hem de dıştaki hayatları üzerinde kontrol sahibi olmayı seviyorum. Aynısı kurmaca dışı için söylenemez.

Siz aynı zamanda bir müzisyensiniz, hatta anı kitabınızı operaya uyarladınız. Deneyimlerinizi bu mecralardan hangisi daha iyi yansıtıyor dersiniz?

AA: Anı derim. Yazdıklarımı başka bir türde aktaramazdım. Yine de yazdıklarımın operada icra edilmesini ve sahnelenişini görmek bana bütünüyle yeni, tazeleyici bir bakış açısı kazandırdı diyebilirim. 

albe arikha eğer beni ararsan

Eğer Beni Ararsan’ın esin kaynağı neydi?

AA: Zihnimde capcanlı bir imge vardı: 1980’lerin Notting Hill’inde bir evin önünde duran yaşlı bir kadın. Adının Flora olacağını ve hikâyesinin yer değiştirmekle alakalı olacağını biliyordum, bu özellikle ilgimi çeken bir konu zaten. Sonra da daha genç bir kadın hayal ettim, ikisinin karşılaşmasını ve o karşılaşmanın sonuçlarını. Farklı zamanlar ve mekânlar arasında sıçrayışlar yapması kitabın akrobatik bir unsuru. Bu akrobasinin beni ne kadar uzağa taşıyacağını merak ettim, bunun peşine düştüm, ardından elimdekileri en temel unsurlara varıncaya dek eledim. Bu da bittikten sonra Flora hakkında bir şarkı yazmaya karar verdim, çünkü zihnimi terk etmesi epey zaman aldı.

Çeviren: Tila Sadeki

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Değişik bir teknikle fotoğraflanan Par..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Özlem Önen

12 Mart 2025

Köklenmenin Adaletsizliği ile Yüzleşmek

Sevdiğimiz ve hep yanlarında olmak isteyeceğimiz dostlarımız, acısını birlikte yaşayacağımız evlatlarımız, çalınan geleceğimizdir, kökler.Balkona çıktı, ılık İzmir meltemi esiyordu, balkon kenarındaki saksılarda –şaşırtıcıydı orada çiçeklerin olması, çünkü şimd..

Devamı..

Gene Hackman: Sinemanın Mükemmel Sırad..

B. T. Yılmaz

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024