Hart, matematiğin ve edebiyatın kesişim noktalarını anlatırken mizahi ve akıcı bir dil kullanıyor.
Her yazarın bir metin yaratma serüveninde farklı yöntemler ve ritüellere sahip olduğunu duymuşsunuzdur. Kimisi yalnızca geceleri yazar, kimileri sese ve insana tahammül edemez, kimisi koşar. Bununla beraber yine bir metin inşa etmenin belirli bir matematiği olduğundan bahsedilir. Ve yine her yazar bu matematiği kendince işletir. Anlattığı olayı ya da durumu, okuruna nasıl sunacağını hesaplayıp adeta bir problem çözermişçesine metnini inşa eder. Peki bunun, yani bir metni inşa etme noktasında kullanılan matematiğin sınırı nedir? Teknik ve teorik olarak edebi bir eserin yaratımında matematik nasıl ve ne kadar kullanılabilir?

Sarah Hart'ın kaleme aldığı ve Timaş Yayınları tarafından yayımlanan Bir Varmış 1 Yokmuş adlı kitabı, bizleri matematiğin ve edebiyatın birbirinden sanıldığı kadar uzak olmadığını gösteren tarihsel bir dizilimle beraber ilginç bir keşif yolculuğuna çıkarıyor. Yazarların matematikten bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde nasıl faydalandıklarını eski yerel halk şiirlerinden dünya klasiklerine değin bir yolculukla keşfetmeye davet ediyor.
Hart, matematiği yalnızca sayıların, formüllerin, denklemlerin ve bilinmeyenleri bol problemlerin dünyası olarak görmek yerine, yaratıcılığın zengin bir kaynağı olarak sunuyor. Verdiği çarpıcı örneklerle birbirine yakın durmayan bu iki alanı (birisi harflerle birisi sayılarla kuruluyor) geçmişten günümüze nasıl iç içe bir serüven taşıdığını örneklerle gösteriyor. Üstelik bunu bir araştırma, bir tez ya da bir matematik problemi çözermiş gibi değil de gayet keyifli bir üslupla kuruyor. Melville'in Moby Dick'inde sikloidler, Eliot'ın Middlemarch'ında matematiksel metaforlar, Joyce'un Ulysses'inde geometrik düzenlemeler… Cortazar’ın Seksek’inin okunma biçimine saklanmış problemler, bir tiyatro ağacı perspektifine oturtulmuş ve haritası okurların tercihleriyle oluşturulan hikâyelerin temelinde yatan matematik... Hart, bu eserlerdeki matematiğin nasıl hikâye anlatımını derinleştirdiğini ve zenginleştirdiğini gösteriyor.
Kitabın en çarpıcı yönlerinden biri, matematiğin edebiyatta nasıl kullanılabileceğine dair özgün örnekleri de sunması. Oliupo topluluğunun yazarlarının matematik formülleri üzerinden potansiyel edebi eser üretme çabalarıyla ortaya çıkan pek çok eserde burada anılıyor. Georges Perec'in Fransızcanın en sık kullanılan harfini yani "e" harfini tamamen çıkardığı romanı Kayboluş veya Raymond Queneau'nun incecik bir kitapçık içerisine sığdırabildiği 100 trilyon şiir içeren kitabı, matematiğin yaratıcılığa nasıl olağanüstü katkılar sağlayabileceğinin kanıtları niteliğinde.
Pandemi döneminde kaleme alınan kitap, aynı zamanda yazarın kişisel deneyimlerini de içeriyor. Hart, matematiğin ve edebiyatın kesişim noktalarını anlatırken mizahi ve akıcı bir dil kullanıyor. Hatta matematiğin ona verdiği yetkiye dayanarak ve Queneau’nun izleğinden yola çıkarak sonsuz döngüde ve sınırlarının tamamen yaratıcısına ait olacağı yeni yazma yöntemlerini de okura sunuyor.
Bir Varmış 1 Yokmuş, disiplinler arası düşüncenin gücünü gözler önüne seren, pratikte yan yana gelmelerini öngöremediğimiz iki dalın nasıl ahenkle çalıştığını göstermesi açısından gayet özgün bir çalışma. Kendi adıma hem okur hem de yazar kimliklerimi besledi; şöyle ki kitap inanılmaz bir okuma listesi sunuyor, zaten en başta bu kitabın iyi okurlar için güzel bir okuma listesi yaratacağını söylüyor Hart. Diğer taraftan da yazar olarak iç gıcıklayıcı bakış açılarıyla yazma iştahı kabartan pek çok aktarıma maruz kaldım. İnsan güzel fikirlerle karşılaşınca bu benim nasıl aklıma gelmez diyerek kıskanıyor, imreniyor, yazma üzerine düşünmeye başlıyor. Yani bu kitap zihninizi çalıştırıyor. Matematik severler için de, yazarlar ve sanat severler için de yeni bakış açıları sunuyor. Hart, matematiğin şiirselliğini ve edebiyatın matematiksel altyapısını keşfetmek isteyenler için ilham verici bir rehber niteliğinde.
Bir Varmış 1 Yokmuş matematiğe ve edebiyata dair kalıplaşmış algıları yıkan, disiplinler arası düşüncenin sınırlarını zorlayan, hem eğlenceli hem de düşündürücü bir kitap. Sarah Hart, okuyucuları matematiğin gizemli ve büyülü dünyasına davet ederken, aynı zamanda edebiyatın sonsuz olanaklarını da keşfetmemize olanak sağlıyor. İyi niyetle öneririm.






