Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

12 Mayıs 2020

Edebiyat

Mazarin Mavisi ve Edebiyatçının İşi: Parmak Basmalı, İşaret Etmeli, Göstermeli

Nilgün Çelik

Paylaş

1

0


“Kendi usullerince yaşamak dışında bir şey bildikleri yoktu. Okumuyorlardı, haklarını bilmiyorlardı. Polise karşı haklarını bilmeleri gerekiyordu ama açıkçası bununla ilgilenmiyorlardı. En kötüsü de gördükleri muameleyi kanıksamış durumdalardı.”

Mazarin Mavisi Cem Kalender’in Doğan Kitap’tan çıkan son kitabı. Kitap, 2020 yılının Şubat ayında çıktı.

Yazar ve kitabıyla yolumuz Ankara’da planlı sürdürdüğümüz Yazarlarla Söyleşi-İmza programımızı hazırlarken kesişti. Ancak dünyayı saran korona virüsü nedeniyle planladığımız etkinliğimizi gerçekleştiremedik. Gerçekleştirebilseydik, bu söyleşide merak ettiğim ve okurun merak ettiğini düşündüğüm birçok soru cevabını bulacaktı. Bu programın zor günler geçtikten sonra söyleşinin mutlaka gerçekleşmesini, yazarın bu süreçte yaşadıklarını dinlemeyi çok isterim. Çünkü Mazarin Mavisi cesaretle önyargıların üzerine giden, film senaryolarını aratmayacak kurgusuyla şaşırtıcı. 

Roman 1986-87 yıllarında geçiyor. Yazar, o günlerin ağırlığını karakterin her bir hareketiyle okuruna hissettirmiş. Erkek egemen toplumun, az gelişmiş erkekleri üremeye başladığında yine kendileri gibi erkek çocuğunun olmasını istemesi, genlerinden ve sosyal çevreden öğrendiği ilk ileti olduğu için çok normal. Ancak onlara göre anormal olan felaket, bu “erkek” çocuğun değişim üzerine kodlanması ve büyüdükçe, önce aileye sonra topluma ters düşmesidir. Roman bu değişimin serüvenini sunuyor bize. Mazarin Mavisi annelerin din korkusu, babaların pasif otoriter halleri arasına sıkışıp bir çıkış yolu arayan pasif, duygusal önce erkek sonra bir kadının romanıdır.

Bu değişim, kitabın güçlü metaforu ve adını veren Marazin Mavisi kelebek ile akıllara mıhlanıyor. Bir tırtılın kelebeğe dönüşüm süreci, kahramanın hayatta kalma mücadelesi ile aynı. “Değişmeselerdi hiçbir zaman özgür olamayacaklardı. Bir yaprağın üzerinden sürüne sürüne hayatlarını bitireceklerdi ama şimdi özgürlüğe kanat çırpıyorlardı ve çok şey göreceklerdi.”

Toplum olarak biz, ötekileştirip ötelerken, kendi bedeniyle ruhu arasında bocalayan fertten daha yalnızı olanı var mı? Önce ruhunda filizlenenlere anlam arayıp tam buldum dediğinde bedenindeki uzuvların yokluğu onu kendiyle sonra toplumla çelişkiye sokmaz mı? Ruhsal sancıları, “ötekileştirdiklerimizin” yoksunluk içinde olan bedensel sancıları kadar derin. Doğrusu biri diğerinden fazla değil. Kırılgan ruha sahip doğmuş olmaları, göğüsleyecek zorluklarından mıdır yoksa hayal kırıklığına uğrattıkları ailelerinden, özellikle babalarından mı kaynaklanır? Yazar telaşsız anlatımında soruların cevabını alt metinlerle okuruna sunuyor. Anlamadan yargılamayın, diyor.

Cem Kalender, eserini oluştururken kulaktan dolma bilgilerle ilerlemediğini, araştırarak, çalışarak konuya tam anlamıyla hâkim olduğunu okura hissettiriyor. Toplumun farklı gözle baktığı, anlamaya çalışmadığı bu fertlerin, örgütlenme, partileşme sorunlarına da eğiliyor. Aslında yazarın siyasi duruşuna da tam denk geliyor. Kalender, kahramanı üzerinden toplumun ezilen, hakkı yenilen, sesini duyuramayan tüm kesimlerine alt metin olarak sesleniyor: Örgütlenin. “Kendi usullerince yaşamak dışında bir şey bildikleri yoktu. Okumuyorlardı, haklarını bilmiyorlardı. Polise karşı haklarını bilmeleri gerekiyordu ama açıkçası bununla ilgilenmiyorlardı. En kötüsü de gördükleri muameleyi kanıksamış durumdalardı.” Cem Kalender’in zaman zaman lubunya jargonuyla karakterlerine can vermesi, yazarın o atmosferde kaç gün geçirdiğini düşündürüyor bana. Yörenin, o coğrafyanın şive ve dilini kavramadan yazılacak bir metnin eksik olduğunu düşünenlerdenim. Kalender’in bunu ustalıkla başardığını görüyorum. “Çarka çıkmanın hayalini kur Manolya Hanım, balamozları, baronları nasıl düşüreceğinin hayalini kur. Beldeli koli yapmanın hayalini kur.”

Marazin Mavisi edebi bir eser olarak raflarda yerini bulurken toplumsal sorunları, görmekten kaçtığımız kahramanları görmek zorunda olduğumuzu hatırlattığı için diğer eserlerden ayrılır bana kalırsa. Bu insanların yaşam şekilleri kendi tercihleri gibi görünse de içlerinde susturulmaz bir güç, bir isyanla yaşadığını anlamamızı istiyor. Yazarın bunu cesaretle ustalıkla okura sunması tam da “Edebiyatçını işi bu,” dedirtiyor bana. Parmak basmalı, işaret etmeli, göstermeli.

Romanın kahramanı sayfalar ilerledikçe değişimini tamamlayıp beklenmeyen bir sonla okuyucuyu şaşırtıyor. Bu son,  romanın gerçek bir hayattan kurgulandığını öğrendiğimde daha da şaşırtıcı oluyor. Cem Kalender’in bir sinema filimi kadar ilginç olan Marazin Mavisi son dönemde okunmaya değer bulduğum kitaplardan.

Anlamak için, sadece anlamak için okunmalı.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

2017’yi İple Çekmenize Neden Olacak 16..Denis Gürcü
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

B. T. Yılmaz

19 Mart 2026

Robert Duvall: Sinemada Her Zaman Gerç..

"Sabahları napalm kokusunu seviyorum... Kokusu... zafer gibi.”Böyle diyordu Duvall, Francis Ford Coppola'nın Apocalypse Now  (1979) filmindeki Wagner hayranı, sörf meraklısı ve sadece 11 dakikalık bir oyunculuk gösterisiyle bir sinema ikonu yaratmayı..

Devamı..

Kapitalizm Öldü mü, Yoksa Taht mı Deği..

Uğur Ugan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024