Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

17 Eylül 2015

Ne Haber

Mısır Hazineleri, Picasso heykelleri ve göz alıcı oyuncaklardan bir şölen

Özge Kepenek

Paylaş

34

0


Heykel sanatı ABD’de yeni sezonda bir dizi önemli sergiyle konuk ediliyor. Mısır Orta Krallık'tan tahta İsveç oyuncaklarına, “Afropolitan” heykellere ve plaj dostu kinetik heykellere doğru uzanılacak. New York Metropolitan Sanat Müzesi’nde sezonun ilk retrospektifi “Picasso Heykelinin 50 Yılı”. 1902 yılındaki yumru biçimli bronz heykellerle başlayarak, “Picasso heykeli”nden 150 obje, ahşap (boyanmış ve düz), alçı, seramik, mukavva ve kaynaklanmış metali bir araya getirerek sanatçının çok yönlü kariyerinde bir yolculuğa çıkıyor. Metropolitan Sanat Müzesi 18 Eylül’de de Orta Afrika'nın, hem sanatına hem de kompleks ve fevkalade iyi belgelenmiş tarihine ışık tutmayı vaadeden “Kongo: Power and Majesty” (“Kongo: Güç ve Görkem”) sergisine ev sahipliği yapacak. 16. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadarlık bir zaman diliminden 134 heykel ve objesi ile sergi, Avrupa’yla temastan öncesinin ve sonrasının elit kent kültürlerini ve kırsal bölgeleri yansıtacak. Sergide tahtadan oyulmuş beşik sallayan görkemli kadın figürleri ve kışkırtıcı güç figürleri bölümleriyle dikkat çekecek. “Kongo” batı modernizminin Afrikalı öncülerden nasıl esinlendiğini destekleyerek Picasso fantazisinin karmasını dengeleyecek. Los Angeles'ta, The Museum of Contemporary Art, Geffen Contemporary sergi alanının tamamını pazar günü açılacak olan “Matthew Barney: River of Fundament”a ayırıyor. Önde gelen postmodern sembolizminin en son destanı. Detroit nehrinde çekilen yaklaşık altı saatlik bir filmi de içeren yedi yıllık bir projenin bir parçası. Ayrıca sergide çizimler (bazıları pirinç ve çinko üzerine işlenmiş), fotoğraflar ve ağırlığı 25 tona kadar çıkabilen iki düzine kadar heykel de var. picasso The Los Angeles Museum, sonbahara, fevkalade heykelsi binaları, yenilikçi şehir planlaması ve tasarımlarını üretmek için kullandığı dijital görüntülemenin öncülüğüyle bilinen Frank Gehry'ye adanmış önemli bir retrospektifle başlıyor. 1960'lardan günümüze 60 projeyi temsil eden 200 çizim ve 66 model barındıran sergi, Matthew Barney'ninki gibi pazar günü açılıyor. Sergi, bu ülkede Paris çıkışlı İngiliz mimar ve –son zamanlarda yükselmeye başlayan– sanatçıya adanmış ilk çalışma olacak. Yapıları, genellikle malzeme ve çevreye gösterdiği muhteşem bir duyarlılıkla Afrika sanatı ve tasarımından aldığı özel bir ilhamla, enerjik bir şekilde Batı ve Batı dışı kültürleri harmanlıyor Yine 19 Eylül'de Bard Graduate Center'da açılacak olan “Swedish Wooden Toys” da bu büyük endüstri üzerine yapılmış ilk derinlemesine çalışma olacak. Sergi, bünyesindeki, aralarında çıngırakların, sallanan atların, legoların, kızakların, bebekevlerinin (birinde elektirik ve asansör bile var) de bulunduğu 300'den fazla objesiyle, İsveç'in üretken el sanatları geleneğini ve onun ahşap, tasarım ve erken eğitim alanlarında yaptığı yenilikleri yansıtıyor. kongo Philadelphia'daki The Barnes Foundation, yalnızca büyüleyici resimlerini sergiledikleri duvardan duvara sergileriyle değil, aynı zamanda bu ağır  enstalasyonları birbirine bağlayan işlenmiş demir menteşeleri, kilitleri ve aletleri (yaklaşık 1000 tane) ile ünlü. Müzenin nevi şahsına münasır kurucusu Albert C. Barnes, Rouen'de Henri Le Secq des Tournelles ve oğlu Henri-Jean des Tournelles tarafından toplanmış ansiklopedik işlenmiş demir koleksiyonunu gördükten sonra bu materyale karşı bir tutku beslemeye başlamış. Sezonun en büyüleyici üç boyutlu girişimlerinden biri olan “Strandbeest: The Dream Machines of Theo Jansen”, 19 Eylül'de, Salem, Massachusetts'deki Peabody Essex Museum'da başlıyor. Starndbeest, yani “sahil canavarları” rüzgârla hareket eden büyük, hafif, yaratık benzeri mekanizmalar. Hollandalı sanatçı ve mühendis Jansen, PVC borularla inşa edip, Scheveningen, Hollanda'daki evinin yakınındaki sahillerde test ettiği yapılarını mükelleştirmek için 1990'dan beri çalışıyor. Yelkenleri ve karmaşık bacak sistemleriyle, futurist bir lensten görülen dinozor iskeletleri ya da adımları uymayan revü dansçıları gibi asabi bir zarafetle hareket ediyorlar. Sergi, fotoğraflar, vidyolar ve canavarlardan birçoğunu barındırıyor fakat ne yazık ki onları yakınlardaki sahillerde oynarken göremeyeceğiz. TeoJansens 12 Ekim'de The Met, Bu ülkede, Antik Mısır'ın tekrar biraraya geldiği, eski krallığa dair birçok sanat formunun dirilip yeniden değerlendirildiği, sanatsal açıdan çok önemli olan Orta Krallık dönemiyle ilgili düzenlenmiş en kapsamlı sergi olan “Ancient Egypt Transformed: The Middle Kingdom” sergisini sunacak. The Met'in “Orta Krallık”ı oldukça heybetli ve devasa. Bu da, serginin, tek ve grup halinde 230 şaheser içeren geniş kapsamının bir göstergesi. Manhattan'daki The Museum of Arts and Design, 20 Ekim’den itibaren, “Wendell Casle Remastered” ile, ahşap ve zaman zaman fiberglastan yapılmış kıvrımlı ve güzellikle tamamlanmış mobilyaların yaratıcısı olan Castle'ın çalışmalarının şimdisi ve sonrasına bir göz atacak. Sergideki 40'a yakın el yapımı erken dönem parça, 15 yeni, dijital üretim parçayla kontrast oluşturacak. Heykel konusu özellikle, 1 Kasım’da Los Angeles'daki J.Paul Getty Museum'dan başlayıp, Aralık ayının 13'ünde Washington'daki National Gallery of Art'a geçecek olan çığır açıcı “Power and Pathos: Bronze Sculpture of Hellenistic World” ile zenginleşecek. Dünyanın dört bir yanından toplanmış 50 bronz heykel ile, Yunanistan'ın altın çağından sonra, figürün klasik biçimde idealize edilişinin yerini  eşsiz bir realizme ve portrenin yükselişine bıraktığı bir dönemi yeniden gözden geçiriyor. Gözde parçalardan biri 2013 senesinde Met'te kısa bir süreliğine sergilenen yenilmiş, hırpalanmış bir boksörün yürek burkan bronz heykeli. Tüm üzüntülerin, hematomlu kulağı ve kırık burnuyla otururken, omzunun üstünden bakan evrensel adamı...

Kaynak: New York Times

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

2017’yi İple Çekmenize Neden Olacak 16..Denis Gürcü
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Ahmet Öğünç

20 Haziran 2025

Baht Dede

Kendimi tanıtayım. Bendeniz, bir kız bir oğlan babasının çocuğu. Her doğurduğu bebeği ölen bir ananın tılsımlı evladı. Doğanlar iki üç ay sonra ölünce, anam Deli Ahmet Taşı'na bağlanmış. Kural gereği doğan bebek kız ise adı Raziye, erkekse Ahmet konacaktır. Öyle olmuş, ablam Raziye, ben Del..

Devamı..

“Bilenler Bilmeyenlere Şöyle Anlatacak..

Işıl Kızılırmak

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024