Haruki Murakami bir radyo programı sunarak “koronanın sebep olduğu hüznün üstesinden gelmeye” yardım etmeye çalışacak.
Haruki Murakami kitaplarındaki karakterler duyguları renkler olarak görüp müzik olarak duyar, özellikle de yazarın devasa koleksiyonundaki Beatles’ın, Şostakoviç’in, Sarah Vaughan’ın ya da nice folk, pop, rock ve caz sanatçısının sesiyle. Biz okuyucular, Murakami eserlerinde bazen fantastik elementlere, bazen de karakterlerin müzik konusundaki bilgeliğine yönelttiğimiz şaşkınlığı silkinmek zorunda kalırız. Murakami derin referanslar vermeye her daim hazırdır. Murakami bir müzisyen olmasa da müziğe çoğu müzisyenden bile daha hakim.
Ünlü yazar ansiklopedik müzik bilgisini sadece kurgusal karakterleriyle paylaşmıyor. Aynı zamanda yaklaşık 10 bin albümden oluşan devasa koleksiyonunu da halka açık hale getirmeyi umuyor. Murakami, “enternasyonal bir kültür ve müzik değiş tokuşu için herkese açık bir yer” diye tanımlıyor bunu.
Murakami, bir caz kulübünde geçirdiği günlerin 40 yıl ardından, 2018’de yine DJ’lik yapmış, Tokyo FM’de 55 dakika boyunca kendi yayınını yapmıştı. Kovid-19 karantinasının sebep olduğu belirsizlik ve endişenin hüküm sürdüğü bugünlerde de tekrar radyoya dönüyor. Murakami, cuma günü (22 Mayıs) Evde Kal Özel Yayını’yla hayranlarıyla buluşuyor: “Umarım müziğin kudreti, koronanın sebep olduğu birikmiş hüznün bir nebze de olsa üstesinden gelmeye yardımcı olur.”
Murakami “müziğin kudretinden” bahsederken Polyannacılık yapmıyor. Bu ifade klişe duyulabilir ama kitaplarını okuyan hayranları biliyor ki müzik, en alelade sosyal etkileşimde bile önemli bir rol oynuyor. Yazar, 2018’deki ilk radyo yayınından önce şunları söylemişti: “Çocukluğumdan beri CD’ler ve albümler toplamak hobim olmuştur, bu sayede de evim bu tür şeyler dolup taşıyor. Ama böylesine harika müzikler dinlerken ve kendi başıma iyi zaman geçirirken sık sık vicdanım sızlıyor. Bir kadeh şarap ya da bir bardak kahveyle birlikte bu güzel zamanı başkalarıyla paylaşmanın iyi olabileceğini düşündüm.”
Kendini soyutlamasıyla bilinen ve “Japonya’daki keşiş” diye anılan yazar, bugünlerde bağ kurmanın önemine dikkat çekiyor. Müziğin müşterek duygusallıklar yaratma gücünden bahseden Murakami, bunun parça parça karantinaya alınmış hayatlarımızda bugünlerde bulmanın zor olacağını söylüyor.
Open Culture






