Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

10 Ağustos 2021

Kitap

Nedim Gürsel'den Son Fasıl: Zaman, Mekân ve Ölüm Üzerine Denemeler

Serkan Parlak

Paylaş

0

0


"‘Ömür biter yol bitmez!’ demişler. Çok doğru. Ama ‘son fasıl’ nasıl geçerse geçsin, ‘ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin’ aslolan yaşamaktır,” diyor son sayfada Gürsel.

Nedim Gürsel’in yeni kitabı Son Fasıl geçtiğimiz günlerde Doğan Kitap etiketiyle okurla buluştu. Bu nitelikli yapıt gezi, deneme ve otobiyografi türlerinin iç içe geçtiği, denemelerin odağına alınan bazı sanatçıların son dönemlerine odaklandığı için farklı bir yerde duruyor. Gürsel ünlü yazar, şair ve ressamların yaşadığı kent ve kasabaların, sanatçıların sanatla ilgili üretimlerine yansımalarını, mekân, ölüm ve kişisel tarih hikâyeleri üzerinden aktarıyor. Yazarın Hande Zeyrek’le görüşmesinde belirttiği gibi, “yaratıcı etkinliğin, genelde belli bir mekânda gerçekleştiğini, dolayısıyla zamanla olduğu kadar uzamla da ilişkisini irdelemeye,” çalışıyor Son Fasıl'da.

Rilke, Van Gogh, Rubens, Leonardo da Vinci, Nazım Hikmet, Tolstoy, Sartre, Jorge Semprun gibi sanatçıların son günlerinin izinden gidiyor Gürsel ve bir taraftan da kendi yaşamının sonlarına yaklaştığını düşünerek edebiyat aracılığıyla geriye özgün bir yapıt daha bırakmak istiyor. Çoklukla gezi, yer yer otobiyografik, form olarak deneme ve bazen de şiirsel özellikler taşıyan, edebi yönü ve tematik yaklaşımı çok güçlü bir kitap Son Fasıl. Yapıt ismini Yahya Kemal’in ünlü dizelerindeki bir tamlamadan alıyor ve seçilen sanatçıların genellikle son dönemlerine odaklanıyor. Okur olarak dünya edebiyat ve sanat tarihinin derinliklerinde, ek olarak sanatçıların yaşadığı kent ve kasabalarda sarsıcı güzellikte yolculuklara çıkıyoruz.  Gürsel, hayatlarının son günlerini yaşayan sanatçıların etkilendiği ve bir dönem yaşadığı yerleri incelikli biçimlerde anlatırken bir taraftan da yoğun yalın betimlemeler, devrik cümlelerle yer yer şiire varan bir anlatım tutturmayı başarıyor. Yazarın Oksijen gazetesinde Sibel Oral’la görüşmesinde belirttiği gibi bu sanatçıların Gürsel’i etkileyen ortak niteliği farklı zaman, durum ve mekânlarda ölümle buluşmaları ve bazılarının memleketlerinden uzak yerlerde ölmesi gerçeği.

İsviçre’de dağların arasında kalmış bir kasaba olan Sierre’de hayatının son beş yılını geçirmiş olan Rilke’nin, Le Havre’de genç felsefe öğretmeni olarak çalışan Sartre’ın, Buchenwald Toplama Kampı’nda ölümle karşılaşan George Semprun’un, bir deli-dahi-çilekeş sanatçı olarak son günlerinde yaşadığı ve karnına kurşunları sıktığı Auvers-sur-Oise üzerinden Van Gogh’un, Gürsel’in de belirttiği gibi sanat tarihinin en önemli ressamlarından Van Gogh’un anlatıldığı bölüm kitabın en iyi ve etkileyici bölümünü oluşturuyor, kitabın kapağı onun en ünlü tablolarından birinden hareketle tasarlanmış; üç ünlü yapıtı ve çıraklarıyla birlikte yaşamının son üç yılını geçirdiği Amboise üzerinden Leonardo da Vinci’nin, Rusya’nın Tula kenti yakınlarındaki malikanesi Yasnaya Polyana üzerinden Tolstoy’un, sürgün yıllarını geçirdiği Prag’la birlikte Nazım Hikmet’in izini sürüyoruz. Bu başlıklar kitabın odak noktaları…

Dünyaca ünlü Fransız yazarlarını ağırlayan, Moliere’in Kibarlık Budalası oyununun ilk kez sergilendiği Chambord Şatosu; Oksitanya bölgesinin en eski kentlerinden Andre Gide’in tatile gittiği, kent tarihinin en renkli simalarından Kambur lakaplı, şair ruhlu sekizinci dükün memleketi, Avrupa’yı ziyaret eden ilk Osmanlı elçisi Yirmi Sekiz Mehmet Çelebi ve oğlu Sait Efendi’nin de uğradığı Uzes; Yeni İzlenimcilik akımının öncülerinden deneyimli denizci ressam Paul Sinnac uzun zaman yaşadığı ve deniz feneriyle Virginia Woolf’a esin kaynağı olan Manş Denizi kıyısında bir balıkçı köyü olan Barfleur; Krakow, Varşova, Tiran, Bursa ve Kerbelâ… Bu başlıklar asıl odak noktalarına yazarın gezip gördüğü yerler ve mekân-ölüm ilişkisi üzerinden kültürel katkılar yapıyor.    

“İsviçre dağlarının kuytusunda Rilke’nin son yıllarının izini sürerken başlayan yolculuğumuz batıdan doğuya tüm Avrupa’yı katederek, ünlü yazar ve sanatçıların kentlerine uğrayıp onların yalnızca coğrafyalarından değil yapıtlarından ve hayatlarından da geçerek, erken dönem Osmanlı hanedanının kabristanı Bursa’dan sonra, İran’ın Yezd kentinde Kerbelâ olayını anarak sona erdi. "‘Ömür biter yol bitmez!’ demişler. Çok doğru. Ama ‘son fasıl’ nasıl geçerse geçsin, ‘ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin’ aslolan yaşamaktır,” diyor son sayfada Gürsel.

Son Fasıl zaman, mekân ve ölüm üzerine son dönemde yayımlanan en özgün ve nitelikli gezi, deneme, otobiyografi kitaplarından.

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Yoksa Her Şey Bir Virüsle mi Başlamıştı?Gökhan Güvener
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Ferhan Yüksel

19 Mayıs 2026

Ayurvedik Bakış Açısı

Hintlilerin uzun ve sağlıklı yaşam geleneği olan Ayurveda sürekli değişim halindeki istatistiki verilere göre şekillenmez. Bakış açısını kavradığımız takdirde Ayurvedayı öğrenmek kolaydır. Açık, sade ve nettir. Gayet basit bir bakış açısıyla insanın nasıl sürekli sağlıklı bir ya..

Devamı..

Kasım Hasan Ünal: “Bazen bir Doğulu ya..

Melih Günaydın

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024