Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

16 Mayıs 2022

Öykü

Nephropidae Laneti

Mete Gürkan

Paylaş

3

1


“Heifer whines could be human cries

Closer comes the screaming knife

This beautiful creature must die”

The Smiths, “Meat is Murder”

Soğuğu ilk kez bu kadar çok hissediyorum, iliklerime kadar demek yeterli olmaz anlatmaya, başka bir üşüme şekli bu. Bizim gibileri attıkları soğuk dolaplara benzemiyor, çok daha farklı. Yeni alınmış bir cihaz kokusu buram buram sinmiş her köşeye, belli ki ilk kez bugün açılıyor. Taze ama iç bayan bir  plastik kokusu. 23. saatim, bu keskin tonunun gözü kör etme noktasına getirdiği beyazlıkta. 36 saat dayanırsın belki demişlerdi, en en çok da 48 saat. Daha ötesinde, dayansam bile yerim çöplerin arası olurmuş.

Lastik bantlar taktılar ayaklarıma buraya koymadan önce beni. Satıldığım yerde adam, sakın çıkarmayın diyordu, rengi kırmızıya dönene dek, aman. Güya birbirimizi korumak için bant, ben yermişim yanımdakini, külliyen yalan, kim açlığın en dip sınırında değilse dostunu yer ki. Debelenmemi önlemek için bacaklarını aynı boyda bir sopayla iki yandan bağlayın diyordu adam bir de. Çok hareketli olursa, hiç düşünmeyin, bacaklarını sert şekilde ayırın da demişti. Bıçakla derince çizin ve bıçağın tersiyle vurarak kırın. Çizin, vurun, kırın, dedi adam.

Yoksa, evet yampiri yampiri yürüyebilirdim. Neme lazım, kaçma teşebbüsünde bulunurum falan, bu firar teşebbüsüm de başarıyla sonuçlanırsa şayet, bu nezih mekânda, küçük çaplı bir heyecan dalgasını devasa nitelikte bir panik tsunamisine çevirebilirdim.

Farklıyım ben sizlerden bu arada. Kulağımla değil bacaklarım ile duyuyorum ben. Ağzımla değil, ayaklarım ile tat alıyorum. Burnumla değil, antenlerim ile kokuyu çekiyorum. İskeletim tenimin altında değil sizin gibi, dışarıda. Evet dışarda. Yani sizin anlayacağınız, çıplaklığım iskeletim benim. Bir de ben 100 yaşına kadar yaşabiliyorum. Farklıyım dedim ya mirim, inanmaz gibiydiniz, sizlerden farklıyım işte topyekün.

Yosunların, mercanların, sürü sepet rüzgâr gibi dolaşan minicik balıkların, karanlık yeşillerle dehlizlenmiş sessiz güzelliği, artık çok gerilerde kaldı, biliyorum. Daha dün gibi halbuki. Bir yandan da milyonlarca yıl, çağ öncesi gibi. Şimdiden özlüyorum o dünyamı ama, geriye dönüş olanağı yok, biliyorum.

Tam karşısında kutup dolabımın, devasa tencereler var. Kaynıyor sular içinde, yükselen buhar tencereden, üstte tabakların sıra sıra dizildiği duvarın üstünde çiğ taneleri oluşturuyor. Çiğ tanelerinin aşağı doğru dingince kayışını izliyorum tek tek. O dinginliği bozan bir ses var. Odada bir sola, bir sağa, kontrolden çıkmışçasına yürüyen, elinde siyah ince kütleye parmaklarına çarpa çarpa bir şey yazan, yazdıklarını da sanki karşısında biri varmış gibi tekrarlayan adam. Kendi odada ama, değil gibi de ruhu, başka yerde. Her geçen dakika sesi de artıyor, parmaklarının elindeki şeye vuruşunun şiddeti de. O başka bir boyuta geçmişken, farketmediği bir şey var. Benim saniye saniye izlediğim.

Kıyılara vurmaya heveslenen azgın kaynar dalgaların yükselişi.

Meşhur Restoranda Elektrik Kaçağı Paniği

Unuttuğu Kaynar Su Faciaya Neden Olacaktı

Özgür Haber Ajansı – Mayıs 2022, İstanbul’un en ünlü butik balık restoranlarından birinde, ıstakozların pişirilmesinden sorumlu şefin ihmali büyük panik yarattı. Şefin tencerede unuttuğu kaynar sular taşınca elektrik kaçağına neden oldu.

İstanbul Beykoz’daki sosyetenin de gözdesi olan meşhur balık restoranında faciadan kılpayı dönüldü. Güvenlik kameralarında kaydedilen görüntülere göre, ıstakozların pişirilmesi için büyük çaplı tencerelerde suyun kaynatılmasına başlayan mutfak şefi, elindeki telefona daldığı için kaynayan suları unuttu. Şefin, unuttuğu kaynar su, diğer çalışanlarca da geç fark edilirken, kaynar su, mutfakta yerdeki kablolara temas ederek elektrik kaçağına neden oldu. Elektrik kaçağı ile başlayan yangın, restoranda müşterilerin de olduğu bölüme sıçrarken, yangın çevredeki restoranların, esnafın ve insanların da yardımıyla söndürebildi. Ara bir sokakta bulunan restorana itfaiyenin ulaşmada büyük zorluklar çektiği belirtildi. Yangın sırasında büyük panik yaşanırken, müşteriler kendilerini dışarı zor attı.

Görüntülerin sosyal medyaya da düşmesinden sonra, ıstakozların kaynar sularda canlıyken pişirilmesi de tekrar sorgulanmaya başlarken, özellikle hayvanseverler ve hayvan hakları aktivistleri bu korkunç vahşetin bir an önce sona erdirilmesi için sosyal medya mecraları üzerinden kampanya başlattılar.

Deminki o soğuktan eser yok şimdi. Her şeyi önüne katan, önüne kattığını yağ gibi eriten bir sıcaklık yayılıyor bu sefer. Dalga dalga. Ya da kıvılcım, kıvıl kıvıl mı desem. Odanın her köşesine. Yerdeki kablo yığınlarının voltaj yüklü dehlizlerine. Kutuplarda çıkan bir yangın mı bu. Soğuk sulardan cehennem kumlarına doğru bir geçiş mi.

Eriyen cam kapaktan inip yürümeye başlıyorum. Nereye kaçacağımı bilmeden. Bir anda göz göze geliyorum, erimeye yüz tutmuş diğer dolaptaki, bacakları ve kolları olan şeye. Asılmış bir kancayla. O daha mı şanslı benden, çünkü yaşamıyor, o bir ölü, besbelli. Ya da yine de o ateşi yüzülmüş derisinde hissediyor mudur?

O kablo denizinin arasına dalıyorum. Kıskaçlarım hâlâ güçlü. Kıskaçlarımla kemirmeye başlıyorum kabloları. Kemirdiğim her kablo adeta havai fişek etkisi yaratıyor, küçük patlamalarla oda içinde. Her kemirişimde sanki içeriden gelen çığlıkların yoğunluğu artıyor.

Son bir kez daha dinliyorum o çığlıkları…

YORUMLAR

Ferda Sayın

💜

21 Mayıs 2022

Öne Çıkanlar

Yüzüklerin Efendisi’nin Bilinmeyen Ada..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sean Glatch

13 Ekim 2025

Serbest Dolaylı Anlatım: Üçüncü Tekil ..

Serbest dolaylı anlatım da tıpkı bilinç akışı gibi karakterin iç dünyasına odaklanır ama burada karakterin duygu ve düşünceleri önce düzenlenir ardından belli bir biçemde ifade edilir. Serbest dolaylı anlatımda yazar, hikâyeyi aktarmak için üçüncü ..

Devamı..

Denizin Canavarları: Kendi İzini Doğad..

Adalet Çavdar

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024