Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

15 Eylül 2020

Söyleşi

Neşe Koçak ile "Uygunsuzlar" Üzerine Söyleşi

Özlem Küçük

Paylaş

13

17


Heykeltraş, seramik sanatçısı ve yazar Neşe Koçak’la Yeni İnsan Yayınevi’nden çıkan ilk öykü kitabı Uygunsuzlar üzerine konuştuk.

İtiraf Ediyorum adlı öykünüzde geçen ölüm izleği bedenden, günahlardan, korkulardan ve kırgınlıklardan kurtulmak ve özgürlüğe kavuşmak olarak ele alınmış. Bunu göz önüne alırsak saf özgürlük sizce sadece ruhsal olarak ulaşılabilen bir durum mudur?

O öyküde bir isyan var aslında. İsyana sebep olan acıyı yok etmek için ölümü seçiyor karakter. Ruhundaki baskıyı bu şekilde ortadan kaldırıp özgürleşeceğini düşünüyor.

Özgürlük peşinde olanların ruhları nereye giderlerse gitsinler hapistedir. Saf özgürlük için Yunus Emre'nin dediği gibi, ten kafesinden kurtulmak gerekiyor diye düşünüyorum.

Bazı öykülerinizde kuşların bedenlerine, kanatlarına bürünüp özgür olmaya çalışan karakterleriniz var. Bu öykülerin öncesinde de insan bedenli kuş kafalı seramik heykellerinizin görselleri yer almakta. Öyküde kuş bedeniyle özgürleşen insan için ödenen bedel insan bedenine hapsolan kuşların tutsaklığı mıdır?

Sanatçı, sanat eserine son kez fırçasını dokundurduğunda, son rötuşu yaptığında, artık o eser sanatçının olmaktan çıkar, seyirciye ait olur. Seyirci onu istediği gibi yorumlar.

Bazı edebiyat eserlerinde de bu durum böyledir. Ben de okurlarımın öykülerime dahil olmasını istediğim için kapalı bir anlatımı tercih ettim. Okuyucuyu, düşle gerçeğin kesiştiği noktaya yerleştirerek öyküleri kendi yaşantılarından, karakterlerinden, o anki ruh hallerinden yola çıkarak değerlendirmelerini, bir son hayal etmelerini, böylece öykünün oluşumuna katkı sağlamalarını arzu ettim. Okuru, bazen dokunarak, bazen sadece dinleyerek, bazen koklayarak duyularını harekete geçirip kendilerini oynayacakları bir tiyatro sahnesine davet ettim. Umarım bunu başarabilmişimdir.

Çocuk anlatıcının aktardığı hikâyeleriniz çok etkili ve canlı. Yazım sürecinize çocukluk anılarınızın etkisi nedir?

Elbette öykülerim yaşanmışlıklarımdan izler taşıyor. Şimdi olsa etkilenmeyeceğim o zamanki bakışımla bana olağanüstü görünen çocukluk anılarımdan yola çıkarak kurguladığım öykülerim var. 

Kuşların Günlüğü'ndeki kahramanın işitsel sanrıları var ve kafasındaki ses “Çıldır ve bitsin her şey,” diyor. Sizce delirdiğini bilen insan gerçekten deli midir?

Hayatta hiç bir şeyden emin değiliz. Ne geçmişte olanlardan, ne şimdiden ne gelecekten. Deliliğin ölçüsü nedir? Kime göre, neye göre anormal ya da normal bilmiyorum. Belki de bu soruyu cevaplayabilmek için deliliğin eşiğinden atlamış olmak gerekiyor.

Metinlerinizde çok zengin bir dil ve güçlü betimlemeler dikkat çekiyor. Adeta kelimelerle resim yapıyorsunuz. Çok okumanın yanı sıra bunda sanatın görsel alanlarında üretiyor olmanızın da bir payı var mı?

Kesinlikle var. Görsel sanatlar üzerine kariyer yaptım, birikimlerimi pratiğe aktarırken farklı görme biçimleri deniyorum. Görsel bir sanat eserinin anlattığı öyküyü okuyabiliyorum. Yazdıklarım cümlelere dönüşmeden zihnimde önce görsel olarak var oluyor.

Öykülerinizde bolca obje kullanımı ve kimi kahramanların bu objelerle kurduğu psişik bağlar dikkat çekiyor. Günlük hayatta da objelerle aranızda bu denli sıkı bir bağ var mı?

Objeleri benim için değerli kılan yaşanmışlıkları ve kişiye özel taşıdıkları hatıralarıdır. Kullanılıp eskiyerek maddesel olandan manaya geçiş yaparlar. Sahibinin ruhundan izler taşırlar. Sahiplerinden daha uzun ömürlüdür eşyalar.

Sizce özgürlük sınırların yokluğu mudur yoksa sınırlara direnme gücüne sahip olmak mıdır?

Sanırım sınırların yokluğu söz konusu olamaz. Birimizin sınırlarının başladığı yerde diğerimizinki son bulur. Özgürlük, sınırlara rağmen var olabilmektir. Gereksiz sınırları zorlayarak ortadan kaldırmak için sarfettiğimiz emektir, güçtür. Kendi özgürlük alanımızı başkasının hakkına tecavüz etmeden genişletebilmek, derinleştirmektir özgürlük ve bu alanı yoğun kullanmaktır. Kendimize ait olanı yoğun ve derinlikli kullandığımız ölçüde özgürüz.

Sizi en çok etkileyen çocukluk kitaplarınızı hatırlıyor musunuz? Yetişkin bir okur olarak sizde iz bırakan yazarlar kimlerdir?

Bol kitaplı, kütüphaneli bir evimiz vardı, bu konuda şanslıydım.

Bana özel alınan ilk kitaplar, Fransa'daki Martine serisinin Türkiye uyarlaması Ayşegül kitaplarıydı. Henüz okula gitmediğim bir dönemde, Marcel Marlier'in mükemmel, zevkli ve zengin çizimleriyle hayal gücümü genişletti, estetik bakış açısı oluşturmamın temellerini attı, görsel sanatlara ve antika eşyaya yönelme duygusu uyandırdı. Etrafımdaki herkese tekrar tekrar okutur ezberler, hayallere dalardım. Hâlâ sayfalar gözümün önündedir.

Ömer Seyfettin'in zengin öykü dünyası da ta o zamanlardan öyküyü aklıma düşürmüş olmalı. Peyami Safa'nın Cingöz Recai'lerini, iyi hatırlıyorum. Fakat bir kitap vardı ki ablalarımdan bana kalan, hâlâ saklıyorum; Ülkelerden Hikâyeler. O zamanlar damağımda bıraktığı tadı çok az kitaptan almışımdır. Kaç kez hatmettim bilmiyorum.

Şimdi, bu soruyu cevaplarken anlıyorum ki, çocukluğumdan kazandığım öykü okuma alışkanlığımı besleyip geliştirerek öykü yazarlığımın temellerini atmışım.

  

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

ahenk akyüz

Güzel söyleşiniz için teşekkürler. Özenle ve üzerinde gerçekten düşünülerek hazırlanmış sorularınız, söyleşide kitaba dair keyifli ip uçları veriyor. Heykeltraş ve yazar Neşe hanım ile sayenizde tanışma fırsatım oldu. Kitabını ilk fırsatta alacağım.Sevgiler

26 Ekim 2020

Özgür Özdinç

Çok güzel bir söyleşi olmuş. Eline sağlık

15 Eylül 2020

Cem Öztürk

Harika bir paylaşım. Teşekkürler

15 Eylül 2020

Cem Öztürk

Harika bir paylaşım. Teşekkürler

15 Eylül 2020

Necmi Kandilli

Keyifli bir söyleşi ve etkileyici paylaşımlar. Elinize sağlık.

15 Eylül 2020

Semih Bayraktar

Güzel bir söyleşi. "Sahiplerinden daha uzun ömürlüdür eşyalar." Gecen gün gördüğüm bir gönderi geldi aklima. Lidyali bir ustanin yaptigi comlekte "Binlerce yil sonra dokunur parmaklarimiz bu çömlekte birbirine" yaziyormus ve tüylerimi diken diken etmisti. Sn Neşe Koçak ve Sn Özlem Küçük hanımefendilere bu guzel söyleşi için tesekkurler.

15 Eylül 2020

Tuba Ayık

Ne güzel bir söyleşi olmuş. Emeğinize sağlık. Yazarın üzerinde durduğu ruh-beden-özgürlük ilişkisi üzerine çocuklar da çok bilge olabiliyorlar. O yüzden çocukluğunun dilinden anlatması da şaşırtmadı beni. 8 yaşındaki kızım hoşlanmadığı birinden söz ederken “Aslında yüzünü değil içindekini sevmiyorum”. İlgimi çekti okumayı isteyebileceğim bir kitap. Teşekkürler Özlem Küçük bizi bu yazar ve kitabı ile tanıştırdığınız için. Not: sizin önerdiğiniz kitaplar hiç pişman etmiyor severek okuyorum 😊🌸

15 Eylül 2020

Tuba Ayık

Ne güzel bir söyleşi olmuş. Emeğinize sağlık. Yazarın üzerinde durduğu ruh-beden-özgürlük ilişkisi üzerine çocuklar da çok bilge olabiliyorlar. O yüzden çocukluğunun dilinden anlatması da şaşırtmadı beni. 8 yaşındaki kızım hoşlanmadığı birinden söz ederken “Aslında yüzünü değil içindekini sevmiyorum”. İlgimi çekti okumayı isteyebileceğim bir kitap. Teşekkürler Özlem Küçük bizi bu yazar ve kitabı ile tanıştırdığınız için. Not: sizin önerdiğiniz kitaplar hiç pişman etmiyor severek okuyorum 😊🌸

15 Eylül 2020

Yasemin Gogas

Bu güzel söyleşi sayesinde yazarı ve kitabı merak ettim; aynı zamanda da heyecanladım. Emeği geçen herkesin ellerine, fikrine ve vaktine sağlık. Tebrikler

15 Eylül 2020

Yasemin Gogas

Bu güzel söyleşi sayesinde yazarı ve kitabı merak ettim; aynı zamanda da heyecanladım. Emeği geçen herkesin ellerine, fikrine ve vaktine sağlık. Tebrikler

15 Eylül 2020

Hubyar Açıkalın

Söyleşi için emeğinize sağlık. Ayşegül kitaplarını ben de hatırlıyorum, çok severdim.

15 Eylül 2020

Ömür Keskin

Çok keyifli, akıcı ve doyurucu bir söyleşi olmuş. Ellerinize sağlık

15 Eylül 2020

Eray Kucuk

Dusunmek hayal etmek ve onu yaziya dokebilmek bu kadar guzel anlatilabilirdi. Cok guzel ve bir o kadarda anlamli söyleşiniz ve paylasiminizicin tesekkurler. Kitabi okumak icin sabirsizlaniyorum.

15 Eylül 2020

Mücella Pekşen

Tebrikler 🎈

15 Eylül 2020

Ceyda Vanlı

Çok güzel bir söyleşi olmuş, kitabı okumak için sabırsızlanıyorum.

18 Eylül 2020

Hakan Ugurtay

Güzel sorular ve samimi cevaplar.... Çok güzel bir söyleşi olmuş. Tebrikler

19 Eylül 2020

Özgür Doğan

cok guzel bir soylesi. Sorular cok dusundurucu. emeginize saglik.

20 Eylül 2020

Öne Çıkanlar

Salvador Dali'nin Belleğin Direnci Ese..Laura Thomson
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tolga Yazıcı

4 Nisan 2025

Kömür Karası

“Huhuu sana diyorum” diyor.“Dalmışım, kusura bakma” diyorum.“Bunu hep yapıyorsun, sıkıldıysan söyleyebilirsin” diyor.“Sen de mi?” diyorum.“Benim gibilerden çok var herhalde” diyor.“Neden kendini bu kadar değersizleştiriyorsun” diyorum.“Yahu insanın algısı kendi ismine bilmem kaç derecede..

Devamı..

Kendinizi Değil Toplumu Değiştirin

K. Fitzpatrickis

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024