Etkisinden uzun süre sıyrılamadığım büyük eserler hakkında konuşmak benim için derin bir tutkudur. Sayfaları arasında kaybolmayı sevdiğim eserlerin bir kısmını, aşağıda, birer cümle ile konuşmak istedim.
Anayurt Oteli: Yusuf Atılgan ölüme bile saygıyla yürütür Zebercet’i.
Anlatı Ormanında Altı Gezinti: Umberto Eco, bir hikâyeye nasıl başlanmaması gerektiğini okur ve yazara bu kitapta öğretir.
Bir İdam Mahkumunun Son Günü: Bazı eserleri konudaki büyüye kapıldığımızdan, bazı eserleri gösterilen işçiliği sezdiğimizden, bazı eserleri ise belki sonu bu sefer değişir umudu ile tekrar tekrar okuruz. Bir İdam Mahkumunun Son Günü’nü, belki sonu sefer değişir düşüncesiyle, yıllardır, tekrar tekrar okurum.
Budala: Biz okuru Dostoyevski’ye bağlayan şeyin yoğun olay örgüsüne atılmış çılgın kahramanlar ile bütün bu yoğunluk ve çılgınlığı şaşmaz bir matematikle dizginleyen Dostoyevski’nin kalem gücüdür diyebilirim.
Büyük Umutlar: Bize iyiliği bu denli anlatmayı başarabilen daha büyük bir kitap tanımıyorum.
Cehenneme Övgü: Gündüz Vassaf büyüleyici bir zekâ, muzip bir hayalperest, şaşırtıcı derecede cesur…
Doğu'da Seyahat: 1843’te İstanbul’a ayak basan Nerval Doğu’da Seyahat adlı eserinde İstanbul’un masalını görür, İstanbul’a has üslubun ölmeye başladığını da.
Doktor Faustus: Müziği resme dökebilir misiniz? Thomas Mann Doktor Faustus adlı devasa romanında bunun formülünü kelimelere döküyor. Thomas Mann’ın Doktor Faustus’u bir baş yapıttır: Ne tam bir roman ne de tam bir denemedir; çok daha fazlası, Thomas Mann dehasının zirvesidir.
Duygusal Eğitim: Pek az romanda kelimeler böylesine kanatlanır, üslupsa düz bir zeminde adeta bir misket gibi yuvarlanır.
Faust: Faust’un günahı Mefisto kapıyı çalmadan önce başlar!

Görünmez Kentler: İtalo Calvino Görünmez Kentler’de yaşamaya mahkûm olduğumuz dünyanın duvarlarında gedikler oluşturarak biz okura bir ikinci yaşamın kapılarını aralar.
Huzur: Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur’u Türklerin son birkaç yüzyılda yaptığı en büyük işlerden biridir.
İlahi Komedya: İlahi Komedya biz okurda, sayfaları arasında dolaştıkça hayatın bütün sırlarının orada olduğu duygusu uyandırır. Dante bütün şairlerin en bilinçlisi, en kusursuzudur.
İnce Memed: İstanbul şehrinde bir ömür sarı sıcağı düşleyen, sarı sıcağı anlatan Yaşar Kemal, biz okurlarıyla birlikte Homeros, Tolstoy ve Don Kişot’un yazarı Cervantes’i de Anadolu’nun en büyük destanına davet eder.
Kelimeler ve Şeyler: İçeriye bir avuç bakırla girip oradan bir sandık mücevherle çıkabilirsiniz.
Kolera Günlerinde Aşk: Marquez okumak bir günde alacağınız yolu üç güne çıkarır, ama okunanı ömür boyu kafanızda gezdirir.
Muhteşem Gatsby: Muhteşem Gatsby'nin birinci yarısında büyük bir roman okuyacağınıza dair inancınızı sarsmazsanız, romana devam edebilir ve böylece ikinci yarıda hayatınızın en iyi romanlarından birini okumuş olursunuz.
Odun Kesmek: Orada hem Dostoyevski’nin "yeraltı adamı"nı, hem Thomas Bernhard’ın şiddetli ama haklı takıntılarını, hem de kendi özel dertlerimizi buluruz. Bernhard’ın Odun Kesmek’te yaptığı şey, kendini dev aynasında gören bir avuç insanın bütün çirkinliğini sayfalarına kusmaktır.
Sefiller: Sefiller bizi ağlatmayı başarabilen ilk roman olmalı.
Ses Taklitçisi: Thomas Bernhard Ses Taklitçisi’nde upuzun cümlelerle kurulu kısacık hikâyeler alır kaleme, ama kocaman romanlardan daha çok şey anlatır bize.
Parma Manastırı: Stendhal Parma Manastırı’nda 19. yüzyıl Fransa’sının, sarayın ve aristokrasinin bütün şifrelerini, orada dönen entrikaları ve çöküşü hazırlayan nedenleri büyük bir başarıyla sıralar.
Usta ve Margarita: Bulgakov roman sanatını bir sinema şölenine dönüştürür.






