Büyükannesinin İstanbullu olduğunu ve çocukluğunda ona çok anlattığını ancak fırsat bulup gelemediğini anlatmıştı. Merak ettiği bu şehri ancak 88 yaşında görebilmişti.
Uzun yıllar Fransız reklam dünyasında desinatör olarak çalışmış olan Ermeni asıllı desinatör ve karikatürist Edmond Kiraz’ın yaşamında, New York’ta Hugh Hefner ile tanışınca yepyeni bir perde açılmıştı.
Ünlü Playboy erkek dergisinin yaratıcısı ve sahibi olan Hefner (1926-2017) hemen hemen bütün Amerikalılar gibi Parizyen kadınların hayranıydı ve şimdi karşısında yetenekli bir çizer vardı. Kiraz’ın onunla dostluğu böyle başlamış ve Hefner’in 2017’de ölümüne kadar da sürmüştü. Playboy dergisinin her sayısında bir tam sayfa Parizyen Kızlar karikatürü Kiraz tarafından çiziliyordu.
Kiraz ile benim tanışıklığımsa Madame Figaro dergisinin her sayısına bir sayfa “üçüzler” karikatürü çizen Nichole Lambert sayesinde oldu. Kiraz’ı biliyordum ama Paris’te yaşayan bir sanatçı olduğunu bilmiyordum.
Lambert’in İstanbul Baraz Galerisi’nde açılacak olan sergisi için kızım Roxane adına atölyesine ilk gittiğimde, “Eğer desen sergilerini seviyorsanız Kiraz ile de konuşun, zor adamdır ama önemlidir,” demişti.
Kiraz, Cüneyt Ayral ve Roxane ile.
Lambert ile Kiraz çok eski dosttular, bana telefon numarasını o vermiş ve aradığımda kendisinden aldığımı söylememin sakıncası olmadığını belirtmişti. Öyle yapmıştım. Kiraz’ın Paris’te Bulvar Raspail’daki evine ilk gittiğimde beni yaşlı ve keyifli bir sanatçı karşılamış ve İstanbul’da bir sergisinin açılmasına derhal karşı çıkmıştı.
Açılacak olan serginin Lambert’in sergisi ile aynı zamanda ve aynı salonda olacağını söylediğim zaman biraz yumuşamış ve düşüneceğini söylemişti. Bu onun çok eski arkadaşıyla birlikte olabileceği yeni bir fırsat olabilirdi.
Kiraz’ın evine bu kez açılacak olan ikili serginin küratörü Roxane ile birlikte gittik. Sanatçının sergiyi hemen kabul etmesinin sırrını ancak Roxane bilebilir, çünkü Kiraz ile harika bir dostluk kurmuşlar, ardından açılacak olan sergiyi şampanyalar içerek kutlamışlardı.
Sergi öncesindeki üçüncü ziyaretimizde, aramızda ünlü fotoğraf sanatçısı Koray Erkaya ve o dönemde birlikte çalıştıkları fotograf sanatçısı Mert Şen de vardı. O gün Kiraz’ın evinde pek çok fotoğraf çekildi. Sohbetler ve çalışmaları kayıt altına alındı.
20 Ocak 2011 günü İstanbul’da Yahşi Baraz’ın sahibi olduğu Baraz Galerisi’nde Nichole Lambert ve Kiraz’ın sergileri açıldı. 6 Mart’a kadar süren serginin açılışına Kiraz gelebildi ancak Lambert ani rahatsızlığından ötürü İstanbul yerine Grenoble’da hastahaneye gitti.
Dev boyutlu eserlerin sergilendiği bu şanlı serginin ardından Kiraz’ı İstanbul’un bilinen bir Ermeni lokantasına götürmüştüm, orada bana büyük annesinin İstanbullu olduğunu ve çocukluğunda ona çok anlattığını ancak fırsat bulup gelemediğini anlatmıştı. Merak ettiği bu şehri ancak 88 yaşında görebilmişti.

Mart 2011 de biten serginin eserlerini dev bir çanta içinde Paris’e ben götürmüştüm ve onun adından Kiraz ile dostluğumuz devam etmişti.
2018 yılında evine kahve içmek için uğradığımda boynumdaki beyaz fuları evine unutup çıkmıştım. O gün Kiraz çok yorgundu, unutkanlıkları başlamıştı ama İstanbul sergisini ve Roxane’ı hiç unutmamış, sormuştu.
Sık sık önünden geçtiğim Bulvar Raspail’daki evine her seferinde uğrayıp beyaz fularımı geri almayı düşündüysem de cesaret edemedim, çünkü Kiraz’ı her zaman o günler yüzü, heyecanlı ve sevecen haliyle anımsamak istedim.
11 Ağustos 2020 günü onun ölüm haberini aldım. 17 Ağustos günü Paris’in ünlü mezarlığı Pere Lachaise’de yakılarak defnedildi.
Kiraz ardında binlerce sayfa Parizyen kızlar karikatürü ve yüzlerce tuval bıraktı, basılı pek çok eseri var.
25 Ağustos 1923’te Kahire’de doğmuştu, 17 yaşında siyasi karikatürler çizerek bu dünyaya katılmıştı, 1959’da o yılların önemli dergisi Jour de France’da çalışmaya başlamıştı ve parizyen kızlarını ilk defa burada çizdi. 1970 yılında Playboy’da çizmeye başladı. Ardında bıraktığı 14 basılı albümü var.
Paris









