Robert Musil'den Ahmaklık Üzerine
1 Mayıs 2018 Hayat İnsan Liste

Robert Musil'den Ahmaklık Üzerine


Twitter'da Paylaş
0

Robert Musil, Avusturyalı romancı, hikâyeci ve deneme yazarı, yirminci yüzyılın en önemli romancılarından ve roman türüne özgün katkıları kuşku götürmez yazarlarındandır. Başyapıtı Niteliksiz Adam yarım kalmasına rağmen James Joyce’un Ulysses ve Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde adlı dev eserleriyle birlikte modern romanın zirvesini oluşturur.

1 Edebiyatın içine doğan biri, gözlerini açar açmaz, tarifi pek zor bir direnişle karşı karşıya bulabilir kendini, üstelik bu direniş her kalıba girebilecek gibi görünür: Kişisel tarzda olabilir bu kalıp, örneğin hesaplanamayacak kadar uzak mesafelerden nişan almaya alışıkken, şimdi hedefi tutturamayan atışlar yapan bir edebiyat tarihi profesörünün vakur tavrı gibi; yaygınlaşmış, genel bir kalıp da olabilir, örneğin, Tanrı bizim için zor anlaşılır himmetiyle, insanın dilini sesli filmlerin yapımcılarına da bahşettiğinden bu yana, eleştirel yargının yerini ticari yargıya bırakması gibi. Ben daha önceleri şu ya da bu vesileyle benzer durumları birkaç kez anlatmıştım; ama aynı listeyi tekrarlamanın ya da tamamlamanın gereği yok (hatta görünüşe bakılırsa, bugün her yerde gördüğümüz büyüme eğilimi dolayısıyla mümkün de olmazdı bu); kesin sonuç bağlamında şunu vurgulamak yeterli: Bir halkın sanat duygusundan uzak ruh hali kendini sadece kötü dönemlerde ve kaba bir biçimde dışa vurmaz, iyi dönemlerde de, her biçimde de yapar bunu, öyle ki baskılar ve yasaklamalar, fahri doktorluktan, akademik atamalardan ve ödüllerden sadece derece itibariyle farklıdır.

2 Ben, sanatseverliğiyle övünen bir halkın sanata ve ince ruhluluğa karşı bu çok yönlü direnişinin ahmaklıktan başka bir şey olmadığını varsaymışımdır hep, belki de ahmaklığın özel bir türüdür, sanat ahmaklığıdır, hatta belki duygu ahmaklığıdır; her hâlükârda bu ahmaklık kendini öyle bir biçimde ifade eder ki sanki bizim ince ruhluluk dediğimiz şey aynı zamanda güzellik budalalığıdır; bu fikrimden vazgeçmek için bugün de fazla neden görmüyorum. Kuşkusuz, sanat gibi tam anlamıyla insani bir arzuyu çirkinleştiren her şeyin suçunu ahmaklığın üzerine yıkamayız.

3 Ahmaklığın bizi hem utanç verici hem de muazzam bir şekilde nasıl hükmü altına aldığını, güvendikleri birinin bu canavarın adını anmaya hazırlandığını işitir işitmez pek çok kişinin işbirliği yaparcasına, güler yüzle, şaşırmış gibi görünmeleri ortaya koyabilir. Bu deneyimi ilk başlarda sadece kendimde yaşamadım, ahmaklık üzerinde benden önce çalışanları ararken dikkat çekecek derecede az sayıda kişi buldum; ama anlaşılan akıllılar akıllılık üzerine yazmayı yeğliyorlar!

4 Ahmaklığa dair konuşacak ya da bu tür bir konuşmadan yararlanmak isteyecek herkesin, kendisinin ahmak olmadığını varsayması gerekir; dolayısıyla kendini akıllı saydığını ilan etmek durumundadır, oysa böyle bir şey yapmak genellikle ahmaklık işaretidir! İnsanın akıllı olduğunu herkese ilan etmesinin neden ahmaklık sayıldığı sorulunca, ilk başta, sülalemizin ilk temsilcilerinden kalma bir tabaka ev tozuyla kaplanmış gibi görünen bir yanıt gelir akla, çünkü bu yanıt, kendini akıllıymış gibi göstermenin daha temkinli bir davranış olacağı şeklindedir.

5 Pek çok kişi, hem ahmak görünme hem de saygınlığına zarar gelmesi korkusundan kendini akıllı saya, ama bunu dile getirmez. Bundan söz etmek gereğini hissederlerse, dolaylı yoldan söylerler, örneğin kendileri hakkında konuşurken, “Ben başkalarından daha ahmak değilim,” derler. Daha tercih edilen bir yol, olabildiğince tarafsız ve nesnel bir tavırla şöyle demektir: “Normal bir zekâya sahip olduğumu söyleyebilirim sanırım.” Bazen de kendi zekâmıza duyduğumuz güveni dolambaçlı bir yoldan belli ederiz, örneğin şu sözde olduğu gibi: “Kendime güldürmem!”

6 Bilindiği gibi, kibirli davranıştan uzak durulmasının tek nedeni, ahmakça olabilmesi değil, görgü kurallarına da uymamasıdır. “Kendini öven kendine kötülük eder” diye bir özdeyiş vardır; palavra atmak, durmadan kendinden söz etmek ve övünmek sadece aptallık değil aynı zamanda münasebetsizliktir de. Eğer yanılmıyorsam, yukarıdaki nedenle ihlal edilen görgü kuralları, temkinli ve mesafeli olmanın da şart koştuğu çok çeşitli kurallardan biridir; bu kuralların amacı, aşırı özgüvenimizi korumaktır, ancak karşımızdakinin de aynı bizim kadar aşırı özgüvenli olacağını unutmamalıyız.

7 Ahmaklık kavramının çerçevesi düzgün biçimde ortaya çıkacaksa, her şeyden önce, ahmaklığın sadece ve öncelikle anlama gücü noksanlığı olduğu yargısını yumuşatmamız gerek;  daha önce de değindiğimiz gibi, ahmaklık hakkındaki en genel fikrimiz, onun, çeşitli bedensel ve zihinsel faaliyetler sırasında yetersiz kaldığıdır. Bu konuda bizim memleketimizde çok anlamlı bir örnek vardır, ağır işitmeyi yani bedensel bir kusuru tanımlamak için derisch ya da terisch derler, herhalde aslı törisch’tir (sağır). İnsanlar birini ahmaklıkla suçlarken tam da bu sözcükleri kullanırlar.

8 Akıllılık için en geçerli kavramı bulmak isteseydik, yapacağımız karşılaştırmalardan, örneğin beceriklilik kavramı çıkardı, o zaman da beceriksizce yapılan her şeye kimi zaman ahmakça da denebilirdi; ama aslında, bir ahmaklıkla ilişkili olan beceriklilik, kelime anlamıyla akıllılık diye nitelenmediği sürece de durum aynıdır. Bu durumda hangi becerinin ön planda bulunarak akıllılık kavramıyla ahmaklık kavramını aynı anda kendi içeriğiyle doldurduğu, kişinin yaşam biçimiyle ilgilidir. Kişinin kendini güvensiz hissettiği zamanlarda kurnazlık, güç, duyu keskinliği ve bedensel beceri, akıllılık kavramını şekillendirir.

9 “Ahmak” sözcüğüne kökten bağlı olduğu düşünülen genel anlamdaki beceriksizlik fikrinin -hem her konuda beceriksizlik hem de her türlü beceriksizlik- gerçekten etkileyici bir sonucu var, o da şu ki, “ahmak” ve “ahmaklık” sözcükleri genel anlamdaki beceriksizliği simgelediklerinden, hangi kelime özellikle vurgulanmak isteniyorsa onun yerine kullanılır. Birbirini ahmaklıkla suçlamanın bugün muazzam yaygın olmasının nedenlerinden biri de budur.

10 Günlük hayatta, birine ahmak dendiğinde genellikle “kıt akıllı” olduğu kastedilir. Ancak çeşit çeşit zihinsel ve ruhsal anormallikler de vardır; doğuştan kusursuz bir aklı bile bunlar o kadar engeller, bozar ve yanıltır ki bütünüyle bakıldığında bu durum ancak “ahmaklık” kelimesinin uygun düşeceği bir yöne doğru gider. Demek ki bu kelime, temelde birbirinden çok farklı iki ayrı türü içeriyor: Birincisi, dürüst ve basit bir ahmaklık, ikincisiyse, biraz çelişkili olacak ama, zekâ işareti olan ahmaklık. İlk türün temelinde kıt bir akıl yatar, ikincisi herhangi bir şeye oranla kıttır, k, böylesi çok daha tehlikeli olandır.

Kaynak: Robert Musil, Ahmaklık Üzerine, Çeviren: İlknur Özdemir, Kırmızı Kedi, 2017


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR