Muğla'nın Köyceğiz İlçesinde yer alan Sandras Dağı'nda patlatmalı yeraltı krom ocağı ve maden arama projelerine son verilmesi isteniyor.
Sandras'ı Koruma Platformu tarafından yapılan bir açıklamayla Sandras Dağı ve Ortaca bölgesindeki Çaylı, Gölbaşı köylerinde ve Köyceğiz, Akyaka, Pınarköy bölgelerindeki patlatmalı yeraltı krom ocağı ve maden arama projelerine Muğla Valiliğinin verdiği "ÇED gerekli değildir" kararı iptali ve yürütmenin durudurulması için dava açıldığı belirtilerek, "Sandras dağı, su kaynakları ,toprağı, barındırdığı tüm endemik ve çoğu tehlike altında olan bitki ve hayvan biyomları ile bölgemizin ana ve en önemli yaşam kaynağıdır. Bu bağlamda bölgedeki maden projelerinin bölgemize getireceği iddia edilen kamu yararı; bölge doğasının ve su kaynaklarının korunarak gelecek nesillere aktarılması, sosyo-kültürel yapının, kırsal yaşam alanlarının ve toplumsal huzurun korunmasıyla elde edilecek kamu yararından daha üstün değildir. Maden projelerinin varlığı dahi bölgede hali hazırda süregelen kamu yararına açık bir tehdit oluşturmaktadır" dendi.
Açıklamanın devamında şu görüşlere yer verildi: "Damla Madenciliğin Arama ve Patlatmalı Yeraltı Krom Maden Ocağı projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararının acilen yürütmesinin durdurulması,iptal edilmesi, Sandras Dağı eteklerindeki mevcut maden ocaklarının hemen durdurulması, tahrip edilen alanların düzeltilmesi ve yeniden ağaçlandırılması, Sandras Dağı'nda maden dahil telafisi mümkün olmayacak doğa tahribatına sebebiyet veren tüm faaliyetlerin durdurulması, yeni talepler ve kapasite artırım talepleri için "ÇED olumsuz" kararı verilmesi ve izinlerin iptal edilmesi, Anayasanın 59. ve 169. maddelerinin gözetilmesi, Türkiye'nin de taraf olduğu BERN sözleşmesine uyularak Sandras bölgesi içerisindeki Orman bakanlığınca koruma altına alınan yaban hayatın fiili anlamda da korunma altına alınması, Kartal Gölü Tabiatı Koruma Alanı"nın Gökçeova Gölü de dahil olacak şekilde genişletilerek, Sandras Dağı'nın tamamı ve etki alanındaki çevresinin koruma altına alınmasıdır."

Daha Önce Sandras'ta Ne Olmuştu?
Muğla’nın Ortaca ve Köyceğiz ilçeleri arasında yer alan Sandras Dağı’nda Damla Madencilik tarafından yapılması planlanan patlatmalı yer altı krom ocağı projelerine Muğla Valiliği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü temmuz ayında “ÇED gerekli değildir” kararı verildi.
Projelerine verilen “ÇED gerekli değildir” kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması için bölge halkı ve Sandras’ı Koruma Platformu dava açtı. “ÇED gerekli değildir” kararının hukuksuz olduğunu ifade eden Sandras’ı Koruma Platformu Sözcüsü Neşe Yüzak, “Karara karşı tüm yaşam savunucularını ve vicdan sahibi halkımızı Çiçekbaba’nın, yaşayan ormanların, suyun, toprağın ve binlerce canlının meskeni Sandras ile dayanışmaya çağırıyoruz” dedi.
Sandras'ı Koruma Platformu Sözcüsü Neşe Yüzak
Maden araması yapılacak alanların tamamının orman arazisi vasfında olduğunu hatırlatan Neşe Yüzak, “Maden alanlarına en yakın yerleşim yeri 50 metre mesafede Gölbaşı Mahallesi, ikinci en yakın yerleşim yeri ise 140 metre mesafede Çaylı Mahallesi’ne ait hanedir. ÇED İnceleme Alanına en yakın korunan alan 10,7 kilometre batı istikametinde yer alan Muğla Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’dır. Ayrıca 20 kilometre Güneybatı istikametinde Marmaris Milli Parkı ve 27,6 kilometre kuzey-kuzeydoğu istikametinde Kartal gölü Tabiat koruma Alanı yer almaktadır” dedi.
Neşe Yüzak, “Sandras’ı Koruma Platformu olarak, doğamızı ve yaşam hakkımızı sistematik bir biçimde tehdit eden sermaye ve rant açlığına karşı, sürdürülebilir bir ekosistem için yaşam mücadelemize devam ediyoruz. Sandras dağı, su kaynakları, toprağı, barındırdığı tüm endemik ve çoğu tehlike altında olan bitki ve hayvan biyomları ile bölgemizin ana ve en önemli yaşam kaynağıdır. Maden projelerinin varlığı dahi bölgede hali hazırda süregelen kamu yararına açık bir tehdit oluşturmaktadır” diye ekledi.
Gökçeova Göleti
Ekosistemin Korunması Anayasal Haktır
Doğa Derneği'nin yapmış olduğu araştırmalarda bölgede 63 bitki taksonu ÖDA (tehlike altındaki biyolojik çeşitlilik) tek bir arada gözleminin Sandras, namı değer Çiçekbaba Dağı’nda bulunduğuna dikkat çeken Neşe Yüzak, “Akdeniz biyomuna özgü ve dar yayılışlı Lacerta oertzeni kertenkelesi, yine Akdeniz biyomuna özgü ve ülkemize endemik büyük esmer (Maniola megala) ile nesli bölgesel ölçekte tehlike altında olan karagözlü mavi kelebek (Glaucopsyche alexis) de bölgede tehlike altındaki diğer türler arasında. Sandras ekosisteminin bütünlüğü ve korunması Anayasal hak ve sorumluluğumuzdur” dedi.
“14 yıl sürecek maden projesi için, milyonlarca yılda oluşmuş bitkisel toprak 54 dönümlük proje alanından 5 ay boyunca saatte 16 ton olmak üzere sıyrılacak ve canlılığını geri dönülemez şekilde yitirecektir” diyen Yüzak, ÇED raporunun mutlaka gerekli olduğuna vurgu yaptı.
Yeraltı Suları ve Su Kaynakları Tehlike Altında
“Damla Madencilik proje tanıtım dosyasında kümülatif etki değerlendirmesi, kapsamlı ve gerçekçi bir çevresel ve hidrojeolojik değerlendirme yapmamış ve Proje Tanıtım Dosyasında belirtilen çevresel incelemeleri literatürün ötesine geçmemiştir” açıklaması yapan Neşe Yüzak, Jeoloji Yüksek Mühendisi Tıbbi Jeoloji uzmanı Dr. Eşref Atabey’in raporuna göre; proje alanı dahilinde Gölbaşı ovası beslenim alanının, Kocabel ve Sıtma derelerinin, Karanlık derenin madensel atık ile kirlenme riski altında olduğunu hatırlattı.
Yüzak, proje tanıtım dosyasında belirtilen 14 yıl boyunca, yılda 34,6 ton dinamit patlatmasının ise kaya kütlesi yapılarını bozacağını ve yer altı su yollarını değiştirerek azaltacağı ya da tamamen kurutacağının da Atabey’in raporunda yer aldığını söyledi.
Anıt ağaçlar ormanıyla kuşatılmış Sandras Dağı.
Ormanlar Hukuksuzca Ranta Açılıyor
Neşe Yüzak, “Çevresel tahribatın günümüzdeki hissedilebilir ve ölçülebilir etkilerine rağmen, TEMA vakfı raporlarına göre; Muğla ormanlarının yüzde 33'ü ihale ruhsat alanlarına, yüzde 19'u işletme ruhsat alanlarına, yüzde 13'ü arama ruhsat alanlarına tahsis edilmiştir. Toplamda orman alanlarının yüzde 65’inin hukuksuzca ranta açıldığı açıkça görülmektedir. Maden projesinin gerçekleşmesi durumunda 11 bin kızılçam ağacı kesilecek, bölgedeki canlılar da yok olacaktır” dedi.
ÇED Gerekli Değildir Kararı Hukuksuzdur
Sandras'ı Koruma Platformu sözcüsü Neşe Yüzak son olarak şunları ekledi: “Bizler Sandrası Koruma Platformu olarak doğal habitat, flora fauna ve ekosistemin tümüne zararlı olan, toprak yapısını, bölge tarım ve hayvancılık faaliyetlerini, su kaynaklarını tahrip eden ve 1. grupta sınıflandırılan kesin kanserojen asbest salınımı sebebiyle insan sağlığını tehlikeye atan patlatmalı krom madeni projelerine Muğla Valiliğince verilen ÇED gerekli değildir kararını hukuksuz buluyor ve bu karara karşı bölge insanımızın açtığı davaları destekliyoruz. Tüm yaşam savunucularını ve vicdan sahibi halkımızı Çiçekbaba’nın, yaşayan ormanların, suyun, toprağın ve binlerce canlının meskeni Sandras ile dayanışmaya çağırıyoruz.”






