Sesler
13 Eylül 2019 Öykü

Sesler


Twitter'da Paylaş
0

Saklandığım yerin dışından sesler artıyor. Sanırım ev sallanmaya başlıyor. Ev yıkılmış da beni yıkıntılar arasında unutmuşlar gibi. Herhangi bir kurtuluş yolu yok. Çaresizce ölümü bekliyorum bu kuytu yerde. Tuhaf bir gece geçirmiştik ev halkı olarak. Akşam yemeği yerken beklenmeyen bir misafir huzurumuzu bozmuştu. Hiç olmamış gibi davranarak unutmaya çalıştığımız bir olayın açık bir şekilde hatırlanmasına sebep olacak bir misafirdi gelen. Kimse açıkça ifade edemese de ailedeki her ferdin gözlerindeki ortak telaş ve huzursuzluk bakışı içimizden geçenleri açığa çıkartmaya yetiyordu. Özellikle benden bir küçük kardeşim hem tedirgin hem öfkeli bakıyordu karşısına oturmuş bu misafire. Sesler giderek artmaya başlamış, diğer odalara gitmeye korkuyordum. Bu gelen misafir de kimdi? Tanımıyorduk. Tanımıyor olmak için hiç görmemiş olmak yetiyor muydu? Tuhaf olan tanımamıza rağmen misafir ile ilgili her şeyi biliyor olmamızdı. Bizdeki gerginliğe nazaran, gelen misafir sanki eğleniyor gibiydi. Mutluydu ve bu anın keyfini çıkarıyordu. Elbette rahatsızlık verdiğinin farkındaydı. Bu şehre yıllardır gelmemesinin sebebi karşısında oturan bizlerdik. Ailesiydi. Ailemin onu buradan, aileden ve toprağından uzak tutmak için uyguladıkları planlar yüzünden gelememiş bu eve, varlığının varlığının doğduğu bu topraklara. Yalnızca annemin gözlerindeki tedirginliğinin yanında sevgi ilave olmuştu. Belki de sadece o mutlu olmuştu gelen misafire. Senelerdir görmediği oğlu, ilk göz ağrısı çıkıp gelmişti işte. İçimdeki güç beni oturduğum yerde, oradan oraya sürükleyip duruyor. Bu odadan çıkmam lazım. Gidemiyorum bir türlü, salonun ortasında kocaman bir delik görüyorum. Bu delik yüzünden diğer odalara gitmem mümkün değil. Kara delik yanı başımda. Kimsenin duyamayacağı kadar alçak tonda bir ses çıkarıyorum. Delikten aşağıya bakıyorum, derinliği hakkında en ufak bir bilgim yok. Pencereden dışarıya bakmak istiyorum ama henüz o cesaret oluşmadı bende. Kafamı kaldırıp masada oturan misafirle göz göze geliyorum o an. Yaşlanan belleğinde sanırım eski günler yeşermeye başlamıştı. Cevabından korktuğumuzdan olsa gerek misafire bunca yılın ardından buraya neden geldiğini soramadık tabii. Yemek faslı son bulunca annem, misafir ve ablam oturma odasına geçtiler. Ben olduğum yerdeydim hâlâ ve sesler hiç durmadan yükselmeye devam ediyordu. Sofra olduğu gibi bırakılmıştı. Muhtemelen benden küçük kardeşimin kafasından şunlar geçiyordu; ceviz kabuğunu doldurmayacak kadar olan topraklarımıza bunca sene ortalıkta olmayan bu misafir de mi ortak olacaktı? Asla kabul etmeyecekti bu misafirin varlığını. Haliyle annem anlam verememişti kardeşimin neden bu kadar korktuğunu. Misafirin geliş sebebi belki de bizi ya da memleketini özlemiş olmasıydı. Hasret giderip geldiği yere tekrar dönecekti. Kardeşimin endişe ettiği şey ise misafirin sadece intikam almak için geri geldiğiydi. Annem yan odada hasret gideriyordu oğluyla. Biliyordum ki misafir hakettiğini almak veya kardeşimin dediği gibi intikam almak için gelmemişti. Kaç dakika olmuştu hâlâ kalkamamıştım oturduğum bu masadan. Delik gittikçe genişliyor ve beni sessizliğine çekmeye çalışıyor. Ev sallanmaya devam ediyor hâlâ. Misafirin tek isteği, doğduğu bu evi bu toprakları görmekti. İsteklerini hemen açıklamayı düşünmüyordu sadece. Yıllardır onu buradan ve geçmişinden uzak tutmak isteyen bizlere tedirginlik ve huzursuzluk vermek istiyordu. Ve başarmıştı da. “Neden geldin buraya, haydi söyle!” bakışları misafire inanılmaz zevk veriyordu. Misafirin tek isteği doğduğu toprakları son bir defa görmekti. Bunları anlatırken gözlerimizden yitip giden tedirginliğin birden mutluluğa dönüştüğünü izlememek sanırım misafir için çok garip olmuştur. Ailesiydi bunlar oysa sadece dışardan gelen bir misafirdi onlar için. Tüm bunlar olurken sanki kendi aralarında fısıldaşıyorlarmış gibi hissediyordum. Yakın ama salondaki delik yüzünden sanki kilometrelerce uzak gibiler. Bilmiyorum. Hemen kalkıp bu çukurdan uzaklaşmalıyım. Dışarıya atmam gerek kendimi. Sesler kulağımı patlatacak seviye ulaşmış durumda. Çıkmalıyım buradan.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR