Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

9 Temmuz 2017

Edebiyat

Sessizlik Büyür, Büyür

Şükrü Erbaş

Paylaş

47

0


Şükrü Erbaş                                                                                                       Yazının yazgısı mı? İnsan en gizlisini, en dokunulmazını, en özelini yazar. Bunun dışında kalmış tek bir satır gördün mü? Kâğıt, kalem ve senden başka tanrısı olmayan bir yalnızlığı, göğüs kafesinde hohlayıp ısıttığın bir yalnızlığı, ürpere çırpına sabaha çıkardığın bir yalnızlığı, yarasını hiç bilmediğin, belki de yarası olmayan insanlara, “bak, bu yara senin de yaran” diye sunarsın. Sonra binlerce ayak, binlerce göz, binlerce ses, senin o has bahçende saygılı, hoyrat dolaşmaya başlar. Haz ve korku, incinme ve gönenme, çoğalma ve azalma, pişmanlık ve ısrar... hemen eşiğin üstünde... Eşikten sadece şiir geçmez. Sen de geçersin. Gider konuşursun. ‘Bir şiir ne zaman başlar ne zaman biter; bir kitap ne zaman; nasıl karar verirsiniz?’ Harfe dönmüş, uğultu olarak kalmış, gölgelenmiş, ışımış binlerce ayrıntının, aklındaki binlerce düğümünü anlatacaksın? Kalbiniz bilir, dersin usulca. Sezgileriniz fısıldar. Okuduğunuz şiirlere bağlıdır biraz da bu. Dinlediğiniz müziklere. Gözyaşlarına. Alın çizgilerine. Şiirin vardığı yer kadar bu sözlerin vardığı yer de gölgelidir. Soran susar, sen susarsın. ‘Kirpikler sizin tek harfiniz sanki. Öyle çok kullanıyorsunuz ki...’ Önüne bakarsın. Bilmiyorum, dersin gülümseyerek. Gözler, ısrarla yüzünde. Çaresiz başlarsın. İnsan yüreğinin eşiğidir, dersin. Hançeri anımsatır. Çocuk beşiğidir. İnsanın gözlerini binlerce boncuğa çevirir. Darağacıdır. Sonra ırmak boylarındaki kavak ağaçlarından söz edersin. Uzaklardan, güneşli ya da gölgeli bir ufuktan, kederli bir arzudan, al yeşil bir hevesten... bir daha susarsınız... Bir soru daha çınlar şiirin derinlerinden... isimler, isimler, isimler... aslında soru değildir. ‘Sesiniz nereleri dolanır gelir, kimler yaşar sizde?’ Mahcup ve gururla başlarsın: bütün o isimler, benim hayatımı, duygularımı, hayal gücümü, fiziğimi, kimyamı oluşturan tanrılarımdır. Uzaklardan gelip uzaklara giden sözlerimdir. “Ben burada yoğ iken” şiirimi yazanlardır. Her biri bir başka ‘ben’dir. Döner döner bakarım. Bakarım ki kimse bir yere gitmemiş. Başımın üstünde duruyorlar. En başa döner söz, unutulmuş gibi: ‘nasıl başladınız?’ Sıkıntın katlanır. Mazlumla çok erken tanıştım, dersin. Masallarla çok erken. İnsanın cehennemiyle erken. Gözyaşı götürdü beni harflere. Alın çizgileri götürdü. İnsanın yalnızlığından utandım. Taşların, yaprakların, böceklerin sonsuzluğu önünde ürperdim. Yazdım. Sonra yazdıklarımla hayata baktım. Başkalarını sevecek, onurumu koruyacak, yaşadığımı hak edecek başka bir şeyim olmadığını anladım. Sessizlik büyür, büyür... 2016 / 2017
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Naziler Niçin Bayeux Duvar Halısının P..M. Horton-Insch
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hülya Duman

25 Temmuz 2025

Bir Zamanlar Yugoslavya, Balkan Dramı ..

Hülya Duman: Daha gerilerden sürüklemek istiyorum süreci. En başa, Yugoslavya’nın nasıl kurulduğuna, 1918’e gidelim isterim.             İrfan Kaya Ülger:1.Dünya Savaşı’ndan sonra imparatorluklar tasfiye edildi. Fransız Devrimi’nin ürünü olan..

Devamı..

Bipolar Fısıltılar

Tuğçe Vural

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024