Isıtma kutusunda suyu uçurulmuş çorbaları kemirip duruyorum günlerdir. Kendine zarar veren bedenler var sülalede.
Kamar kanımı soğurup çeşme suyuyla karıştırıyor. Çalkalayıp basıyor tekrar damara.
Huzurlu değilim. Deprem bekliyorum.
Parçalanmış kalçamı kimler tutkallayacak?
Paul Simon' ın 60 sene önce attığı düşeş, 6+6=12, son kullanma tarihi olmayan bir başyapıt.
Almancasını dinliyorum boyuna: İm Klang Des Schweigens.
Otacı ekmeği yasakladı.
Otacı, bir davar diyeti dayatıyor dört aydır.
Müsaadeli nimetler: roka, salatalık, marul, ıspanak.
Aşklarımı gözden geçiriyorum inzivada.
Kütahyalı kızın olağanüstü kalçaları vardı. Kazaen külotunu görünce aklımı kurtaramadım bir daha.
Haldun, sana Lemiz' i ayarlayalım dedi. Turgutlu' da bağ evinde televizyon izliyorduk birlikte:
All The King' s Men. Burnett Guffey yüzünden gözümü ekrandan ayıramıyordum. Lemiz ayaklarını uzatmıştı. Baktım ikinci parmak başparmaktan daha uzun ve çok güzel. İkisinde de aynı. Ona da o sebeple âşık oldum. Ama sonra öğrendik ki iki oğlanı birden idare ediyormuş.
Aşı yaptıran gençler arasında ölenler var. Bize dokunmadı ama korumadı da.
Gülay hafif atlattı. Ben ofise kaçıp kapattım kendimi. Virüs olmadan da kapanıyorum zaten.
Selma Olcay isimli olçum, diabetten gidersin demeye getiriyor. Damarımdan şekersiz gazoz veriliyor. Ya da ona benzer bir şey. Karnımdan iki sefer iğne yaptılar.
Doğrular eğrileri götürmüyor; dünya şaşkın.
Vasiyetnamemi temize çekeceğim bu akşam. Hâlâ karbon kâğıdı kullanıyorum.
Sedat' a vereceğim bir kopyasını. Babasının kasasında saklasın.
Gülay' a güvenmiyorum; kremasyon dileğim yüzünden belgeyi yok edebilir.
Apartmandaki cadılarla görüşmeyi sürdürüyor.
Cüce Kleo' nun saç kurutma aleti bozulmuş; Muammer' e yalvarıyormuş tamir ediver diye.
Yarın iki maske takıp çarşıya çıkacağım. Parçalanmış dizimi kim tutkallayacak?
Deprem bekliyorum yalnız kaldığım zaman. Huzurlu olmakta zorlanacağım bir döneme giriyorum galiba.






