Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Şubat 2024

Kitap

Soytarı Kral ve Koşan Atlar

Nagihan Kahraman

Paylaş

0

0


Soytarı krallar ise yaptıklarının cezasını mutlaka bulacaktır.

"İnsan yaşamak için neye ihtiyaç duyar derken insanca yaşamaktan, hayatı tüm güzellikleriyle doya doya yaşamaktan bahsediyorum ben, sadece karın doyurarak gün savuşturmaktan değil." cümlelerinin geçtiği bir kitap düşünün, hem de bir gençlik kitabı... Çoğu kişiye uzak gelmeyecek bu yaşam hayali bir gençlik kitabının gelip merkezine oturuyor; Kralın Gülüşü'nde vücut buluyor. Çok eski zamanlarda geçen bir öyküyü anlatıyor bu eser ancak bir o kadar da günümüze hatta geleceğe değiyor ucu. Tarlalarda işçi olarak çalışan ve emeklerinin karşılığını alamayan bir karı koca, küçük yaştaki oğullarıyla birlikte köylerinden göç etmeye karar verirler. Daha doğrusu buna mecbur kalırlar. Bu, elbette hiçbiri için kolay değildir çünkü hem paraları hem de meslekleri yoktur. Ancak Alaz adlı çocuklarının geleceği için tüm zorlukları göze alan Piraye ve Aslan köylerinden Bolena adındaki "hayaller şehri"ne bir şekilde göç ederler.

2024'ün ilk günlerinde Genç Timaş’tan çıkan bu kitabı –Kralın Gülüşü– ile birlikte Haldun İlkdoğan'ın akademik kimliğinin yanında yazarlık hayatının yeni bir faslı da başlamış bulunuyor. Eser on bir yaş ve üzeri gençlere hitap ediyor ve türü fantastik olmakla birlikte eserin toplumcu gerçekçi özelliği de yadsınamaz. Haldun İlkdoğan'ın gençlere bu hacimli kitabıyla birçok bakış açısını kazandırmayı hedeflediği de aşikâr. Bunların en temelinde insan kaderini değiştirebilir mi? sorusu yer alıyor. Baştan sona bunu irdeleyen romanda Alaz adındaki çocuk bileğindeki doğum lekesinden ötürü doğduğu köyde "lanetli" addedilir. Büyücülerin ve lanetlerin kol gezdiği köyden ailesinin hayallerine ulaşmaları için Bolena'ya göçmeleri ile Alaz için de yepyeni bir hayat başlar. Şehrin merkezine uzak bir bölgedeki barakada hayatlarını sürdürmeye çalışan bu ailenin başına başlarda kötü işler gelir. Çünkü bu hayatta tutunmak kolay değildir. Zaman içinde kağıt toplama işiyle ekmek parası kazanmaya çalışan bu anne-baba, bir yandan zaman içinde çocuklarının çizim gücünü de keşfeder. İmkanları olmadığından hatta karınlarını bile zor doyurduklarından bu yeteneğin geliştirilmesi bir hayal gibi durmaktadır. Bir noktadan sonra hayatta tek başına kalan Alaz bunun da mücadelesini ayrıca verecektir.

haldun ilkdoğan

Yazarın kurduğu hayalîiBolena şehrinde vatandaşlık sistemi oldukça farklıdır. Herkesin yaptığı işlerde yükselebildiği bir rütbe sistemi uygulanmaktadır. Böylece insanın doğuştan ne olduğunun, hangi aileden geldiğinin dışında, "kendisi" olmasına ve yükselmesine imkân sağlanmaktadır. Hayata kâğıt toplayıcısı olarak başlayan bir gencin ressam olmaya uzanan serüveni fırsat eşitliği açısından incelenmeye değer. Köyden kente göç teması ile birlikte göçmen olma ve ait olunmayan yerin vatandaşlık haklarına ulaşma gibi izlekler de kurgunun içinde oldukça etkileyici şekilde anlatılıyor. Ailesinin köyde tarla işçisi olmasından mütevellit onun da bir "tarla faresi" olarak kalmasını isteyen birtakım engellerle Alaz'ın büyük mücadelesi de umut verici. Toplumsal sınıfta basamak atlama, Alaz'ın duygusal yüklerinin yanında maalesef dertlerinden sadece bir tanesi. Bunun beraberinde hayatta aile dışında insan arkadaşlarının da bir nevi seçilen aile olması tezi doğrulanmış oluyor. Romanda Alaz'ın devamlı iletişim hâlinde olduğu yetişkin üç kardeş çıkıyor karşımıza. Naz, Asra ve Pars da tıpkı Alaz gibi hayata yenik başlamış insanlar. Yetimhanede adları yerine kendilerine verilen sayılarla çağrılan bu çocuklar oradan kaçarak onlar da zamanında kendi kaderlerini değiştirmişlerdir.

Yazar roman boyunca Alaz aracılığıyla kişilerin kendilerine biçilmiş rollerin dışına çıkıp çıkamayacaklarını sorgulatıyor genç okurlarına. Ailesini kaybettikten sonra tek başına mücadele eden Alaz, tek olduğu zamanlarda asık suratlı bir kralla karşılaşır bir yandan. Bir şey arayan ama ne aradığını bilmediği için öfkeli olan kral zamanla onun akıl hocası hâline gelir. Fantastik anlatımın zirvesi olan bu kısımlarda aslında karşıda konuşup duran kralın Alaz'ın iç sesinden başka bir şey olmadığı da ortadadır. Öte yandan köydeki lanetli, büyülü gibi safsatalara karşın aklın ve sanatın hâkim olduğu Bolenada bu tarz şeylere hiç yer almadığı da görülmektedir. Ancak yine de kötüler her yerde olduğu gibi burada da vardır ve insanca yaşamak adına sanat ve iyilik her zaman galip gelir. Yazar böyle bir çatışma yaratarak okurunun iç sesine, aklına ve duygularına güvenmesini telkin eder. Alaz'dan Pars'a kadar, Narin'den Gani Akzel'e (Soytarı Kral) kadar isim sembolizasyonunun da görüldüğü bu romanda koşmaya hevesli atlar vardır ve engellenseler de başarıya ulaşacaklardır. Soytarı krallar ise yaptıklarının cezasını mutlaka bulacaktır. Yeteneklerinin farkına varan ve kendini gerçekleştirmenin gücünü keşfeden karakterleri okumayı seven her yaştan okura bu ilk kitabı ısrarla tavsiye ediyorum.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Judith Butler ile "Radikal Eşitlik" ve..Masha Gessen
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

B. Y. Genç

18 Şubat 2026

Geveze Bir Romana Dair Geveze Bir Yazı

Adalet, devletin temeli olduğu kadar vicdanlarımızın da temeli. Maalesef bu kavramı kaybetmek çok pahalıya mâl oluyor. Kefaret benim için temelde bunu anlatan bir roman.Artık emekli olduğuma göre öğretmenlik anılarımı da doya doya anlatabileceğimin idrakine yeni..

Devamı..

AI ihracat savaşları başladı, yerli ce..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024