Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

16 Kasım 2020

Kitap

Sürgün Avı: Nitelikli Bir İlk Roman

Didem Görkay

Paylaş

1

1


Kimi zaman avcı olursun kimi zaman av, bazen aynı hikâyenin içinde avcının av olduğunu görürüz ki bu anlatılan meseleye farklı bir boyut katar.

Melih Günaydın’ın Sürgün Avı romanı geçtiğimiz günlerde Dipnot Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Dipnot Yayınları, yayın yelpazesinde ağırlıklı olarak teorik kitaplara yer verse de özellikle siyasi polisiye serisiyle fark yaratıyor.

Sürgün Avı isminden de anlaşılacağı üzere av ve avcı izlekleri üzerine kurulmuş bir ilk siyasi polisiye roman. Kimi zaman avcı olursun kimi zaman av, bazen aynı hikâyenin içinde avcının av olduğunu görürüz ki bu anlatılan meseleye farklı bir boyut katar. Günaydın, romanında bunun çok güzel örneklerinden birini sergiliyor: “Yanık çöp kokuları içerisinde, birbirine girmiş binaların arasından ilerlediler. Önceden çocukların heyecanla okula gittiği caddeler top mermileri yüzünden tanınmaz haldeydi.” Hikâye üç farklı koldan ve dört ayrı karakter üzerinden ilerliyor ve her hikâyedeki muamma, sayfaları çevirdikçe okurun merak duygusunu son ana kadar diri tutmayı başarıyor.

İlk olay akışı daha sonra yeni maceralarını okuyabileceğimizi düşündüğüm Navi’yle açılıyor. Navi ciddi bir karakter gibi gözükse de geçmişinden gelen acılardan dolayı hayatın içinde fazlasıyla savrulmuş bir başkomiser. Gecekondu mahallesinde bir ceset buldukları küvetten geçmişte işlenen faili meçhul cinayetlere doğru yol alıyoruz, Navi’nin vakaları araştırırken olup bitene nasıl konsantre olduğunu çok iyi biçimde görebiliyoruz. Ortağı Arap yani Hüseyin Komiser gerçekten orijinal bir yan karakter, öteki yan karakter Aslı ise dinamik, genç, zeki bir kadın, belirsizlik devam ederken hiç tahmin edilemeyeni görebilme yetisi dikkat çekici. Aslı hariç iyi polisi oynayan kimse yok romanda. Bu da hikâyeye farklı bir tat katıyor. İkinci kanalda, iki üniversite öğrencisi var: Mekin ve Filit. Mekin zekâyı, Filit ise cesareti temsil ediyor. Öğrenciyken hepimizin yaşama ihtimali olan bazı sorunlarla cebelleşiyorlar. Kafa dağıtmak için gittikleri avda, jandarmalara yakalanıp cezayı yiyince illegal bir işe atılarak para bulmaya karar veriyorlar. Bu da onları ülke sınırına kadar uzanan tehlikelerle dolu bir maceraya sürüklüyor. Üçüncü kolda ise savaş muhabiri Burcu Hanya’yı tanıyoruz. Erkek hâkim bir dünyada ayakta kalmaya çalışan amansız bir kadın karakter o. Ortadoğu coğrafyasında altın kuralı çiğniyor ve kaderini bir başkasıyla paylaşıyor. Dostluğunu paylaştığı arkadaşı, hırsızlar tarafından soyulmuş bir mezarın başında öldürülüyor. Burcu işin peşini bırakmamakta kararlı ve bu yolculukta son ana kadar gözünü budaktan sakınmıyor.

“Bu topraklar üzerinde çok uzun bir tarihten beri yaşanan olay ve gelişmelerin hemen tümünün bir adım öncesi gizli servislerin manipülasyonları, ısmarlama operasyonları, sayısız cinayet ve katliamlarıyla dolu. Her yeni siyasal dönem ve hedef değişikliğinde kısmen lağvedilip yenilerinin kurulduğu, hayatiyetlerine halel getirilmeyen bu gizli yapılanmaların cinayetlerine 'faili meçhul' yıllar boyunca yakından tanık olduk.” Sürgün Avı’nda kahramanlar, Ortadoğu coğrafyasının türlü güçlerce sömürülüp kaderine terk edildiği yüzyılda Arap Baharı’na uzanan olayların, gizli güçlerin sır perdeleri arasından kendilerine yol bulmaya çalışıyor. Avrupa’daki konferans salonlarından, sosyal medya ağlarına kadar uzanan birçok olaya değinen roman, aynı zamanda bu toprakları uzun yıllardır rehin alan siyasi dönem kalıntılarına ve saklanan dosyalara parmak basıyor. “Polisler tarafından öldürülen gençlerin hikâyeleri, çocuk ölümleri ve faili meçhul cinayetler…”

Bu topraklar yıllardır birçok cinayete şahit olmuş ve faili meçhullerin gizemli sırlarıyla dolup taşmış. Uzun yıllardan beri yaşanan her türlü olayın ya da cinayetin ardında gizli güçlerin sakladıkları sumen altı edilen dosyalar var. İşte tam da bu konuya dikkat çeken bir roman Sürgün Avı. Gazetelerde okuduğumuz, haberlerde izlediğimiz kan dondurucu olayların perde arkasındaki sırlara, bilinmezlere, polisin ve gazetecilerin ipuçları peşinde iz sürdükleri macera dolu yolculuklara şahit oluyoruz metin boyunca. Birbirinden kopukmuş gibi görünen olaylar dizisi romanın son bölümlerinde birleşiyor ve ustaca kurgulanmış bir hikâyenin köşe taşları zihnimizdeki yerlerini zarifçe alıyor.

Melih Günaydın’ın ilk romanı Sürgün Avı son dönem yayımlanan siyasi polisiye romanlar içerisinde iz bırakacağa, kendine özel bir yer edineceğe benziyor ve tabi ki akıcı dili, sürükleyici konusu ve güçlü karakterleriyle okurundan iyi not alacakmış gibi duruyor.

Yazarın başkarakterleri Navi ya da Burcu üzerinden yeni siyasi polisiyeler yazmaya devam etmesi dileğiyle…

 

YORUMLAR

Özlem Küçük

Yerli edebiyatta siyasi polisiyeye hasret kalmış okura müthiş bir okuma serüveni sunan farklı bir kitap. Yazınız kitapla ilgili çok yerinde tespitler içeriyor. Bir okur olarak teşekkür ederim Didem Hanım.

16 Kasım 2020

Öne Çıkanlar

Psikanaliz ve MarksizmJ. D. Bernal
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

B. T. Yılmaz

19 Mart 2026

Robert Duvall: Sinemada Her Zaman Gerç..

"Sabahları napalm kokusunu seviyorum... Kokusu... zafer gibi.”Böyle diyordu Duvall, Francis Ford Coppola'nın Apocalypse Now  (1979) filmindeki Wagner hayranı, sörf meraklısı ve sadece 11 dakikalık bir oyunculuk gösterisiyle bir sinema ikonu yaratmayı..

Devamı..

Kapitalizm Öldü mü, Yoksa Taht mı Deği..

Uğur Ugan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024