Arama motorlarına Sylvia Plath yazdığınızda, hakkında yazılanlarla karşınıza intihara eğilimli, depresif bir kadın şair çıkar. Ölümünün ellinci yılında, biyografi yazarı Carl Rollyson tam da bu yüzden Plath'ın bambaşka yüzünü ortaya koymak için bir kitap yazdı. American Isis: The Life and Art of Sylvia Plath, St.Martin's Press, NY.
Deniz kıyısında eğlenen, güneşlenen, oyunlar oynayan, pazar akşamları Jack Benny'nin radyo programını dinleyip gülen bir Sylvia'dan söz ediliyor kitapta. Lise öğretmeni Wilbury Crockett'in Sylvia'nın annesine yazdığı mektupsa şaşırtıcı. Biyografi yazarlarının kendisini arayarak kızının marazi taraflarını kanıtlayan deliller istediklerinden şikâyet ediyor.
Crockett mektubunda, “Oysa bir iki sözcükle tanımlasaydım, yalnızca mutluluk saçtığını söylerdim,¨ diyor. Otobiyografik romanı Sırça Fanus'un girişinde, “Boğucu bir yazdı. Rosenberg'leri elektrikli sandalyede idam ettikleri yaz,” olarak söz ettiği New York’ta hiç kuşku yok ki neşeli günler de geçirdi. Manik depresyonla başa çıkmaya çalışan Sylvia Plath'ın yaşamı da zıtlıklarla geçmiş olmalı.