Edebiyatın Direnişi: Trump’a Karşı Öykü Kitabı

Edebiyatın Direnişi: Trump’a Karşı Öykü Kitabı


Twitter'da Paylaş
0

Banthology her biri bir ülkeden olmak üzere toplamda yedi öyküden oluşuyor. Bu öykülerin hepsi yazarların anadillerinden İngilizceye çevrilmiş. Üslup ve tema yönünden de farklılıklar barındırıyor.
Donald Trump bundan bir yıl önce, 27 Ocak 2017’de başkanlığının ilk hamlelerinden biri olarak bir kararname imzaladı. Bu kararnameye göre İran, Irak, Libya, Suriye, Somali, Sudan ve Yemen'in bulunduğu yedi büyük Müslüman ülkeden gelen herhangi bir kişinin ABD’ye giriş yapması yasaklandı. Pentagon’daki imza töreninde Trump, “Onları burada istemiyoruz. Biz sadece ülkemizi destekleyecek ve vatandaşlarımızı yürekten sevecek insanları ülkeye kabul edebiliriz” diyerek kararının gerekçesini de açıklamış oldu. Beyaz Saray bu hamleyi “seyahat yasağı” olarak adlandırırken, Başkan’ın açıklamalarını yakından takip edenler aslında gerçeği biliyordu. 2015 yılında o zamanın başkan adayı olan Trump, Müslümanların ülkeye girişini “tümden ve tamamen engelleme” çağrısında bulunmuştu. Bu çağrı, yakın tarihte Beyaz Saray’daki dini konularla ilgili verilen ilk büyük ayrımcı emirdi. Bu yasağa verilen tepkiler de ani ve şiddetli oldu. Bini aşkın kişi JFK Havaalanı’nda buluşarak “Yasağa hayır, duvara hayır”, “Nefrete, korkuya hayır, göçmenler hoş geldiniz” gibi sloganlar ve pankartlarla yasağı reddetti. Avukatlar ülkeye gelmekte olanları savunmak için havaalanlarına koştu. Federal mahkemelere kararın geri alınması için başvuru yaptı. Fakat bu konuda oldukça kararlı olan Trump yönetimi yıl içinde iki yasak girişiminde daha bulundu. Diğer bir yandan, İngiltere’deki yayıncılık şirketi Comma Press, Banthology öykü kitabını yayımladı. Müslüman yasağı kararındaki yedi ülkeden yazarların yazdığı öykülerden oluşan kitabın alt başlığı ise İstenmeyen Ülkelerden Öyküler (Stories from Unwanted Nations) oldu. Kitabın yayın direktörü Sarah Cleave bu projeyi şöyle açıkladı: “Amerika’nın dört bir yanındaki havaalanlarında toplanan ailelerin, protestocuların ve avukatların görüntülerini izledik. Biz de kendimizi bu duruma bildiğimiz tek yoldan cevap vermeye zorunlu hissettik. Bu kitap, Beyaz Saray’ın bizi tamamen teröristlerden oluştuğuna inandırmak istediği ülkelere destek olmayı ve onların sesini duyurmayı amaçlıyor.” Banthology her biri bir ülkeden olmak üzere toplamda yedi öyküden oluşuyor. Bu öykülerin hepsi yazarların anadillerinden İngilizceye çevrilmiş. Üslup ve tema yönünden de farklılıklar barındırıyor. Hicivden, edebi gerçekliğe birçok türe yer veriyor. Fakat her biri özgürlük kısıtlamasının yarattığı kişisel ve duygusal etkiyi açıklıyor. Cleave, “Bu kitabın münazara ve tartışmaya teşvik etmesini istedik. Özellikle bu yasaktan dolaylı ya da doğrudan etkilenen yazarları seçtik,” diyor. Cleave’in anlattığına göre yazarlardan biri olan Anoud ilk seyahat yasağı ortaya çıkmadan bir ay önce Irak’tan New York’a taşınmış. Yasağın ardından birçokları gibi o da eğer giderse bir daha dönememekten korkmuş. Öykü yazarlarının çoğu sadece yazar değil. Aralarında uzun zamandır ifade özgürlüğü için mücadele veren gazeteciler ve aktivistler de var. Bu projenin ortaklarından biri de Deep Vellum yayıncılık şirketi. Şirketin genel müdürü Will Evans şirketin kuruluş amacının “dünyayı edebiyat aracılığıyla bir araya getirmek” olduğunu söylüyor. Öykü yazarlarından ise şu şekilde bahsediyor: “Bu yazarlar daha önce İngilizcede ya da ABD’de hiç basılmamış, yayımlanmamış kişiler. Ama onlar bizim komşularımız. Yasaklı ülkelerden olanların birçoğu halihazırda ülkemizde yaşayan insanlar. Burada olmalarında hiçbir sıkıntı olmadığını, hatta varlıklarından mutlu olduğumuzu bilmeleri lazım. Biz bu işte beraberiz. Amacımız onların da Amerika’nın bir parçaları olduklarını hissetmeleri. Çünkü ülkemizin tarihi boyunca göçmenlerin varlığıyla zenginleşti.” Cleave ve Evans Banthology’nin yayımlanmasını bu sarsıntılı dönemde küçük ama etkili bir direniş yolu olarak görüyorlar. “Umuyoruz ki bu kitap okurları güçlendirecek, aydınlatacak ve onlara keyif verecek. Ayrıca zor dönemlerde edebiyatın ne kadar değerli ve sorumlu olduğunu da görecekler. Tarihimizde çok fazla çirkinlik olduğu kadar güzellikler de var. Dileriz ki bu çirkin dönemi güzel bir şeye dönüştürebiliriz.”

Çeviren: Deniz Saldıran

(Matt Grant, Literary Hub)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR