Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

7 Eylül 2024

Kültür Sanat

Üç Cisim Problemi’nden Önce

Livia Gershon

Paylaş

0

0


Bilimkurgu türünü modern bilginin yayılması için bir araç olarak gören Çinli romancıların bu türe olan yakınlığı 1902 yılına kadar uzanıyor.

Liu Cixin’in Üç Cisim Problemi 2014 yılında İngilizce olarak yayımlandığında çoğu Amerikalı Çin bilim kurgusuyla ilk kez tanıştı. Fakat gazeteci ve bilimkurgu yazarı Han Song’un da belirttiği gibi bu türün Çin edebiyatındaki geçmişi yaklaşık bir asır öncesine uzanıyor.

Han, Çin’deki bilimkurgu geleneğinin başlangıcını, Çinli siyasetçi Liang Qichao’nun 1962 yılında geçen ve Çin’in dünya gücü haline geldiği bir gelecek tasavvur eden The Future of New China isimli romanının basıldığı 1902 yılına dayandırıyor. Liang yalnızca kendi özgün eserlerini yazmakla kalmamış aynı zamanda Jules Verne’in 1888 tarihli romanı İki Yıl Okul Tatili’ni de Çinceye çevirmişti. Bilimkurguyu modern bilginin ülke içinde yayılması için bir araç olarak gören Liang, bu türün insan zihnini harekete geçirdiğini, yeni fikirlere açık hale getirerek gelişimi tetiklediğini düşünüyordu.

Gerçekten de bilimkurgu, yirminci yüzyılın ilk dönemlerinde Çinli okurlar arasında popüler hale geldi. Han’a göre “Çin’in sahip olduğu yüksek teknoloji ürünü hayali silahlarla gelecekte Batı’yı yendiğini görmek, okurlarda bir nevi gurur duygusu yaratıyordu.”

Bilimkurgu, 1949 yılındaki Sosyalist Devrim’in ardından modernleşme arayışının etkisiyle bir patlama daha yaşadı. Mao Zedong hükümetinin ülkeyi endüstrileştirmeye çalıştığı 1954 yılında yazar Zheng Wenguang, komünistler tarafından yürütülen bir uzay görevini konu alan From Earth to Mars isimli öyküsüyle ülke içinde önemli başarılar elde etti. Ancak 60’lı ve 70’li yıllardaki kültür devrimi esnasında Zheng gibi pek çok bilimkurgu yazarı hükümetin gözünden düştü ve bilimkurgu, yozlaşmış bir Batı formu olarak görülmeye başlandı.

Çin bilimkurgusu ancak 90’lı yıllarda, Komünist Parti’nin yaratıcılığa daha fazla özgürlük alanı tanımasıyla uzun soluklu bir canlanma dönemine girdi. 90’lı yıllardan itibaren Isaac Asimov, Robert A. Heinlein gibi Amerikalı yazarların kitapları raflarda beliriyor, sinema salonlarında E.T. ve Matrix gibi filmler gösterime giriyordu. 90’lı yılların sonuna gelindiğindeyse Çin dergisi Science Fiction World’ün tirajı 400.000 civarındaydı ve bu rakam da onu, dünya çapında bu türün en büyük yayını haline getirmişti. Bilimkurgu yazarı profesör Wu Yan ise, görevli olduğu Beijing Normal University’de ülkenin yüksek öğrenimde derece veren ilk bilimkurgu programını açtı. Programın açılmasıyla birlikte ülke çapında bilimkurguya olan ilgi arttı ve üniversitenin varlığı Çin’deki bilimkurgu topluluklarını dünyanın dört bir tarafındaki emsalleriyle buluşturdu.

Han’a göre Çin’deki bazı bilimkurgu yazarları, Çin’in dünya sahnesindeki yerini yirmi birinci yüzyılda da yüceltmeye devam ediyor. Mesela Wang Jikang, 2011 tarihinde yayımlanan Being with Me isimli romanında Çin Komünist Partisi’nin bütün dünyayı uzaylı istilasına karşı tek çatı altında birleştirdiği bir gelecek kurguluyor. Öte yandan net bir biçimde eleştirel tavır takınanlar da var. Mesela Ding Zicheng’in öykülerinden birinde hastaneler biyoteknolojiyi kullanarak insanları belirsiz bir süreyle hayatta tutuyor ve finansal sebeplere dayanan bu uygulamadan kurtulmak, yani ölmek isteyenlerin ölüm pasaportu alabilmek için bürokrasiyle kıyasıya mücadele etmesi gerekiyor.

Günümüzde Çin hükümetinin bilimkurguyla olan ilişkisi bir hayli karmaşık. Hugo ödüllerinin ilk kez 2023 yılında Çin’de de verilmeye başlanmasıyla birlikte ortaya çıkan kimi belgeler, iktidarı eleştiren çoğu Çinli yazarın isminin aday listelerinden silindiğini gösteriyor.

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

YapışkanotuLal Laleş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Cihan Çakan

12 Mart 2025

Aysuda, Bir Su Perisinin Masalı

Hava o akşam da sisliydi. Şimdi kış, her yer karla kaplı. O zaman aylardan hazirandı, kız kardeşim Aysuda’yla burada, gümüş grisi kumların üstünde yan yanayız. Gölün usul dalgaları bir el gibi ayaklarımıza değiyor. “Yüzelim mi,” diyor Aysuda. “Bu saatte mi,” diyorum. “..

Devamı..

Gerçeklerden Kaçarken Kendimize Söyled..

Çetin Devran

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024