Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

11 Ağustos 2026

Sinema

Yeni Odissey Hakkında…

Bahri Vardarlılar

Paylaş

0

0


Odysseia demek yolculuk demek, gündoğumuna ya da günbatımına doğru giden bir yelkenli. Ama film öyle bitmiyor.

Christopher Nolan’ın The Odyssey’ini  görmek epik sahnelere meraklı bile olsa yıllanmış bir sinema seyircisinin başını göğe erdirir mi, bilmiyorum. Gayet akıllı bir film. Ayrıca göründüğünden daha ilginç bir film. En azından şu anlamda: Nolan aslında Odysseia Destanına inanmıyor. İnandığı İlyada Destanı. Yani Truva. Odysseia’nın bütün yolculuklarını ve bu yolculuklarda başına gelen her şeyi Truva’da yaşananların bir kefareti olarak göstermiş. Oysa Homeros’un destanında Odysseia’nın trajedisi Truva’da elde ettiği büyük zaferin tadını çıkaramadan yolculuktan yolculuğa, serüvenden serüvene sürüklenip evinin yolunu kaybetmek. Homeros’un dünyasında.  Hangi tanrıya yakarsan ya da hangi tanrıya yanlış yapsan o tanrının sana cevap vermek için anında koşuşturduğu bir antik Yunan evreninde. Ama bu filmde öyle değil. Tanrıların, özellikle Zeus’un adları çok sık geçiyor, onun konukseverlik yasasından özellikle sık söz ediliyor ama bütün bu tanrılar yeryüzünde olanlardan haberleri varsa da anlaşılan perde arkasında kalmayı tercih ediyorlar.

Bu arada evet, fantastik sahneler ve yaratıklar güzel tasarlanmışlar. Kimi zaman sadece bir optik kırılma gibiler, kimi sahnelerdeyse varlıklarını tamamen hissettiriyorlar. İlginçler. Ama bir anlamda da filmde yalnızca var demek için varmış gibiler. Sahne süreleri filme göre gayet kısa. Bunların arasında yüzü oyunbazdan çok kederli gibi duran Circe’nin gemi mürettebatını domuza çevirdiği sahnenin özellikle başarılı olduğunu düşünüyorum. Onun biraz ardından gelen, kurban kanıyla diriltilen ölülerle sohbet sahnesi de Homeros’un destandaki gibi etkileyici, korkutucu ya da ağırbaşlı değil, kirli. Neredeyse yalnızca kirli olması için tasarlanmış. Ama bu konuda en hoşuma giden ayrıntı Calipso’nun zamanın durduğu adasının Interstellar filmindeki gezegenin yüzeyi gibi tasarlanmış olması. 

Homeros’ta önemli olan Odysseus’un yolculukları. Ve bunların sonunda evine dönecek gücü bulması. Filmde öyle değil. Filmde yolculuğun tek anlamı kefaret.

Nolan Odysseia destanına değil, İlyada destanına inanıyor dedim ama İlyada destanının kilit kişileri yok filmde. Ne Hector ne Paris ne Priam, hatta ne de Akhilleus. Sadece Darth Vader azametiyle kara miğferinin altında yüzünü hiç görmediğimiz Mikonos kralı Agamemnon var. Bir de Helen:  Siyah olmasının dışında yaralı da. Her anlamda. Ve elbette, anısı film boyunca Odysseus’a yağmacı günahlarını hatırlatan o meşhur tahta at. Üstelik şaha kalkmış vaziyette. Odysseus’un filmde iki ailesi var: Biri Truva’da ve sonrasında yağmadan yağmaya koşturduğu mürettebatı. Öbürü de evde onun dönüşünü bekleyen karısı ve oğlu. Birincisi yağmalayan, ikincisi yağmalanan. Odysseus ilk ailesini, mürettebatını içlerine düştükleri korkunç durumlardan kurtarmak için film boyunca cesaretini, zekasını, atılımcılığını ve sağ duyusunu kullanıp duruyor. Ama beyhude.  Her olayın sonunda gitgide azalıp ölüyorlar. Sonunda hiçbiri sağ kalmıyor. Odysseus, onları korumak konusunda tamamen başarısız oluyor. En sonunda sahte kimlikle kendi yağma altındaki evine dönüyor ve oradaki yağmacıları püskürtmeyi başarıyor: Biraz da ev ahalisinin on yıllarca ondan uzak olsa da kendisine tayfalarından daha sadık olması sayesinde. Yani o anlamda mutlu son. 

Ama işin garibi filmin son imgesi bile destanın ruhuna uygun değil. Odysseia demek yolculuk demek, gündoğumuna ya da günbatımına doğru giden bir yelkenli. Ama film öyle bitmiyor. Filmin en sonunda ısrarla verdiği görüntü Truva’dan. İlyada Destanından. Seyirci belki unutmuştur diye Tahta At’ın uyarı dolu son bir görüntüsü. 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Kısa Öyküde ve Romanda Kişileştirme: B..Alev Bulut
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nedim Dertli

15 Mart 2026

Jafar Panahi ve Görünmez Kaza

Görünmez Kaza izlenimciliği duyguları telkin etmeden perdeye taşıyan sosyo-politik bir filmdir.Panahi’nin 2025 yapımı Yek Tasadof-e Sadeh (Görünmez Kaza) yirmi yıllık sistematik kuşatılmışlık ve diri tutan bir metanetin deyim yerindeyse estetik bir infilakıdır. Yönetmen ..

Devamı..

Ona İyi Bak Üstüne

İsmet Balkaya

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024