Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

7 Haziran 2026

Edebiyat

Yetişkinler İçin Yaratıcı Yazı Alıştırmaları

Sean Glatch

Paylaş

0

0


Şimdi bahsedeceğimiz yazma alıştırmaları nasıl bir geçmişten gelirse gelsin pek çok yazarın kendi becerisini geliştirmesine ve yeni eserler yaratmasına yardımcı oldu. Elbette tek tek hepsini denemek zorunda değilsiniz ama ara sıra konfor alanının dışına çıkmak iyidir ve elde edeceğiniz sonuçlar sizi bile şaşırtabilir. 

Kendinize çeşitli kısıtlamalar koyarak uygulayabileceğiniz altı alıştırma

Yazarken kendinize belli bazı kısıtlamalar getirmek hiç beklemediğiniz bir anda yaratıcı metinler ortaya çıkarmanızı sağlayabilir. Şimdi bahsedeceğimiz alıştırmalar sayesinde kullandığınız kelimeler ve bunları nasıl kullandığınız üzerine düşünebilir, kendi potansiyelinizi artırabilirsiniz. 

  • Bir harf seçin ve içinde o harfin bulunmadığı kelimelerden oluşan kısa bir öykü yazın. 

İçinde “i” ya da “s” harfi barındırmayan bir öykü ya da şiir yazabilir misiniz? Böyle bir pratiğin amacı dilin müzikalitesine ve yazarken hangi kelimeleri seçtiğinize odaklanmak. Her ne kadar imkânsızmış gibi görünse de bunu yapmak mümkün. Mesela Ernest Vincent Wright, elli bin kelimeden oluşan Gadsby adlı romanını hiç “e” harfi kullanmadan yazdı. 

  • Belli bir sözcük türünü, örneğin zarfları ya da sıfatları, kullanmadan kısa bir öykü yazın. 

Stephen King’in yazma üzerine en ünlü tavsiyelerinden biri de, zarfları kullanmadan yazmak. Normalde sözcük türleri konusunda kendimizi kısıtlama gereği duymayız ama belli bir türü kullanmadan yazmaya çalıştığımızda ortaya çıkan metnin ne denli canlı ve etkileyici olduğu gerçekten şaşırtıcı. 

  • Karakterler ne hissettiklerini ya da ne düşündüklerini söylemezler ama duygu ve düşüncülerini bir şekilde ifade ederler. Şöyle dedi, böyle hissetti gibi açıklamalar yapmadan siz de deneyin. 

Metninizi gözden geçirin ve karakterlerinizden biri “Korkuyorum”, “Senden hoşlanmıyorum” ya da “Paraya ihtiyacım var” gibi cümleler kurduysa bunlar üzerinde düşünüp karakterinizin arzusunu başka bir biçimde ifade etmeye çalışın. Bir karakter o an ne hissettiğini ya da ne düşündüğünü söylemeden bunu nasıl söyleyebilir? 

  • Öyle bir öykü yazın ki, tek bir uzun cümleden oluşsun. 

Cümlenizi uzatmak için nokta yerine virgül kullanın ve başka bir çareniz kalmadığı sürece cümleyi bitirmeyin. Bakalım en azından yarım sayfayı tamamlayabilecek misiniz? 

  • Hemen hemen her cümlesi beklenmedik bir kelimeyle ya da ifadeyle sona eren kısa bir öykü yazın. 

Bu edebi tekniğe paraprosdokian adı verilir. Maksat edebi bir metin ortaya çıkarmak değil, kendinizi beklentilerin aksine yazmaya zorlamaktır. Örneğin karakteriniz için “sandviç yiyordu” demek yerine, bırakın yenmesi beklenmeyen bir şeyler yesin: güneş ışığını, çocukluk hayallerini, sabah sisini ya da geçmişini. Tabii buradaki kritik nokta, kurulan cümlenin belli bir bağlam içinde anlam taşıması. 

  • Altı harfli kelimelerden oluşan bir öykü yazabilir misiniz?

Niçin olmasın? Kelime dağarcığınızın gereksiz bir biçimde kısıtlandığını düşünebilirsiniz ama harf sayısını kısıtlamak sizi kelimelerin peşine düşmeye zorlar ve kelime dağarcığınız ummadığınız bir biçimde zenginleşir. 

Bu tarz kısıtlamalarla yazmak sizi dil üzerine düşünmeye zorlar. Alışılmışın dışında kelimeler kullanmak ya da bu kelimeleri aramak sizi yeni, aydınlatıcı ve şaşırtıcı metinlere götürür. 

Edebi teknikler üzerine uzmanlaşmak için altı yazma alıştırması

İfade etmeye çalıştıklarımızı anlamlı bir bütün içinde aktarmak, anlamı güçlendirmek ya da sorgulamak için bazı tekniklerden faydalanırız. 

Edebi teknikler

  • Yalnızca imgelerden yola çıkarak bir hikâye anlatın.

İmgelem, başarılı bir öykü ya da romanın olmazsa olmaz unsurlarından biridir. Somut imgelerden oluşan bir öykü, hatta mümkünde bir şiir yazın. Fiiller kullanabilirsiniz ancak bunlar da aktif ve somut olmalı. Peki yalnızca imgelerin seçiminden ve düzenlenmesinden ibaret bir anlatı dil aracılığıyla nasıl aktarılır? Deneyin. 

  • Her cümlesi ironi içeren bir şiir ya da kısa bir öykü yazın. 

İroni, ifade edilmek istene gerçek anlamın cümledeki kelimelerin gerçek anlamıyla çeliştiği bir alıştırma biçimi. Mesela şöyle diyebilirsiniz, “Elindeki yağlı ve soslu hamburger gerçekten çok sağlıklı görünüyor.” Zira onca yağın ve sosun damarlarımız için hiç de iyi olmadığının gayet farkındayız. İroninin illa alaycı ya da kötü niyetli olması gerekmez. Bu alıştırmanın asıl maksadı, kelimelerin gerçek anlamlarının ötesine geçebilmek ve tam aksini ifade etmek. 

  • Birbiriyle uyumsuz unsurları bir araya getirin.

Biz buna yan yana koyma tekniği adını veriyoruz. Fikirlerin ya da imgelerin eşleştirilmesini ifade eden süslü bir anlatım türü aslında. Mesela portal suyuyla diş macununu nasıl yan yana getirebilir, durup dururken bu ikisi arasında nasıl anlamlı bir bağlam oluşturabilirsiniz?  Peki kan ve limonataya ne dersiniz?

Metaforlar

Şimdi vereceğim üç alıştırmanın üçü de metaforlarla ilgili. Nesneler arasında doğrudan karşılaştırma yapmak bizi metaforlara götürür. Örneğin, “Aşk bir savaş alanıdır,” dediğimde aslında şunu söylemeye çalışırım: Aşk kavramının kendisi belli yönlerden savaşı andırır ve tıpkı bir savaş alanı gibi umulmadık duyguları, olayları beraberinde getirir. 

Bu tarz bir metafor listesi oluşturabilirsiniz. Elinize bir defter alın ve ilk sayfayı iki sütun olacak biçimde ikiye ayırın. Bir sütunda yalnızca somut isimler olsun. Yastık, ağaç, kedi, bulut gibi beş duyuyla algılanan herhangi bir şey. İkinci sütundaysa yalnızca soyut kavramlara yer verin. Aşk, nefret, bağışlama, uzlaşma, adalet, son, barış gibi doğrudan algılanamayan her şey olabilir. Şimdi her iki sütunu kullanarak rastgele bir ikili seçin ve bu ikiliyle bir metafor oluşturun. Oluşturduğunuz metaforu derinlemesine incelemeyi, karşılaştırmayı ve mantıklı bir açıklaması olup olmadığı üzerine düşünmeyi unutmayın. Basit ve biraz da komik bir örnek: “Aşk bir yastık gibi insanı boğabilir de, rahatlatabilir de.” Metafor listesi yapmayı öğrendikten sonra kendinizi zorlamak için aşağıdaki fikirleri deneyebilirsiniz: 

  • Metafor listenizi önünüze alın ve kullandığınız eşleşmelerin tamamının anlamlı olduğu bir şiir yazın.
  • Metafor listenizin tamamını kısa bir öyküye dönüştürün.
  • Metaforlarınızdan yalnızca birini kullanarak kısa bir öykü ya da şiir yazın. 

Altı farklı serbest yazma alıştırması

Bilinç akışı olarak da bilinen bu alıştırma, aklınıza gelen düşünceleri olduğu gibi kâğıda dökmeyi içerir. Yazdıklarınızı filtrelemek ya da düşüncelerini kontrol altına almak söz konusu değildir. Bu teknikte konu, üslup ya da süreklilik gibi unsurlar yer almaz. O yüzden çoğunlukla basit olduğu sanılır ama sandığınızdan çok daha zordur. Zira bir düşünceyi üzerinde herhangi bir kontrol kurmadan usta bir dille ifade etmeyi öğrenmek için yıllarınızı geçirmeniz gerekebilir. İşte işinize yarayabilecek altı serbest yazma alıştırması: 

  • Kendinizi her gün, bir gün öncekinden daha fazla serbest yazmaya zorlayın.

Pazartesi günü iki dakikanızı mı ayırdınız, bu süreyi salı günü üç dakikaya, çarşamba günüyse dört dakikaya çıkarın ve on beş dakikaya ulaşana kadar artırmaya devam edin. 

  • Bilinç akışı için en uygun zamanın sabah saatleri olduğunu unutmayın.

Zihnimiz sabahları daha berraktır ve bu da dil becerilerini gün içine göre daha ustalıklı kullanmamızı sağlar. 

  • Yatmadan önce yazmayı da ihmal etmeyin.

Geceyle sabah arasında ne gibi farklar olduğunu hiç düşündünüz mü? Evet, sabahları dili daha yetkin kullanırız ama geceleri de hayal gücümüz daha hareketlidir. 

  • Meditasyon sonrası bilinç akışını deneyin.

Meditasyon, gün içerisinde deneyimlemediğiniz bir zihin durumuna ulaşmanızı sağlar. Dolayısıyla düşüncelerinizle birlikte yazdıklarınız da değişir. Daha iyi odaklanır, dış dünyadan koparak kendi içinizdekilere daha iyi bakmayı öğrenirsiniz. 

  • En az otuz dakika kitap okuduktan sonra. 

Yalnızca okuyarak bile yazmak için çok sayıda yeni fikir edinebiliriz. Fakat buradaki hassas nokta taklit etmemek ya da çalmamak. Başka bir yazarın dilinden çıkıp kendi dilinizle yazmaya başladığınızda aradaki farkı da net bir biçimde görebilirsiniz. 

  • Size ait olmayan bir sesle yazmayı deneyin.

Kısacası persona değiştirin. Farz edin ki, siz siz değilsiniz, başka birisiniz ve onun düşüncelerini bilinç akışı tekniğiyle sayfalara geçiriyorsunuz. 

Edebiyat ve sanattan ilham alan altı yazma alıştırması

Sanat, sanat için ilham kaynağıdır. Aşırıya kaçmaya gerek yok tabii ama Austin Kleon’un da söylediği gibi, “başka bir eseri tıpkı bir sanatçı gibi usulünce kullanmayı  öğrenirseniz kendi tarzınızı geliştirebilirsiniz.” Biz edebiyat dünyasında buna “bir yazar gibi okumak” adını veririz.  Yazar gibi okumak, elinizdeki edebi eseri başarılı kılan sanatsal unsurlara dikkat etmek anlamına gelir. Ortaya iyi bir metin çıkarmak istiyorsanız farklı üsluplara, kullanılan kelimelerin çeşitliliğine, mecazlara, hikâye yapılarına, kurgu ustalıklarına dikkat etmeyi öğrenmeniz gerek. 

Mesela Haruki Murakami’nin romanlarında modern anlatıyı halk folkloruyla nasıl ustalıklı bir biçimde harmanladığını fark ettiniz mi? Kendi yaşadığınız yörenin masallarını, hikâyelerini kullanarak günümüzde geçen kısa bir öykü yazmayı deneyebilirsiniz. 

  • Bir devam öyküsü yazın. 

Okuduğunuz ve sevdiğiniz öykülerden birini elinize alın ve onu devam ettirin. Bu alıştırmanın amacı, dilinden ve üslubundan etkilendiğiniz bir öyküye yanıt olarak yeni bir öykü yazmak ama bu esnada özgün bir metin ortaya koymaktır. 

  • Kelimeleri silerek yeni bir öykü yaratın.

Kısa öykülerden birini alın, rastgele kelimeler seçerek onları silin ve kalanlarla yeni bir öykü yazın. Böylece metinlerarasılık dendiğinde neyin kast edildiğini de anlamış olursunuz. 

  • Hayran olduğunuz öykünün başlangıç cümlesini alın ve devamını siz getirin.

Keşke ben yazmış olsaydım, diyeceğiniz bir öykü bulun ve ilk cümlesini hiç değiştirmeden kâğıda yazın. Bırakın gerisi kendiliğinden gelsin.  Aynı temelden hareket eden farklı ve özgün bir metin oluşturmak biraz da romanlardan uyarlanan filmlere benzer. Her film birbirinden farklı ama özünde aynıdır. 

  • Size ilham vermeyen konular üzerine yazmayı deneyin.

Sevdiğiniz ya da nefret ettiğiniz şeylerin tam aksi üzerine yazın. Burada dikkat etmeniz gereken şey, “tam aksi” ifadesini nasıl anladığınız. 

  • Keşiş yengeci türünde bir metin yazın.

Keşiş yengeci, genellikle kurgu dışı metinlerde kullandığımız bir terim. Bu türde yazar, anlatmak istediği içeriği alışılmadık bir belge türünün kalıbına yerleştirir. Örneğin anlatılmak istenen bir anı, alışveriş listesi, kullanım kılavuzu, mahkeme tutanağı, tarif, ders planı, hava durumu raporu, sözlük maddesi gibi edebiyat dışı bir metnin biçimiyle yazılır. Bu tür adını, sürekli boş kabuklar arasında taşınıp duran keşiş yengeci metaforundan alır. Yazar kendine ait olmayan hazır bir kalıba yerleşir ve orada özgün bir anlatı kurmaya çalışır. 

  • Ekfrasis yoluyla yazmayı deneyin.

Ekfrastik yazın, görsel ya da işitsel bir sanat eserinden ilham alan şiir türüdür. Biçimini, dilini ve konusunu hoşunuza giden bir sanat eserinden alan bir şiir ya da öykü yazmayı denemek, görselliğin hayal gücümüz üzerindeki etkisini anlamak için gerçekten eşsiz bir yöntem. 

Bakış açınızı geliştirmenizi sağlayacak altı alıştırma

En sık duyduğunuz tavsiyelerden biri muhtemelen “bildiğinizi yazın” olmuştur. İşin doğrusu çok da karşı çıkılacak bir tavsiye değil. Ama yine de yaratıcılık konusunda en fazla yarar sağlayan alıştırmalar yazarı ve okuru yeni bir bakış açısı kazanmaya yönelten alıştırmalardır. 

  • Öyle bir karakter yaratın ki, konuşması sizin kendi yaşadığınız bölgede konuşulan yerel ağızdan farklı olsun. 

Örneğin ben Amerika’nın güneyinden değilim. Dolayısıyla diyaloglarında “y’all”, “bless your heart” ve “over yonder” gibi ifadeler kullanan bir karakter yazacaksam her şeyden öncü gidip güneylilerin nasıl yaşadığını ve düşündüğünü anlayabilmek için araştırma yapmam gerekir. 

  • Aynı konuyu farklı bakış açılarıyla yazın. 

Örneğin iki sevgili arasındaki tartışmayı her birinden gözünden ayrı ayrı yazabilirsiniz. 

  • Tarihte yaşamış ünlü bir figürün bakış açısıyla yazın. 

Kleopatra kendi dönemi hakkında ne söylerdi? Ya da daha güzeli,  Kleopatra 21. yüzyıl hakkında ne söylerdi?

  • Nesnelerin bakış açısından yazın. 

Evinizde duran bir heykel, eski bir oyuncak ya da robot süpürge. Ona ağırlığına, boyutuna ve işlevine uygun bir kişilik verin. 

  • Hoşlanmadığınız bir kişinin bakış açısıyla yazın. 

Şiir ya da öykünüzü bu kişiyle empati kurmak için kullanın. Çoğu zaman bizi kötülüğüne en çok ikna edenler genelde ahlakını ve duygularını anladığımız karakterler olur çünkü yaptıkları onca korkunç şeye rağmen onların hâlâ insan olması gerçekten çok can sıkıcıdır. Bu fikir hoşunuza gitmediyse hoşlanmadığınız bir kişiden yola çıkarak anti-kahraman anlatısı kurgulamayı da deneyebilirsiniz. 

  • Persona şiiri yazmayı deneyin. 

Persona şiiri, anlatıcının yazardan bütünüyle ayrıldığı bir şiir türü. Dolayısıyla mısra sonundaki kafiyeleri ve şiir içi mecazları nasıl kullanacağınızı düşünmek yerine onun nasıl kullandığını düşünün. 

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

En kötü giriş cümleleriOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Haluk Öner

14 Kasım 2025

Sessizliğin Estetiği: Tuzlu Yüz

Tuzlu Yüz’ün biçimsel atmosferinde en dikkat çekici öge, sözcüklerin arkasında kalan dil öncesi titreşimlerdir.Ezgi Tanergeç’in Tuzlu Yüz romanı, Türk romanında giderek seyrekleşen, gürültülü, karnaval atmosferindeki romanların arkasında kalan bir sessizlik biçiminin i..

Devamı..

Yapay Zekânın Gezegenimize Faydası Var..

M. R. A. Dearing

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024