Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Şubat 2023

Öykü

Yıldızpatı

Enes Dündar

Paylaş

1

0


Geniş bahçesine girer girmez mis kokular karşılıyordu. Tıraş takımını açtım. Deri sandalyeye oturdu. Önlüğü haki gömleğinin üzerine serip toplu iğneyle ilikledim. İçe işleyen gözleri vardı. Dudakları koyulaşmış, bıyıkları paslaşmış, tırnakları sararmıştı. Sakallarını kısalttırıp saçlarının orta ve önlerini de makasla toplattırıp yanlarını makineyle kestirtti. En sonda seyrelmiş saçlarını arkaya tarattı. Tarhan abi, huysuz adam olduğunu, o yüzden saçlarının dik kaldığını açıklayınca gülümsedim. Düğünlerdeki piyano virtüözlüğümden bahsettim. Parmaklarıma baktı. İnce uzun parmaklarla telli çalgıları da iyi çalarmışım.

  Ön bahçede uzun bir yol vardı. Geriye kalan yerler yıldızpatı çiçekleriyle ekilmişti. Hem de sadece mor değil, rengârenktiler. Beyazlara baksam, gözlerim kırmızılara takılıyor, sarıları seyretsem bu sefer de mavi renkliler kırılıyordu. Evin oturma odasının duvarlarındaki çiçek tabloları insanın içini ısıtıyordu. Gül desenli koltuğa oturup camdan süslü bahçeyle, gölü izledim.

  Piyanosu oturma odasındaydı. Pırıl pırıl parkeleri Milas halıları örtüyordu. Duvarlar boydan boya kitaplıkla kaplıydı. Kapak renklerine göre dizilmişlerdi. Klasik müzik sonatı icra etti. Elleri titrediğinden tuşlara yavaş basıyordu. Meğer Bach’tan çalmış. Konservatuarın öneminden bahsetti, liseden sonra kesinlikle geçiş yapmalıymışım. Kırsalda olmamın, düğünlerde çalmamın küçümseyici yanının olmadığını aktardı. Kendimi verdikçe açılırmışım. Açıldıkça da Bach mach dinlemez çalarmışım. Solumdaki vitrinde; göbeği şiş, ağzı küçük, kristalli bardaklar parıldıyordu. Ahşap masada da iki tane kadının siyah beyaz fotoğrafı vardı. Ona hayranlıkla bakıyorlardı.

  Kırlaşmış saç ve sakalları bilgin bir insan olduğunu düşündürüyordu. Çiçeklere baktığımı görünce ilk defa uzun konuştu. Mitolojide Astrea gecenin sevgilisiymiş. Gökyüzünün serin renklerine hayran kalmış. Yıldızsız, parlak gecenin olmaması onu ağlatmış. Ağlarken duyguları gözyaşına karışarak yeryüzüne inmiş ve düşen her damlada yıldızpatı çiçekleri açmış. Ruhu derin diye düşündüm, olmasaydı zaten ne anlardı bir çiçeğin güzelliğinden.

  Çiçeklerden sonra yine şehvetle bakan kristal bardaklara takıldım. Dilimle dudaklarımı ıslatırken, berberdeki yoğunluğumu sordu. Akşam saatlerinde hareketliliğin olduğunu söyleyince, “Çıkıyoruz,” dedi.  

  Sırığa bağlanmış halatı çözünce kayık, suyun üzerindeki dökülmüş çiçek yapraklarını oynatıyor. Uzatılan elle kendimi sandala atıyorum. Sümbüli havayla gölün ortasına kadar kürekleri çekip bana bırakıyor. Soğutucu çantanın kilidini açıp içinden Roze şarabını çıkarıyor. Küreklere hevesle asılıyorum. Şişeyi güneşe tutup şarabı göle boca edince bir kürek elimden kayıyor. Gül kurusu sıvı yeşilin içinde yitiyor. Kılçıklı sesiyle, “Sanatçıya kız vermem ama sen has bir delikanlısın,” deyip, kızını bana vereceğini söylüyor. Yanaklarımı sıcaklık basıyor. Şişeyi de kuruyana kadar kalsın deyip ayaklarının arasına sıkıştırıyor. Gölün kuzey yönlü ayrımına gelince kürekleri yeniden alıyor. On tur çektikten sonra kıyıya yanaşıyoruz. Dizimize kadar gelen suda atlayıp halatı kıyıdaki büyük bir kayaya bağlıyoruz. Şişik midesiyle zor nefes alırken, kaz komutunu verince, killi toprağı kâfi işaretini verene kadar eşiyorum. Damlacık bile kalmayan şişeye rulo haline getirmiş olduğu saman kâğıdını koyup tıpayla kapatıyor. Terini silerken, “Sözleri yazdıktan sonra buraya gömüp bir mevsim boyunca saklarım,” diyor. Surat ifademle beraber yüzü gevrek bir gülüş alıyor. Yazdıklarıyla yabancılaştıktan sonra portfolyosundaki hazır besteleri birleştirirmiş. Eserleri buraların gölünde yıkanıp, yıldızpatının kokusuyla demlenip, kasabanın toprağıyla harmanlanırmış. Gizil dünyasına tanık olmama izin vermesi ayaklarımı karıncalandırıyor.  

  Döndüğümüzde yardımcısı, “Çok içti mi?” diye sorunca şarabı göle döktüğünü söyledim. Ağzı açık mutfağa gitti. Sade kahveyi bitirince müsaade istedim. Kapıdan geçirirken boş eve bakıp ince bir tebessümle, “İyi ki büyük adam değilim,” dedi.  

  Ertesi sabah köşeyi dönerken siren seslerini duyunca adımlarımı hızlandırdım. Tarhan abi sedyeye bağlanmış ambulansa bindiriliyordu. Yıldızpatıların kırmızıyla mavisini siren lambasına koyan ambulans kasabamızdan uzaklaştı.

TELEVİZYON

  1. Yakın Plan: Yeşil örtü “Her nefis ölümü tadacaktır,” mealiyle gözükür. Kırmızı karanfiller yeşil arabanın üzerindedir.

Müzik: ‘Kutupta Yaz Gibi’ enstrümental olarak çalınır.

            Spiker: Ünlü sanatçı genç yaşta aramızdan ayrıldı.  

  1. Genel Plan: Teşvikiye Cami avlusundaki kalabalık saf düzeni alır. Hoca “Allahu ekber,” der.
  2. Boy Plan: Siyah takım elbiseli abisi muhabirlere röportaj verir.

“Tarhan’ı çok uyardık. Ama o kullandığında daha iyi söylediğini düşünüyordu. Yaşamada umutsuz bakınca hastalığa erken davetiye çıkardı.”

  1. Boy Plan: Başında fötr şapkasıyla Can Can muhabirlere röportaj verir.

“Sanatına yavşaklık diyenler var. Dönemin ruhuyla o parçaları yorumladı. Milyonlar sattı kaseti be! Seksenlerde Tarabya’da sahne almak için uğraşan sülüklere benzemedi. Yorumunu da kattı.

Spiker: Boşandığı eşleri gelse de son yolculuğuna üniversite çağındaki kızı gelmedi.

  1. Yakın Plan: Tabut geçerken “Baba” diye ağlayan oğluna annesi sarılır.

Spiker: Beş yaşındaki oğlunun hâli yürekleri dağladı.

Müzik: Şarkının sesi yükselir. Sözlü kısım başlar. -Bir güneşe bir de sana bakamam/ Bir ateşi bir elini tutamam/ Bir nefessiz bir de sensiz kalamam-

  1. Genel Plan: Sosyeteden önemli isimlerle sanatçılar, göğüslerinin hizasına iğneyle sıkıştırılmış sanatçının fotoğrafıyla selamlaşırlar.

Spiker: Sanatçıya Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına da sabırlar dileriz.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Sinemada ilk edebiyat uyarlamasıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

23 Ocak 2025

Ankara’nın Keşfedilmeyi Bekleyen Doğal..

Ankara, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle tanınsa da, doğal güzellikleriyle de dikkat çeken bir şehir. Eşsiz doğa harikalarını keşfetmek için plan yapmaya başlamadan önce bir Ankara uçak bileti alarak bu keyifli rotayı belirleyebilirsiniz. Ayrıca ..

Devamı..

Tetris Oynamak İstemiyorum

Aysun Korkmaz

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024