1. Topluluk nasıl oluştu?
Virginia (Woolf), Vanessa (Bell), Adrian ve Thoby Stephen, anne babalarının ölümünden sonra taşındıkları “46 Gordon Square, Bloomsbury” adresinde 1904’den 1907’ye kadar yaşadılar. Thoby perşembe akşamları Cambridge’ten arkadaşlarıyla edebiyat buluşmaları düzenlerken, Vanessa da ressam ve entelektüel arkadaşlarıyla cuma akşamları toplanıyordu. İki grup sonraları birleşti.
2. Bloomsbury’nin yapısı?
Topluluğun manifestosu, sıkı kuralları, grup üyesi olarak tanımlanabilecek bir katılımcı listesi yoktur. Virginia Woolf’a göre, Bloomsbury yalnızca hayata bakış açılarını paylaşarak bir arada kalmayı başarabilen bir grup arkadaştı.
3. Ne istiyorlardı?
Topluluk üyeleri eğitimci, sömürgelerde yönetici, hukukçu ve edebiyatçı ailelerden geliyordu. Asıl iki aile vardı: Stephen’lar ve döneme göre oldukça serbest düşünen Strachey’ler. Ailelerinden gelen kültürel miras avantaj sağlıyordu, iyi eğitilmişlerdi. Kendilerine güveniyorlardı; geleneğe, baskıya, burjuva alışkanlıklarına, önceki neslin çifte standart yapısına isyankârdılar. Cinsellik hakkında konuşmanın tabu olduğu yıllarda düşüncelerini, yaşam tarzlarını özgürce geliştirebilmeyi istiyorlardı.
4. G.E. Moore kimdir?
Moore ile Cambridge’teki özel grup Apostles kanalıyla tanıştılar. Topluluk, analitik felsefenin kurucularından Moore’un düşüncelerinden etkilendi. Moore, kişinin hayattaki en önemli amacının aşk, estetik deneyim ve bilgi arayışının sağladığı keyif ve yaratıcılık olduğunu söyler.
5. Hangi kitaplardan etkilendiler?
G.E. Moore’un
Principia Ethica (1903) ve A.N. Whitehead ile Bertrand Russell’ın yazdığı
Principia Mathematica (1910-1913).
6. Toplantılarda ne tartıştılar?
Estetik ve felsefi sorulara kafa yordular. Görünen dünya ile gerçek dünya arasındaki farktan büyülendiler. İnandıkları değerlere uygun yaşamak, yeniyi aramak, başkalarıyla ilişkilerinde azami memnuniyeti istiyorlardı. Bilincin doğası ile dışarıdaki doğa arasındaki ilişkiye inandılar. Aşk, doğallık, ölüm, doğru ve güzelin gerçek tanımını aradılar.
[caption id="attachment_23915" align="aligncenter" width="800"]

Lytton Strachey. Resim: Simon Albert Bussy[/caption]
7. Buluşmalar ne kadar devam etti?
Yirmilerdeki parlak dönemin ardından, otuzlar Bloomsbury’nin inişe geçtiği yıllardı. Düzensiz toplanmalar devam etse de kilit üyelerin yaşamlarını yitirmesiyle, topluluğu bir arada tutan bağlar zayıfladı. Thoby 1906’da öldü. Lytton Strachey’in 1931’deki ölümünün hemen ardından Dora Carrington kendini vurdu. Üç yıl sonra eleştirmen Roger Fry yaşamını yitirdi. Bloomsbury’nin en ünlü ismi Virginia Woolf ise Fry’ın biyografisini tamamlamasının hemen ardından 1941’de yaşamına son verdi. Dönemin en önemli ekonomistlerinden J.M. Keynes 1946’da ve Clive Bell 1964’de öldü.
8. Niçin eleştirildiler?
Grup üyelerinin özgür yaşam biçimleri dışarıdakilerce hep eleştirildi. Eşcinsel birliktelikler, grup üyeleri arasında karmaşık ilişkiler ve evlilikler topluluğun bir araya geliş nedenlerinin, yarattıkları eserleri besleyen, tartışarak geliştirdikleri düşüncelerin önüne geçti.
9. The Memoir Club nedir?
Bloomsbury’nin can çekişmesiyle birlikte yeniden oluşturulan topluluğun adıdır. Clive Bell başlatır. David Garnett ve Bloomsbury topluluğunun üyelerinin akrabaları, çocukları katılır. Bell’in 1964’deki ölümüne dek devam eder.
10. Perşembe ve Cuma grubunun katılımcıları kimlerdi?
Thoby’nin arkadaşları Lytton Strachey ve Strachey ailesinin kimi üyeleri, Leonard Woolf, Clive Bell, David Garnett, Duncan Grant, Saxon Sidney-Turner, ekonomist John Maynard Keynes. 1905’ten itibaren toplanmaya başlayan Cuma grubunun katılımcılarıysa Vanessa’nın arkadaşları Margery Snowdon, Mary Creighton, Sylvia Milman, Henry Lamb, Edward Wadsworth, Roger Fry. Ve elbette Stephen kardeşlerin öbür üyeleri Virginia ve Adrian. Sonraları E.M. Forster. T.S. Eliot, Katherine Mansfield, sürekli olmasa da arada konuk oluyordu. Bertrand Russell ile de yolları kesişti. Aldous Huxley de bir ara topluluğa katıldı ve ayrıldı.