Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

6 Ocak 2023

Kitap

20. Yüzyıldan “İnsan” Manzaraları

Burak Soyer

Paylaş

0

0


Amerikan Sapığı, materyalizmi, tüketim manyaklığını türdeşlerinden bir adım öteye taşıyarak bu iki kavramı insan üzerine işleyerek ele almasıyla insan zihnindeki sınırları tamamen ortadan kaldırıyor. Yazar Ellis’in, Pat özelinde “insanı” bir materyal, zevk için tüketilecek bir “meta” haline getirmesi de Amerikan Sapığı'nı asıl altını çizmek istediği noktaya denk getiriyor.

1964 yılında Los Angeles’da doğan Bret Easton Ellis 1985 yılında yayınladığı ilk romanı “Sıfırdan Az” ile Amerika’da hatırı sayılır bir okur kitlesine ulaştı. “Çağının Salinger”ı olarak anılmasına sebep olan Sıfırdan Az'da ensesi kalın zengin ebeveynlerin sevgiden yoksun çocuklarının bol uyuşturuculu ve cinsellikle kendilerini tatmin ettiği bir dünyayı Clay adlı anlatıcı aracılığıyla okura oluşturan Ellis, 1987’de ikinci romanı Çekim Kuralları’nı yayınladı. “Altın vuruş”u Amerikan Sapığı ise yayınlanacağı tarih olan 1991 yılından önce Amerikalı okur yazar tayfayı ikiye böldü. Kitabı basacak yayınevi Simon & Schuster “fikir ayrılıklarına düştüklerini” açıklayarak Amerikan Sapığı’nı yayınlamaktan vazgeçti. Kitap bunun üzerine Vintage Books tarafından basıldı. Başta feministler olmak üzere toplumun birçok kesimi tarafından büyük tepki toplayan Ellis, tehdit ve nefret mektuplarından da nasibini aldı. Ama tüm bunlar Amerikan Sapığı’nın başarısının önüne ket vuramadı. Her ne kadar kitap pek çok ülkede yasaklansa da bir o kadar da yabancı dile çevrildi ve tüm dünyanın hakkında konuştuğu “kült” mertebesine çıkarıldı. Üzerine bir de 2000 yılında Mary Horron tarafından beyazperdeye uyarlanan ve Christian Bale’in müthiş performansıyla hafızlara kazının film sayesinde kitap bir kez daha gündem oldu. “Amerikan Sapığı” uzun bir aradan sonra İthaki Yayınları etiketi ve Fatih Özgüven’in muazzam çevirisiyle tekrar Türkiyeli okurlarla buluştu. Bir Wall Street çakalı olan Patrick Bateman’ın tükete tükete kendi Amerikan Rüyası’nı şiddetli ve eril bir dille anlatan kitap, konuya hiç de yabancı olmayan Irvine Welsh’in de dediği gibi, “Dövüş Kulübü’yle birlikte 20. yüzyıl Amerika’sının son çeyreğini en iyi anlatan kitap. Bir modern klasik.”

Amerikan Sapığı yani Patrick Bateman –kısaca Pat- iyi eğitim almış, yıllık geliri 150 bin dolar olan güzel kadınlarla, gazetelerin mekan yazarlarının 5 yıldız verdiği restoranlarda, barlarda takılan, takılmak için sırada beklemeye tahammülü olmadığından mutlaka mekana gitmeden yer ayırtan, envai çeşit yemekler yiyen, kartvizitinden donuna kadar en lüks markalarla “donanmış” bir tüketim robotu. Deliler gibi spor yapıp dünyada tek sevdiği kişi sandığı kendisini zinde tutuyor, karşısındakinin kıyafetinden karakter çözümleme yeteneğine sahip, Trump hayranı, evsizlere bir çeyreklik vermeyi bile zül sayan, onun yerine dilenenlere çalışmayı salık veren, ufak “çizgileri” buzlu J&B’sine meze yapan, bol bol porno videokasetleri kiralayıp, her ne kadar cüzdanı yeşilliklerle dolu olsa da “yuvarlak hesap” minimum 300 doları cebinde her daim cebinden eksik etmeyen bir 20. yüzyıl prototipi. Ancak Pat’in parasıyla yarattığı statüler arasındaki müthiş yorucu koşuları gün gelip de onun dünyasında “öğütecek” bir şey bırakmadığında ve kafası da çeşit çeşit kırmızı reçeteli ilaçlar, uyuşturucu ve bol karışımlı alkol yüzünden hamura dönmeye başlayınca yiyip bitireceği başka şeyler aramaya başlıyor ve yeni “tüketim araçları” olarak bu kez kendisine hiç de uzak olmayan insanları kendine hedef seçiyor. Bundan sonrası malum. Pat’in contalar tamamen yerinden oynamaya başlayınca sayfalar boyunca onun psikopat bir seri katil olarak icraatlarına tanıklık ediyoruz.

Amerikan Sapığı, materyalizmi, tüketim manyaklığını türdeşlerinden bir adım öteye taşıyarak bu iki kavramı insan üzerine işleyerek ele almasıyla insan zihnindeki sınırları tamamen ortadan kaldırıyor. Evet, adını belki hiç duymadığımız markalarla döşenmiş evler, 50 dolarlık çoraplar Patrick Bateman için haddinden fazla önem taşıyor ancak yazar Ellis’in bunları Pat özelinde kifayetsiz bırakarak “insanı” bir materyal, zevk için tüketilecek bir “meta” haline getirmesi Amerikan Sapığı'nın asıl altını çizmek istediği noktaya taşıyor. Durumu böyle ele aldığımızda da kitap, insanın başka türlü bir “makineye” dönüştüğünü ve artık kendini yemeye başladığını gözünü budaktan sakınmadan anlatan bir “çağ” fotoğrafına dönüşüyor.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Nurdan Gürbilek: “Güçlü edebiyatın ard..Kaan Özkan
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

17 Şubat 2025

Adana’da Günübirlik Gezilecek Yerler

Adana, kültürel zenginlikleri, doğal güzellikleri ve lezzetli mutfağıyla günübirlik geziler için harika bir rota. Şehir, sıcak atmosferi ve samimi insanlarıyla ziyaretçilerine keyifli bir deneyim sunuyor. Eğer Adana’ya gitmek için bir plan yapıyorsanız, erken reze..

Devamı..

Kafkaesk Bir Postane Skandalı

David Gurnham

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024