Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

5 Haziran 2024

Söyleşi

Ahmet Anıl Kutlu: "Dil üzerine fazlaca düşünülmesi ve çalışılması gereken bir alan."

Vuslat Çamkerten

Paylaş

2

0


Genelde yazan insanlara sorulan bir soru var, kendini mi yazıyorsun, yoksa yaşadıklarını mı?

Vuslat Çamkerten: Bir Çocuk The Poet House etiketiyle resimli ve koleksiyonluk olarak yayımlandı. Böylece öykülerin de ilk kez okurla buluştu, ben yolculuğunun bir kısmına tanığım ama bu buluşmaya varana kadar geçtiğin yolları, aldığın virajları biraz anlatır mısın bize.

Ahmet Anıl Kutlu: Okumaya çok küçük yaşlarımdan beri merakım vardı. Kitap okumayı çok seviyordum. Sonralarında kitaplarla olan ilişkim, yazma isteğini de beraberinde getirdi. Uzun yıllardır kendimce yazıyor ve yakınlarım tarafından beğenilen öyküler yaratıyordum. Aynı zamanda her ne kadar insanlar yazdıklarımı beğeniyor olsa da bir yol arayışım vardı ve bir gün yolum Kara Kitap Atölyesi'yle kesişti. Bunu yazma serüvenimde M.Ö. ve M.S. diye ayırabiliriz. Atölye, hocalarım, arkadaşlarım benim için başka başka yollar, ışıklar oldular. Kahramanlarımı daha güçlü, daha gerçekçi, daha kuvvetli yaratmaya başladım. Ve tabii gelişmek için bolca emek, zaman harcadım ve bu süreç beni Bir Çocuk'u yaratma yolculuğuna götürdü.

VÇ: Karakterlerin kimi zaman üzgün, kimi zaman zıpır çocuklar, hatta bazen yolculuklar yapan çocuklar anlatıyorsun. Kayıpları, arayışları var. Çocukların evrenine bir yazar olarak eğilmek senin için ne ifade ediyor?

AAK: Çocuklara her zaman özel bir sevgim ve ilgim var. Onlarla birlikte vakit geçirmeyi, eğlenmeyi, arkadaşları olmayı seviyorum. Kalabalık bir insan grubunun içinde hep onlarla vakit geçirmeyi tercih ederim. Bu da çocuklarla sık sık diyalog kurmamı, dünyalarına daha çok ayak uydurmamı sağlıyor. Aslında hatırlamamı diyebiliriz, ben de bir zamanlar çocuktum. O duygulara dönmek bu yüzden benim için de bir terapi gibi oluyor.

https://cdn.oggito.com/images/full/2024/6/poet-1.jpgahmet anıl kutlu the poet house

VÇ: Bir Çocuktaki her öykünün koyu bir duygusu, bir meselesi var. Okuduktan sonra insanda iz bırakan öyküler. Örneğin Sıkı Bir Örgü” isimli öykünün bence trajik bir sonu var, okur için başa çıkması güç sonlardan biri. Aynı şeyi Koca Bir Adam” için de söyleyebiliriz. Bu duygular, konular sana nereden geliyor? 

AAK: Genelde yazan insanlara sorulan bir soru var, kendini mi yazıyorsun, yoksa yaşadıklarını mı? Bu komik bir soru ama gerçek bir tarafı da var mutlaka. İnsan hislerini, düşüncelerini, hayal dünyasını yazıyor. Ve tabii ki yazdığımız aslında duygularımız. Sanırım ben dünyaya biraz da an” olarak baktığımdan, yarattığım şeyler duygulara tutunarak okura geçiyor. Sıkı Bir Örgü” bir abla kardeşin hikayesi ve ablası evden kaçıp giderken ona engel olmaya çalışan bir kız çocuğunun başına gelen trajik olayı konu ediniyor. Okuru düşündürmeyi ve sonunda sarsmayı planladığım bir öyküm. Ve belki de sahiden, şöyle bir yutkunmanız gereken bir sonu var. Koca Bir Adam”da hayatın birçok gerçeğini yansıtmaya çalıştığım bir öykü. Ölümler, kavgalar, iç içe geçmiş yaşamlar ve bunların bizim hayatımıza etkileri. Bu şekilde yazmayı seviyorum diyebiliriz. Ve tabii ki bütün öykülerimin kahramanları çocuklar çünkü en saf, en temiz kalpli yaratıklar benim için çocuklar. Bu yolu hep onlar en önde yürümeli.

ahmet anıl kutlu the poet house

VÇ: Normal Bir Hayat” isimli öykün normal olmayan bir hayatı anlatıyor, okuru distopik bir evrende gezdiriyorsun. Bir yol öyküsü diyebiliriz. Kitaptaki diğer öykülerden farklı ama karakterlerin yine çocuklar olduğu için sıcak, eğlenceli bir dili de var. Nereden, nasıl çıktı bu öykü?

AAK: Normal Bir Hayat” aslında günümüzde hiç normal hayatlarımız olmadığını, yaşam mücadelesi içinde biraz kaybolduğumuzu, önem ve değer verdiğimiz şeylerin nasıl da değiştiğini metaforik bir dille anlatmaya çalıştığım bir öykü. Yaşamımızda yolculuğumuzun en başı sadece bir nefesle başlıyor, bunu unutmamak gerek. Öyküde de buna bir vurgu var. Her şey yerleşim alanlarına çöken bir sisle başlıyor ve insanlar nefes alamıyorlar. Bu sisten sürekli kaçmak zorundalar. Günlük hayatımızda aşırı önemler, değerler verdiğimiz materyallerin anlamı teker teker yok oluyor çünkü bir hayatta kalma mücadelesi başlıyor. Örneğin sokakta yaşayan bir dilencinin, dünyanın en pahalı şaraplarından birini içtiği bir an var. Şöyle ki, milyonluk bir şarabı içmiyor bile, yarısını içip kaçıp gidiyor. Bu öykü için, gördüğüm bir fotoğraftaki iki küçük çocuktan yola çıkarak farkındalık peşinde koştuğum bir yolculuk diyebiliriz.

VÇ: Anlatım dilin, cümlelerin özenli, kıvrak. Dil ile ilişkinden bahseder misin?

AAK: Dil üzerine fazlaca düşünülmesi ve çalışılması gereken bir alan. Çoğu kez yazdım, süper oldu diye düşündüğümüz şeylerin ahengi bozuk olur. Üzerine bolca emek harcamanız gerekir. Ben bol bol farklı kitaplar ve anlatım dili değişik yazarlar okuyarak, cümlelerimin defalarca üzerinden geçip onlara daha kuvvetli anlamlar yüklemeye çalışarak, kendimi bu alanda geliştirdiğimi düşünüyorum.

VÇ: Yazdıklarınla nerelerde dolanmak, nereye varmak istiyorsun? Bundan sonrası için planların, projelerin neler?

AAK: Yazmaya sürekli devam etmek gibi bir arzum var. Bu okuma yazma dünyası sevdiğim bir yer, ben de burada var olmak ve yaşamaya devam etmek istiyorum. Bunun içinde tembellik yapma şansım yok, hep yeni projelerim olmalı ve çalışmaya devam etmeliyim. İlk hedefim yeni bir öykü kitabı yazmak ve yoluma devam etmek.

Ahmet Anıl Kutlu, Bir Çocuk, Kapak ve illüstrasyon: İsmail Sertaç Yılmaz, The Poet House, Nisan 2024

Bir Çocuk satış linki: https://bit.ly/3KqS7QW

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Dijital Sanat Merkezine Dönüştürülen D..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Katie Tobin

2 Temmuz 2025

Sylvia Beach, Nazilere Meydan Okuyan K..

Sylvia Beach, Paris’te açtığı Shakespeare and Company ile yazarları bir araya getirdi ve onlara yaratıcı deneyler ortaya koyabilecekleri bir alan sundu. Aynı zamanda James Joyce’un hamisi olan Beach, modernist hareketin de merkezi figürlerinden biriydi. Pa..

Devamı..

Demokratik Başarılardaki Paradoks

R. H. –. S. Lewandowsky

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024