Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

25 Aralık 2024

Bilim Teknoloji

Beyin Anatomisi Okuma Becerilerimizi Nasıl Etkiliyor?

Mikael Roll

Paylaş

0

0


Sonuç itibariyle beynimizin yapısı, bize okuma becerilerimiz hakkında çok fazla şey söyleyebilir. Fakat burada asıl önemli olan, beynimizin biçimlendirilebilir oluşudur.

Görünüşe bakılırsa iyi vakit geçirmek için kitap okuyan insanların sayısı günden güne azalıyor. The Reading Agency tarafından yapılan araştırmaya göre Birleşik Krallık’ta yetişkinlerin yüzde ellisi düzenli okuma alışkanlığına sahip değilken 16-24 yaş aralığındaki dört gençten biri hiç kitap okumuyor. 

Peki okuma oranındaki bu düşüş ne gibi sonuçlara yol açacak? İnsan türünün evrim süreci, insanların yazılı metinler yerine videoları tercih etmesinden ne şekilde etkilenecek?

İşte bu soruların yanıtını bulabilmek için binden fazla katılımcının dahil olduğu uzun soluklu bir çalışma gerçekleştirdim ve kısa süre önce Neuroimage’da yayımladığım bu yeni çalışmamda, insanların okuma becerileriyle beyin anatomileri arasında herhangi bir ilişki bulunup bulunmadığını araştırdım.

Beynin sol yarıküresinde bulunan ve dil bakımından yüksek önem taşıyan iki bölgedeki anatomik yapı, iyi okuma becerileri sergileyen kişilerde farklılık gösteriyordu. Bunlardan ilki, temporal lobun ön kısmıydı. Bu kısım farklı türdeki anlamlı bilgileri ilişkilendirir ve kategorize eder. Mesela bacak kelimesini temsil ettiği anlamla bir araya getirmek için beynin bu bölgesi görsel, duyusal ve motor bilgileri bir araya getirerek bacağın nasıl göründüğünü, nasıl hareket ettiğini gösteren bir görsel oluşturur. Öteki bölgeyse işitsel korteksi barındıran ve üst temporal lobda yer alan Heschl girusu. Okuma becerileri daha ziyade sol yarıküredeki temporal lobun ön kısmıyla bağlantılı. Bu kısmın diğer kısımlara göre büyük oluşuysa kelimeleri anlamayı ve dolayısıyla okumayı kolaylaştıran bir özellik. İşitsel korteksle okuma becerileri arasında hemen bir bağlantı kurulamayabilir ama aslında okumak yalnızca görsel bir beceri değildir. Harfleri seslerle eşleştirmek için öncelikle dildeki seslerin farkında olmamamız gerekir.

Önceki tarihlerde yapılan araştırmalar disleksiyle sol temporal lobdaki Heschl girusunun ince oluşu arasında bağlantı bulunduğunu ortaya koymuştu. Ancak benim araştırmalarıma göre disleksisi olan ve olmayan insanların kortikal kalınlıkları anlamlı bir farklılık göstermezken daha kalın bir işitsel korteks okuma becerilerini doğrudan etkiliyor. 

Boyut niçin önemli?

Daha kalın bir korteks her zaman daha iyi anlamına mı gelir? Kortikal yapı söz konusu olduğunda hayır, her zaman değil. Zira çoğu insanın beyninin sol yarıküresindeki işitsel kortekste daha fazla miyelin doku bulunur ve miyelin, sinir lifleri için yalıtkan görevi gören, dolayısıyla da sinirsel iletişim hızını artıran yağlı bir dokudur. Sol yarıküredeki bu artmış izolasyon ve hızlı iletimin, dil becerileri için gerekli olan hızlı ve kategorik işlemeyi mümkün kıldığı düşünülebilir. Kortikal büyüme modeline göre miyelin, sol yarıküredeki kortikal alanları daha fazla sıkıştırır ve bu yüzden bu alanlar hem daha düz hem de daha geniştir. Dolayısıyla sol işitsel korteks, okuma becerisi yüksek olanlarda daha kalın olsa bile kendine karşılık gelen sağ işitsel korteksten daha incedir. Yapılan son araştırmalar da bu hipotezi destekler: sol yarıkürede daha büyük fakat daha ince kortikal alanlar ama daha yoğun bir miyelin doku bulunur.

O halde şimdi de daha ince olan mı daha iyi, diye soracağız. Cevap yine hayır. Her zaman değil. Çünkü karmaşık beceriler için bilginin entegre edilmesi gerekir ve bunun için de beyin daha kalın bir korteks tabakasına ihtiyaç duyar. Nitekim beynimizde bilginin entegre edildiği asıl kısım ön temporal lobdur ve bu kısım gerçekten de kortikal alanlar arasında en kalın yapıda olandır. Bununla bağlantılı mekanizmaysa muhtemelen bilgiyi bütünsel bir biçimde, birbiriyle sürekli iletişim halinde işleyen nöronların varlığıdır. 

Fonoloji hayli karmaşık bir beceridir ve burada beyin, farklı ses ve motor özellikleriyle konuşma seslerini birbirine entegre eder. Fonolojinin Heschl girusunda ne ölçüde işlendiği belirsiz olsa da, fonetikçilerin genelinde birden fazla sol Heschl girusunun bulunuşu, konuşma sesleriyle bu bölge arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğuna işaret eder. 

Sonuç itibariyle beynimizin yapısı, bize okuma becerilerimiz hakkında çok fazla şey söyleyebilir. Fakat burada asıl önemli olan, beynimizin biçimlendirilebilir oluşudur. Yeni bir beceri edindiğimizde ya da önceden edinmiş olduğumuz beceriyi uygulamaya koyduğumuzda beynimiz buna göre şekil almaya başlar. 

Mesela yoğun bir biçimde dil eğitimi alan bireylerde dil bölgeleriyle bağlantılı kortikal kalınlık artar. Benzer şekilde, düzenli okuma alışkanlığı olan bireylerde sol Heschl girusu ve temporal kutup buna göre biçimlenir. Dolayısıyla Heschl girusunuzun (yani beyninizin) daha gelişmiş olmasını istiyorsanız elinize bir kitap alın ve okumaya başlayın.

Eğer okuma becerilerimiz –tıpkı şu an olduğu gibi – hızla arka planda kalmaya devam ederse etrafımızdaki dünyayı yorumlama ve başkalarının zihninden geçenleri anlama kapasitemizin azalacağı su götürmez bir gerçek. O yüzden koltuğunuzda kitap okurken geçirdiğiniz konforlu saatler yalnızca kendinize değil, insanlığa da bir hizmet. 

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Resimli Puslu KıtalarRuhi U. Karakurt
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Halil Yörükoğlu

24 Ağustos 2025

Banu Yıldıran Genç: “Okur problemimiz ..

Edebiyatta yeteneğe çok inanmam ama dilde sanırım biraz inanıyorum.Halil Yörükoğlu: Sevgili Banu,klasik bir girişle yani nasılsın demekle başlayacaktım ama hemen aklımdaki soruya geçmek istedim. Dünyanın herhangi bir yerinde..

Devamı..

Evlilik Hakkında Konuşmalıyız

B. Y. Genç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024