Bir küçük dünyam var içimde benim
Mihnetim ziynetim bana kâfidir
Müzik uygulamalarının uçsuz bucaksız okyanusunda gezinirken 2014 yılında çıkmış ilginç bir albüme rastladım. Büyük halk ozanı Aşık Veysel'in doğumunun 120. yılında, onu yeni kuşaklara farklı bir tonda sunmayı amaçlamış bir albüm. Prodüktörlüğünü İzzet Öz yapmış. Müzik direktörü ise Borga Parlar. Veysel'in birbirinden güzel türküleri, yine kendi sesinden, ancak her biri elektronik müzik altyapısında yeni düzenlemelerle hazırlanmış. Bir yandan da hemen fark edilen bir yetmişli yıllar soundu var bu elektronik altyapıda.
Belirttikleri hedef de harika, ozanın zaman ve mekân kavramlarından bağımsız evrensel mesajlarını yepyeni bir enerjiyle sunmak istemişler.
Türküleri orijinal halinde dinlemeyi tercih edenler, garip bulabilirler hatta beğenmeyebilirler de. Ama ben birkaç gündür sadece bu albümü dinlediğimi itiraf etmeliyim.
Anası Gülizar'ın koyun sağmaktan dönerken onu yol kenarında doğurmasını, yedi yaşında çiçek hastalığından görme duyusunu yitirmesini, kendisini terk eden ilk eşi Esma'ya karşı hiç geçmeyen üzüntüsü ve hiç yitmeyen aşkı dahil hayatına dair pek çok detayı farklı kaynaklarda okuyabilirsiniz.
Yaşadıklarından dolayı hayata hem kızgın hem de sitem içinde olmuş . Ama her şeye rağmen, yaşama sevincini yitirmemiş hiç.
Yazıp bestelediklerinin hepsi apayrı güzel. Ben de farklı şiir ve türkülerinden bazı dörtlükleri derlemeye çalıştım.
Dostlar beni hatırlasın, diye bir ricası olmuş ozanın. Biz de bu görevi yerine getirmeye çalışalım.
Buyurun:
Fotoğraf: Ergun Çağatay
***
Bir küçük dünyam var içimde benim
Mihnetim ziynetim bana kâfidir
Görenler dar görür geniştir bana
Sohbetim ülfetim bana kâfidir
***
Beni hor görme kardeşim
Sen altınsın ben tunç muyum
Aynı vardan var olmuşuz
Sen gümüşsün ben sac mıyım
***
Ne var ise sende bende
Aynı varlık her bedende
Yarın mezara girende
Sen toksun da ben aç mıyım
***
Güzelliğin on par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa
***
Şu geniş dünyaya sığmayan gönül
Şimdi bir odaya kapandı kaldı
Bir dakka bir yerde duramaz iken
Oturduğu yerden kalkamaz oldu
***
Hani o gençlikte çağlayan gönül
Gâhi gülüp gâhi ağlayan gönül
Güzeller köşkünde yaylayan gönül
Gönül yaşar amma ümitler öldü
***
Aşıklar âlemde gülmez dediler
Akar göz yaşlarım silmez dediler
El elin derdini bilmez dediler
Kimler gelip hatırımı soracak.
***
Bir derd ehli bulsam derdim söylesem
İyi olmaz derdlerim halim n'olacak
Hekimler derdime derman bulamaz
Bir değil beş değil derd kucak kucak
***
Pervane ateşten sakınmaz canı
Uğruna koymuşum başı bedeni
Doldur tüfengini hedef et beni
Yaram doksan dokuz yüz olur gider
***
Hedef alıp dövüştüğün kardeşin
Seni yaralıyor attığın taşın
Topluma zararlı yersiz savaşın
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
***
Kürdü, Türkü ne Çerkezi
Hep Adem'in oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi
***
Beş günlük dünyada hey Adem oğlu
Kamili kamili hali gözle gel
Cümlemizin başı bir Hakka bağlı
Hakikat söyleyen dili gözle gel
***
Karnın yardım kazmayınan belinen
Yüzün yırttım tırnağınan elinen
Yine beni karşıladı gülünen
Benim sâdık yârim kara topraktır
***
Bütün kusurumu toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarım düzlüyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sâdık yârim kara topraktır
***
Ne ötersin dertli dertli
Dayanamam zara bülbül
Hem dertliyim hem firkatli
Yakma beni nara bülbül
***
Ötme bülbül ötme bülbül
Derdi derde katma bülbül
Benim derdim bana yeter
Bir dert de sen katma bülbül
***
Kaldırsam perdeyi döksem suçunu
Acep bu işime ne dersin dünya
Fısku fesat kaplamıştır içini
Bu çirkin huyları nidersin dünya
***
Dünyaya gelmemde maksat ne idi
Bir sadık dost bulup dem sürme idi
Arzum bir güler yüz gül meme idi
Istırapla dolu kedersin dünya
***
Nice zenginlerin çarkın çevirdin
Nice kahramanı teptin devirdin
Bunca fakirleri kastın kavurdun
Herkese bir türlü kadersin dünya
***
Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece
***
Veysel der çıkayım bir yüce dağa
Ağaçlar bezenmiş yeşil yaprağa
Zaman gelir tenim düşer toprağa
Karışır toprağa toz olur gider
***
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han, konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın






