Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

31 Ekim 2021

Öykü

bu öykü adam olmaz

Tan Doğan

Paylaş

1

0


menteşelerinden çıkarıp bıraktı önceden serdiği çarşafın üstüne. kırık-çatlak her parçayı elleriyle çekip almaya kalkışsa, kan-revân içinde kalacağı tecrübeyle sâbitti. bir bir sökünce paslı-yamuk çivileri kargaburunla, nûh nebîden kalma mâcunları kazıyınca spartulayla, çatur çutur düştü paramparça cam. kan yoktu beyazın üstünde.. sevindi. faraşa süpürdükleriyle çarşafa düşenleri harmanlayıp bohça yaptı. sıra yenisini takmaya gelmişti. öyle güzel vurdu ki penceresiz pervazdan yüzüne birden rüzgâr, kalakaldı çöktüğü yerde, yumdu gözlerini, daldı anılara, düşler kurdu, düştü başı kenarına yatağın, içi geçti, uyudu. uyandırdığında şiddetini artıran rüzgâr, kankırmızıydı yer.. irkildi. üzerine kıvrıldığı bacağında koca bir cam kanatıyordu derisini.. şaşırdı. ne sızı ne sancı ne ağrı ne acı! yarın sıcaklığındandı belki hiçbir şey hissetmemesi. çekip çıkartmaya kalksa bir gayret, hem yarık derinleşecek hem kanama artacak hem de acı hissetmeye başlayacaktı. fanilasını çıkardı, var gücüyle sıktı camın girdiği yerin altından sardığı bacağını, kötü filmlerin iyi yanı işte deyip, sırıtarak. durağı aramalı, âcile gitmeli, camı çıkarttırmalı, gerekirse dikiş attırmalı, ilaçlarını alıp nöbetçi eczaneden, evin yolunu tutmalıydı. ama oda penceresiz kalacaktı o upuzun arada. hem hırsızlara dâvetiye çıkartmak değil de neydi bu?! bacağını kurtarmış, varını-yoğunu kaybetmiş olacaktı.. olsundu demedi, aradı... sonrası mâlûm. mâlûm olmayan kısım, ‘yarık çok derin, kanama şiddetli; dikişle kurtarmak zor bacağı.. ameliyat şart’ demesiydi doktorun. ‘hem ben âcilciyim.. ilk müdâhâleyi yaptım ama bu iş cerrâhlık.’ sarpa sarmıştı her şey. “siz beklemeyin” dedi durağın yıllardır emekçisi taksiciye ve yarım ağız, “bâri paranızı alsaydınız…” tam taksici arkasını dönüp giderken, “evin anahtarını versem, boş çerçeveye yatak örtüsü falan iliştirseniz, n’olur-n’olmaz, hırsız-mırsız...” böylesi acâyip bir isteğin, şöylesi bir acâyip baş sallamayla yerine getirileceğinin tanığı olan doktor, ‘insanlık ölmemiş daha!’ demekten alıkoyamadı kendini... lâfı uzatmayalım.. ameliyat oldu, bir hafta refâkatçisiz kaldı serviste. taksicisini aradı, geldi, bindi, vardılar eve.  kapıyı taksici açtı, topallaya topallaya ulaştı odaya: pencere takılmıştı! ne bir para isteyen ne ağzını açıp da bir kelime söyleyen adam arkasını dönüp giderken, her zamanki gibi yarım ağız, “kaptan! paranız…” diye seslendi ve sırıttı arkasından cimri şey. her dolaba gitti, her çekmeceye baktı; saklı kasayı açtı, biblolarını, heykellerini saydı, daha neler neler yaptı, “her şey tam” deyip dedesinden yâdigâr altın varaklı koltukta sızdı. sabahın köründe bir telefon, ‘günaydın. durakta bekliyoruz sizi.’ hiç şaşmadı. “eee” dedi, “her şeyin bir bedeli var: dün bedâva olan bugün beş katı!” zar zor giyindi. hem tabure olan hem de içinde özel bir kılıcı çıkan, dedesinden yâdigâr altın varaklı bastonunu yerinden aldı, düştü yola. durağın şoförleri ordaydı. baş kaptan, ‘borcunuz’ deyip, her taksiciye benzer numaraları çektiğinden, hayli kabarık faturayı uzatınca cimriye, “oturduğu tabureden zar zor kalktı, kınından çıkardığı kılıcı, “aslâ onuruna leke sürdürmez bir asilzâde” deyip, dayadı göğsüne. her kafadan bir ses: ‘bırak martaval okumayı!’, ‘bu da numara!’, ‘ne bekliyorsun? hadi sok!’, ‘bana ver beceremeyeceksen!’, ‘bu herifin palavrası hiç bitmez!...’ ‘adam cimri’ dedi, durak sâhibi, ‘buracıkta ölsün mü sırf bu yüzden?’ ne şaşırdı ne üzüldü ne de tekledi kimse, koro hâlinde ‘ölsün, ölsün’ derken. yüzü kızardı, gözbebekleri büyüdü, elleri titredi kılıcın kabzasını sıvarken cimri, “lânet olsun hepinize.. alın, sizin artık bu kılıç; ziyâdesiyle öder borcu-morcu” dedi, bir caka, bir hışım. çıt çıkmadı önce duraktan.. sonra biri, ‘bu cimrinin kılıcı da sahtedir!’ tüm şoförler ölünce kahkahadan, kılıcını kınına, kılıçlı kını taburesine, taburesini katlayıp torbasına koyup evine döndüğünde, geçti yazı masasının başına, aldı kalemi-kâğıdı eline bilmem kaçıncı kez: “ne benden adam olur” diye yazdı son satırını öykünün, “ne de adam gibi bir son çıkar bu öyküden!”

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

“Delilik de bizim akıllı seçimimiz ols..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mercan Barışkan

20 Eylül 2025

Alt Kat

Sigara uğruna…Açık bahçe kapısının tam önüne denk gelen, her seferinde lanet okuduğum o eski püskü sandalyede bir bacağımı kıvırıp altıma almış oturuyordum. Sevgi Hanım dün akşam yemek saatinde gizlice üst kata çıkıp gördüğü ilk odaya, yani benim odama girmiş, tüm sigaralarımı çalmıştı. Nasıl..

Devamı..

İstanbul’a 1 Saat Mesafede Kamp Kurula..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024