"Edebiyat dergileri kapanmaya devam ederse, yazılar nerede demlenecek?"
Çok saygı duyduğum bir başka derginin yakında yayından kalkacağı için kızgınım. Sanat kurumlarının, sanatı tek bir kişi veya kurumun fişini çekebilecek kadar değersizleştiren kültürel bir bağlamda faaliyet göstermeye zorlanmasına kızgınım. Uygun bir alternatif olarak dergiler ve yerel kuruluşlar tarafından sunulan ve giderek daha çeşitli yazarlık programları ve atölye çalışmaları ile yazma çalışmalarının her zamankinden daha erişilebilir olması heyecan verici. Ancak bu yazarların metin yayımlamak istediği platformların kaderini merak etmeden duramıyorum. Edebiyat dergileri kapanmaya devam ederse, yazarlar nerede kalemlerini bileyecek? Düzenleme yapma, bir sözleşme imzalama, yazıları gözden geçirme ve işleriyle ilgilenen bir izleyici kitlesi için metin üretme gibi pratik deneyimleri nerede kazanacaklar?
Edebiyat dergileri kapanmaya devam ederse, yazılar nerede demlenecek?
Edebi dergiler, kariyerinin başındaki yazarların ihtiyaç duyduğu, kendilerini kanıtlayacakları temel platformlar. Edebi kariyerin çimlenip yeşermeye başladığı mekânlar. Sayfalarında deneyim ve eleştirel güvenilirlik kazanılan edebi dergiler, ilk kitap yayımlamaya giden uzun yolda yürümeyi öğretir. Kitap yayıncılığında meydana gelen konsolidasyon ve büyük yayınevlerinin risk alma konusundaki isteksizliği göz önünde bulundurulduğunda, edebi dergiler özellikle marjinal geçmişe sahip yazarlar için önemli. Yazıları eleştirel süzgeçten geçiren, onaylayan ve bir okuyucu kitlesi oluşturmaya yardımcı olan ilk yerler bu titizce hazırlanmış, emek ürünü dergiler.
Bana kendi yazılarımın değerini ilk kez gösteren ve çalışmamın bir okuyucunun zamanına layık olduğuna inanmamı sağlayan şey, edebiyat dergisi editörlerinin çalışmaları oldu. Edebi dergiler okuyuculardan, yazarlardan, bağışçılardan ve evet, kurumlardan ihtiyacımız olan desteği almazsa, düşüş yavaş olabilir, ancak sonunda eriyip gidecekler. Gidiyorlar. Gidiyoruz. Çalışmamız artık okunmayacak.
Edebiyat kurumlarımızı kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Black Mountain Enstitüsü, The Believer'ın yayınını durduracağını açıkladıktan sonra, insanlar "Birisi kurtaramaz mı?" diye tweet atıyordu. Ancak milyonerlerin ve milyarderlerin edebi dergileri finanse edip “kurtarmasını” beklemek yerine, bu dergileri desteklemek için hep birlikte elimizi taşın altına koymamız gerekmez mi? Bir dergiye ne kadar çok destek verilirse, o kadar demokratik ve çeşitli olur; o kadar güvenli, sürdürülebilir ve doğruyu o derece özgürce söyleyebilir.
Bu yazı Electric Literature'ın Genel Yayın Yönetmeni Denne Michele Norris'in yazısından kısaltılarak çevrilmiştir.
Kısaltarak çeviren: Alper Güngör
(Electric Literature)






