Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

30 Eylül 2024

Edebiyat

Cervantes’in Dünyasında Kadın İmgeleri, Hayaller, Gerçekler ve İdealler

Gamze Haklı Geray

Paylaş

2

0


Kadın figürü Miguel de Cervantes'in eserlerinde çok yönlü, incelikli bir üslupla betimlenir.

Madrid’in görkemli meydanlarından Plaza de Espana’da modern romanın babası kabul edilen yazarın devasa bir heykeli yükselir. Kaidenin üzerinde elinde kitabıyla oturan Miguel de Cervantes Saavedra’dan başkası değildir bu. Dizinin dibinde Don Kişot ve Sancho Panza'nın heykelleri yer alır. Don Kişot'un hayal dünyasındaki iki kadın, köylü Aldonza Lorenzo ve ana kahramanın hayal gücünden yaratılan karakter, Dulcinea del Toboso, Cervantes heykelinin kanatları altına sokulurlar.

Her kentin en az bir ünlü yazarı vardır belki ama Cervantes’in varlığı İspanya’da sadece tek kentte değil pek çok kasabada hissedilir. Madrid’e yakın Alcalá de Henares'de doğduğu halde fırtınalı hayatı onu ülkenin dört bir yanına, denizaşırı yolculuklara, savaşlara, esir düşme deneyimlerine kadar taşımıştır. Castilla-La Mancha bölgesinde, Cerro Calderico dağının tepesinde yer alan Consuegra kasabasındaki on iki beyaz yel değirmeni “Don Kişot’un savaştığı yel değirmenleri herhalde bunlar olmalı” dedirtir insana. Romandaki de “La Mançalı Don Kişot” değil midir zaten?

Cervantes’in Don Kişot dışındaki kitaplarını hiç bilmediğimi farkettim. Halbuki novellalar, oyunlar ve bir de uzun şiir kaleme almış. Üstelik erkek kahramanlarının ötesinde idealize edilmiş meleksi kadın kahramanları, fantastik cadıları, fahişeleri, asil güzellikleri, feministleri içeren bir karakter kadrosu yaratmış. Zenginiyle, yoksuluyla, iyisi, kötüsü, güzel ve çirkiniyle, kısacası kadınlarını, hayatın gri tonlarıyla harmanlayarak geniş bir yelpazede bize cömertçe sunmuş.

Kadınlar önemlidir Cervantes’in eserlerinde.

Örneğin Dulcinea komşu köyden Aldonza de Lorenzo adında yürekli bir köylü kızıdır aslında. Don Kişot fantezilerinin, dünya görüşünün gizemli merkezidir. Şövalyenin zihninde güzel ve erdemlidir. Dulcinea gerçekte kim olduğu için değil, karakterinin temsil ettikleriyle, Don Kişot hakkında bize söyledikleriyle kayda geçer. Cyrano de Bergerac’ın Roxane’i gibidir belki. Cyrano’nun ulaşılmaz aşkı, mükemmel güzellikle zekânın sembolüne dönüşmüş idealize ettiği kadındır. Belki Petrarch'ın şiirlerini ithaf ettiği ilham perisi Laura’dır. Dulcinea gibi Laura da şairin duygusal yolculuğundaki rolünün farkında değildir. Petrarch'ın sonelerinde şiirselliğini yönlendirir.

dor quijote edebiyat

Don Kişot'un görünmez ilham kaynağı, adına girişilen kahramanlıklardan habersiz, karakterin zihninde sürekli saflığı ve erdemiyle yer alır.

Kadın figürü Miguel de Cervantes'in eserlerinde çok yönlü, incelikli bir üslupla betimlenir. Toplumsal etkilerini vurgularken aynı zamanda dönemin ataerkil kültürünün kısıtlamalarına da tabi olduklarını gösterir. Cervantes idealize etmeyi alaycı bir dille eleştirir. Don Kişot gibi büyük eserlerin yanı sıra Novelas Ejemplares’de güçlü kadın karakterler yaratmıştır. Kadın karakterler tipik toplumsal rollere sıkıştırılmış olsalar da irade ve özgünlükleriyle dikkat çekerler. Baskıcı toplumsal normlara karşı direnirken aynı zamanda bireysel özgürlüklerini savunurlar.

Jale Parla, Don Kişot’tan Bugüne Roman adlı incelemesinde Don Kişot romanından esinlenen pek çok kitaptan uzun uzun bahseder. Schlegel'lere göre, Cervantes'in başyapıtı, şiirsellikle tekdüzelik, sanatla hayat arasındaki zıtlığın en güçlü yansımasıdır. Biz de kurgu içindeki kurgudan, metinlerarasılıktan, oyunlardan, üstkurmacadan kim bilir neler öğreniriz. Uygulayabilir miyiz? O ayrı konu.

Cervantes'in "mimesis" (sanatın gerçekliği taklit etmesi) kavramıyla olan ilişkisi, özellikle Don Kişot’ta görülebilir. Yazar, kavramı ironik şekilde ele alır. Mimesis doğrudan gerçekliğin yansıması olmaktan ziyade edebi türlerin ve toplumsal normların eleştirisi için araç haline gelir.

Don Kişot örneğinde baş karakter, okuduğu şövalye romanlarından etkilenerek kendi gerçekliğini yaratmaya çalışır, ancak bu gerçeklik toplumun ve doğrudan deneyimin gerçekliğiyle çatışır. Cervantes eserinde taklidin sınırlarını ve gerçekliğin öznel doğasını sorgular. Bu eleştirel yaklaşım edebi türlerin ve hikâye anlatımının sınırlarını zorlar. Cervantes kitabın daha en başında aylak okura seslenir ve doğa kanuna karşı çıkamadığından, her şeyin benzerini doğurduğundan bahseder.

İncelemesini severek okuduğum Ruth El Saffar, Beyond Fiction: The Recovery of the Feminine in the Novels of Cervantes’te, Cervantes romanlarındaki feminen unsurları ayrıntılı inceler. René Girard’ın üçgen arzu modelini referans alarak insanların arzularının başkalarını taklit ederek oluştuğunu savunur.

Modelde özne (istekte bulunan kişi), arzu edilen nesne ve arzu edilen nesneyi arzulayan başka bir kişi (aracılık eden) arasında üçlü bir ilişki bulunur.

Özne nesneyi bağımsız olarak arzulamaz, aracı kişinin aynı nesneye duyduğu arzudan etkilenir. Bu durum, özneyle aracı arasında rekabet yaratır ve genellikle her iki tarafın da aynı nesneyi istemesi yüzünden çatışmaya yol açar.

El Saffar Jungcu yaklaşımla hikâyelerin, "ana karakterin bilinçteki dengesizliğini ödünlemeye yarayan bilinçaltından gelen sesler" olduğunu belirtir.

Cervantes'in eserlerinde birçok kadın karakter arzu dolu üçlü ilişkilerin odak noktasıdır. Kadın karakterler yalnızca pasif arzu nesneleri ya da koşulların kurbanları değildir. Onlar kendi kaderlerini aktif olarak şekillendiren karmaşık bireylerdir.

Sevilla’ya yarım saat uzaklıktaki Carmona’nın güneşle yıkanmış beyaz sokaklarında dolaşırken, Cervantes’in iç sesi zihnimde yankılandı. Bu kasabada da yaşadığı için benim gibi durup çevresini saran güzelliğe hayran hayran baktığını bile hayal ettim.

Eskiyle yeni zihnimde karıştı, beni zaman tünelinin içinden geçirip gerçeğe taşıdı.

Cervantes’in gerçeklik ve yanılsamalarla ilgili gözlemleri bugün bile bize delilikle deha arasındaki sınırı anımsatıyor.

Kaynaklar

Parla, Jale. Don Kişot’tan Bugüne Roman. İletişim Yayınları. 2001.

El Saffar, Ruth. Beyond Fiction: The Recovery of the Feminine in the Novels of Cervantes. University of California Press. First published 1984

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Poe Üstüne | Paul ValéryPaul Valéry
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Charlotte Rogers

15 Eylül 2025

Latin Amerika Edebiyatından Trump’a Te..

Beyaz Saray üniversiteler üzerindeki bu baskı politikasını sürdürmeye devam ederse yakın bir gelecekte muhtemelen çoğu finansman tehdidiyle karşı karşıya kalacak.Şu an Amerika’daki üniversite rektörleri hem Trump yönet..

Devamı..

Akışkan Otobiyografi

Aynur Kulak

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024