Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

19 Ekim 2024

Öykü

Çocuk, Kedi ve Kadın

Pelin Ergül

Paylaş

1

0


Kızıl ikindi. Kedi, apartmanın kapısının açıldığını çocuktan önce duydu. Dış kapıya vardı, kulaklarını dikleştirdi ve bekledi. Çocuk, merdivenden ağır aksak çıkan annesinin adımlarını tanıdı. Gözlerinde bir sevinç, can sıkıntısı geçecek diye umutlandı. Kapı aralandı, yorgun gözleriyle kadın belirdi. Anne, diye sevinçle sarıldı çocuk kadına.  Fakat beklediği karşılığı alamadı.  Kedi, kadının bacaklarına sürtündü, mırladı, bekledi ve kenara çekildi. 

Yine yorgun, dedi çocuk içinden. Hep yorgun. 

Güneşin turunculuğu odanın sarı boyasını yaladı. Duvara asılı dikdörtgen aynaya çarptı, değirmi masanın üzerindeki mürdüm kasımpatıları aydınlattı. Bahar sıkıntısıyla can sıkıntısı yan yana durdu. Kadın, iş kıyafetleriyle kanepenin üzerine bıraktı kendini. Ona bakakalan çocuğa,

Az uyuyayım izin ver, sonra oynarız, dedi.  

Uyudu. Masanın altında kedi; önünde partal oyuncak bir fare. O da uykuda. Kıpırtısız oluşu kadının ve kedinin, odayı griye boyadı.  Çocuk, eli belinde motifleriyle bezeli kırmızı mavi kilimin üzerinde yuvarlandı. Bir sağa bir sola. Takla attı, amuda kalktı. Vazgeçti. Masanın tam karşısındaki mavi kanepeye kıskançlıkla baktı. Annesi hâlâ uykudaydı; kesik, iniltili. Hemen hemen her öğleden sonraları olduğu gibi.  

Anne, canım sıkılıyor.

Biraz uyuyayım. N’olur, dedi kadın inlemeyle.

Kızıl ikindi.  Güneş aynadan çekildi. Çocuk, odasındaki dört kutu oyuncağı salonun ortasına yığdı. Kedi uyandı. Gerindi. Şehla ve umursamaz bakışlarla çocuğa baktı. İlk kutudan barbie bebeklerini çıkardı, çocuk. Hepsinin yüzüne tek tek baktı. Birbirlerinin aynısı, dedi. Kedi, küçük pembe diliyle burnunu yaladı. Çocuk, uyuyan annesinin yüzünde gezdirdi gözlerini. Siyah saçları yüzünün yarısını kapatmıştı, kadının.  İkinci kutudan sulu boyasını çıkardı. Koşup mutfaktan bir bardak su getirdi.  Barbie bebeklerden birinin uzun sarı saçlarını siyaha boyamaya başladı. Boyarken annesi işteyken ona bakan, karşı komşunun kızı Süheyla’nın da bu bebekleri sevmediğini hatırladı: Bunlar oyuncak değil, düpedüz özendirme.  Çocuk saçlarını siyaha boyadığı bebeğe baktı. Eksik, dedi. Tırnaklarıyla, pembe rujunu kazıdı oyuncağın. Gözlerine baktı. Kedi, boyalı suya yanaştı. Kokladı, geriye çekildi.

Kediye dönüp,

Bu anneme benzemedi, di mi, dedi çocuk.

Kedi sarı tüylerini yalamayı bıraktı, çocukla göz göze geldi. İki defa gözlerini kırptı, açtı.  Makas neredeydi?  Makası aramaya koyuldu çocuk. Kanepenin üzerinde kıpırtısız uyuyan kadın, 

Gürültü yapma, az rahat dur, diye seslendi.

Makası aldı, çocuk. Bebeğin saçlarını küt kesti. Yüzünde yeni bir şey bulmuş olmanın şaşkınlığıyla, fırçayı yeniden eline aldı, mavi gözleri kahverengi yaptı. Bebeği, kilimin üzerine bıraktı. Kanepede uyuyan annesinin yanına gitti.  Fısıltıyla,

Anne, benim canım çok ama çok sıkılıyor, dedi. 

Git oyuncaklarınla oyna, dedi kadın.

Her yanı oyuncakla dolu odasını düşündü çocuk. 

Ama onlar benimle ne konuşabiliyor ne de parende atabiliyor.

Bir on dakika daha. Sonra söz.

Kedi oturduğu yerden kalktı, kuyruğunu dikleştirdi. Aheste aheste çocuğun sırtına, bacaklarına sürtündü. Gidip kilimin üstüne oturdu. Çocuk kutudan boyama kitaplarını çıkardı. Kitabın her bir sayfasına çizilmiş renksiz resimlere baktı. Resimlerin içlerini boyamakla ilgilenmedi. Çizgilerin dışına bir ağaç, kedi ve deniz çizdi. Bunların az ilerisine, onlara evin penceresinden bakan bir çocuk. Boyamaktan vazgeçti. Güneş bir siyah bir de beyaz karolarda gezindi; kadının çatlamış topuklarına vardı, onu huzursuz bir uykunun kıyılarında tuttu. Yerdeki bebeği aldı çocuk, tırnaklarını kırmızıya boyadı. 

Arkadaş olalım mı, dedi bebeğe.

Sorduğu sorunun ardında kalan boşluğu annenin nefesiyle, sokağın sesi doldurdu.

Beraber çok eğleniriz ama. Yoksa çok mu uykun var senin de? Ama sen işe gitmiyorsun ki.

Apartmanlarla sıralı sokaktan müzik sesleri, kahkahalar, tabak şıngırtıları yükseldi. Üst üste yığılı evlerin pencerelerinden içeri girdi, kızıl ikindi sıkıntısını dağıttı.

Çocuk,

Anne hadi, oynayalım mı, dedi.

Kadın ağlar gibi ses etti;

Televizyonu aç.

Ama televizyon bozuk.

Çocuk sustu. Plaja, sinemaya, konsere, tatile giden bebeklerin hepsinin saçını siyaha boyayıp, küt kesti.

Kadın gözleri kapalı, kocasını tren kazasında kaybettiği o günü ve sonrasını düşündü. Hafta sonları dahil çalıştığı, çalışmak zorunda olduğu zamanları. İş dönüşlerini, otobüslerin kalabalığını, elektrik su faturalarını. Uyumak, hep uyumak istedi. Süheyla da olmasa, kim bakardı çocuğa, işe gittiği zamanlar. İnsanlık öldü mü be abla, demişti Süheyla. İnsanlık öldü be Süheyla, sadece sen gibisi yok artık.  Süheyla da olmasa, diye iç geçirdi bir kez daha. Gözlerini açtı, yerde oturan çocuğa baktı.

Çocuk kediye, 

Bak, dedi. Hepsi anneme benzedi. Hepsi işe gidiyor artık. 

Kedi miyavladı. Miskin miskin esnedi. Kafasını siyah karoya koyup uyudu.

Anne işe gitmesen, dedi çocuk.

Kadın gözleri kapalı, işe gitmesem diye düşündü. Kısa bir an rahatladı. Sonra rahatlık yerini korkuya bıraktı. İşe gitmesem, ödenecek faturalar, alınacak pazarlıklar, dedi; düşünmeyi bıraktı.

Bebekleri yan yana kilimin üzerine sıraladı çocuk. Hepsinin saçları küt ve siyahtı. Gözleri kahverengi. 

Böyle daha mı iyi oldu, dedi çocuk.

Kızıl ikindi. Gün evin içinden pencerede uçuşan tül perdeye çekildi. Odanın sarılığı giderek koyulaştı. 

Çocuk bebekleri pencereden sokağın kalabalığına bıraktı. Karo taşın üzerine oturup kilimdeki eli belindeleri saydı. Kadın uyandı.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Hırvatistan, dünyanın ilk ücretsiz oku..Metin Rudar
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Uğur Ugan

17 Nisan 2026

Dinçer Güçyeter: "İnsan, geçmişinden n..

Misafir işçi olarak Almanya’ya giden anne-babasının sessiz kalmış hikâyesini, üç kuşağa yayılan bir göç anlatısı olarak romana dönüştüren Dinçer Güçyeter ile Türkçe çevirisiyle “yuvaya” dönen “Almanya Masalımız..

Devamı..

Emperyalist Savaşlara Kitlesel Direniş..

M. A. Karlin

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024