Sokakta yürürken karşısına çıkan her nesne yazıları için bir kaynak; bu bir ağaç, bir kapı ya da bir sinema posteri olabilir. Bir yazarın hayata bakış açısıyla yazıya bakış açısı bir noktada birleşiyor, inanılmaz bir deneyim sunuyor okurlar için.
Dil özünde bir iletişim aracıdır; nesneldir, aynı zamanda canlı bir organizma gibidir. Evrimleşme sürecinden geçer, bozuluma uğrar, bunun sonucunda da kendi kendini onarmaya girişir. Bazen de yazarlar dili kendi üslupları gereği eğip bükerek bir çeşit oyun sahası yaratırlar. Postmodern bir tavır da denebilecek bu durum, yeni anlamlar yaratmak için de olanak sağlar. Yazarın kendi gerçeğini yaratmak için de bir çeşit rehber görevi görür. Yazılanların kurgu veya kurgu-dışı olması bu gerçeği değiştirmez.
İlhan Durusel’in İthaki Yayınları’ndan genişletilmiş yeniden baskısıyla çıkan deneme kitabı Otlar Çağırıyor da kendine böyle bir misyon benimsemiş. Çok farklı bir üslupla yazılan kitap, benzeri fazla olmayan bir eser olarak karşımızda; sadece sözcüklerle bir dil kurmuyor yazar, fotoğrafları da ekleyerek zaman ve mekân kavramını bir araç olarak kullanıyor. Yazarın yurtdışında bir kütüphanede arşiv ve nadir kitaplar bölümünde çalışması, yazılarının da nasıl bir kaynaktan beslendiğini ve kitabı okurken aslında kitap içinde başka birkaç kitap okuduğumuz hissini de doğuruyor.
Denemelerin içeriği, yer yer Durusel’in kendi yaşam öyküsüyle de paralellik gösteriyor, bizi çocukluğuna kadar götürüyor. Burada ünlü şair adaş İlhan Berk’le karşılaşmalarına da tanıklık ediyoruz. Tanıklık ediyoruz, bu kitap için kilit iki sözcük aslında; her denemenin içeriğinde bulunan fotoğraflar yazının da bir ispat belgesi olmasına katkı sağlıyor.
Kitap iki bölümden, 24 denemeden oluşuyor; ilk bölümde bulunan 19 deneme yazarın daha önce basılan edisyonunda bulunuyor. Geriye kalanlarsa 2018-2019 yılları arasında Öykü Gazetesi’nde yayımlanan yazılarının bir araya gelmesiyle oluşmuş.
Kitabın iki ayrı bölümünde iki ayrı İlhan Durusel ile karşılaşıyoruz; ilk bölümde arşivci yanı bizimle haşır neşir iken ikinci bölümde oyunbaz bir yazarla birlikteyiz.
Belgesel deneme havası var yazılarda; öyle ki kitabın girişinden itibaren bunu hissedebiliyorsunuz. Her denemenin girişinde ortasında veya sonunda yazısını destekleyen bir fotoğrafla karşılaşıyorsunuz. Aynı anda aynı ortamda bulunmanın coşkusunu yaşatmayı hedeflemiş İlhan Durusel. Diğer yandan demokratik yanını da ortaya koyuyor; oldukça paylaşımcı bir bakış açısıyla…
Sokakta yürürken karşısına çıkan her nesne yazıları için bir kaynak; bu bir ağaç, bir kapı ya da bir sinema posteri olabilir. Bir yazarın hayata bakış açısıyla yazıya bakış açısı bir noktada birleşiyor, inanılmaz bir deneyim sunuyor okurlar için. Yazarlar normalde metinlerde saklanmayı severler; İlhan Durusel tam tersini yapıyor, düşün-ce dünyasını olabildiğince bizimle paylaşıyor.
Denemeyi kurgu-dışı bir tür olarak kabul etsek de Otlar Çağırıyor kitabında işin içine kurgu da giriyor çünkü yazılarda mekân olarak da karakter olarak da inanılmaz bir zenginlik var ve yazar da bu fırsatı kaçırmıyor.
“Hodkâm olan zalim olur, Haluk / Zalim hak ettiğini bulur/ Mazlum için şiir düzülür/ Oysa güzel olan her şey şiir olabilir / Şiir olan ebedidir.”
İkinci bölüme yaptığı bu girişle aslında ne yapmak istediğinin de ipucunu verir bize; her güzel şey şiir olur onun için ve ebediyete kavuşur. Dil oyuncusu bir yazar İlhan Durusel, dil ile hayatın içine giriyor hatta atomize ediyor. En küçük parçanın bir hikayesi var zihninde, tarihi gerçeklerle güncel olanı yakalama çabası seziliyor metinlerinde, dil oyunlarıyla felsefe yapıyor.
İlhan Durusel Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdikten sonra 1988-1994 yılları arasında edebiyat öğretmenliği yapmış. 1994’ten beri eşi Francesca ile Pennsylvania’da yaşıyor, Lehigh Üniversitesi Kütüphanesi’nde arşiv ve nadir kitaplar bölümünde çalışıyor, bu da bu deneme kitabını oldukça etkilemiş. Trendeki Yabancı, 21 Mart, KE, Parşömen, Uçsuz, Öykü Gazetesi, Sombahar, Cumhuriyet Kitap, kitap-lık, Sıcak Nal, Mesele, Sarnıç, Notos, Öykülem, Granada, Dünyanın Öyküsü, Askıda Öykü, Japonya gibi dergilerde, öykü, şiir ve yazılarını yayımlıyor. Bir öyküsü de Kanada’da çıkan edebiyat dergisi Descant’ın Türkiye seçkisinde yayımlanmış.
Öykü dışında şiir türünde Kısa Kısa Kıssalar (2015), Dil Tutulması (2019, Vedat Türkali Şiir Ödülü 2021) ve Bizans’ın İncesazı (2021) başlıklı kitapları, deneme türünde Blöf Kitap (Tansu M. Gülaydın’la, 1998, 2018) ve Otlar Çağırıyor (2014) başlıklı kitapları, öykü-anlatı türünde Alınyazım Kılavuzu (1998, 2013), Karakalem Requiem (2003), Süslü Nesir – Selçuklular İçin Güzel Sözler (2007), Gül Öksüren Melek (2012), Yavaş Ateş (2016) ve Defterdar – Evlat Katli İçin El Kitabı (2018) başlıklı kitapları çıkarmış. Bunun yanında Ayrıca Bağzı Şeylere Öyküler (2013), Yeraltına Mektuplar (2013), Mutlu Aşk Hikâyeleri (2004) başlıklarında antoloji ve derlemelerinde yazıları yayımlanmış.
Otlar Çağırıyor, İlhan Durusel, İthaki Yayınları, 2022
.jpg&w=3840&q=75)





