Neden bu akşam dışarıda oturuyoruz? Çok soğuk bu aralık, üşüyorum. İçerim tabii bir kadeh daha, sorma artık. Neden getirdin beni bu Rum meyhanesine? Seslerini duyuyorum buradan geçmişlerin. Annen de var. Oysa saklamıyor muyduk biz birbirimizi diğerlerinden.
Yoksa bu sabah uyandığında, Rum arkadaşın mı geldi aklına? Hani şu, ardına bakamadan mahalleyi vedasız terk edip gitmek zorunda kalan. Daha çok çocukmuşsunuz. Hatırladın mı, insanlıktan çıkacağını söylediğin gün anlatmıştın bunu bana. Sesinin güzelliği hikâyeyi gölgelemişti de, dikkatimi yeniden toplayıp dinleyememiştim. Bittiğinde, parmakların parmaklarıma değmişti. Mor çiçekler açmıştı ellerimden. Lavantayı benim hatırlattığımı söylemiştin.
Yalnız bir şekilde rahat değilim bu meyhanede. Yerdeki karolar evimdekilerin aynısı. Fena bir duygudan kaçmak için mi geldik biz buraya, yoksa ağırlayacaklarımız mı var?
Ayrıca neden şaşırdın yolda? Elimi tuttun, “Sıcaksın,” dedin. Sıcaktım tabii, başka nasıl olabilirdim? Tamam, dedim içimden, bugün değil.
Meyhaneden içeri girerken el ele değildik tabii. Yine de garson olağan sevgililer gibi buyur etti bizi. Oturduk. Yanı başımızdaki çiftin yakınlığından çekindik biraz. Ben küfür ederken sen onlarla göz göze gelip başını öne eğdin. Gördüm. Bu benden ilk utanışın oldu. Sevişirken çirkinleşmemi istemen geldi aklıma. Üstünde durmadım.
Sonra neydi o kurduğun oyun? Üçüncü kişiler gibi birbirimizden bahsetmek? Eski bir zamana atılmış bir yabancıya dönüştürüyordun beni. Sana uydum. İçi oyuk bir adamdan bahsedip durdum ben de. Sen değilmişsin gibi.
Üstelik dün gece canımı pek acıtmıştın. Şimdi sesimi çıkarmadığıma bakma. Bana koyduğun mesafe memleketin bir ucundan diğer ucuna gitsem kapanacak gibi değildi. Soğuk bir gecede bambaşka bir yolculuğa bırakılan ürkek mavi bir yıldızdım artık… Ne yazık. O yolculuğun uğurlayanı bile olamadın. Gecenin sonunda iki sefile yazılmış bir veda mektubu vardı çantamda.
Söylesene, susuldukça mı kıyıcı bir yere dönüşür meyhaneler? Biz sussak, Rum arkadaşlarının şiveli sesleri dolaşmaz mı etrafımızda… Neşemizi yeniden bulamaz mıyız?