Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

22 Haziran 2019

Tiyatro

Elizabeth Dönemi Tiyatrosunun Gizli Kadın Yazarları

Phyllis Rackin

Paylaş

2

0


Rönesans döneminde kadınlar ile yazma işi arasına cinsiyet ayrımına dayalı sınırlar çekilmesine neden olan bazı tanımlamaları hatırlayacak olursak, yazarlar “baba” figürüyle ilişkilendiriliyor, tükenmez kalem1 ile penis üzerinden kelime oyunları yapılıyor ve yine benzer şekilde tükenmez kalemler silahlara benzetiliyordu.

Shakespeare oyunlarının gerçek yazarının Emilia Bassano veya başka biri olduğuna ihtimal vermiyorum. Yine de Shakespeare’in tiyatrosunda sahnelenen pek çok oyunda kadınların da payı olduğundan hiç şüphem yok. Yakın zamandaki akademik araştırmalar, Elizabeth döneminde yaygınlık kazanan profesyonel tiyatro işletmelerinde kadınların da bizzat yer aldığını ve muhakkak bazı görevler üstlendiklerini ortaya koydu. Aristokrasiye ve kraliyet sınıfına mensup kadınlar işletmelerin hamileri olarak karşımıza çıkarken, toplumsal statüsü daha düşük olan kadınlar günlük işleri yerine getirmek için çalışıyorlardı. Kadınlar piyes oyuncularına kostüm tedarik ediyor, onlara borç veriyor ve şirketlerde hisse sahibi oluyorlardı. Tiyatro binalarının kapısında durup oyuna giriş ücretlerini topluyorlardı. Ayrıca izleyicilerin önemli bir kısmını, belki yarısından fazlasını, kadınlar oluşturuyordu ve kadınların az da olsa sahneye çıktığı da biliniyor. (Fransız aktrislerin ve İtalyalı kadın akrobatların sahnede roller aldığına dair referanslar bulunuyor; ayrıca Londra yeraltı dünyasında Moll Cutpurse olarak bilinen Mary Frith 1612’de Fortune Tiyatrosu’nda sahne almış ve bu kendisine kötü bir şöhrete mal olmuştur.) Oyunları izlemeye toplumun her kesiminden kadınlar geliyordu, aralarında kraliyet ailesinden kadınlar olduğu gibi adi suçlular da vardı. En fazla kadın da muhtemelen Londra orta sınıfından gelmekteydi.

Elimizde Ortaçağ ve Rönesans İngilteresi için liturjik ayinlerde ya da aristokrasinin ve kraliyet çevresinin eğlencelerinde kullanılmak üzere piyesler yazmış kadınların isimleri var. Shakespeare İngilteresi’nde ticari oyunlar yazarak ün yapmış piyes yazarları arasında kadınların isimlerine rastlamıyor oluşumuz, kadınların halka sahnelenen oyunların yazımına ortak olmadığı anlamına gelmiyor; yine de bu kadınların isimlerini öğrenmenin zor belki çoğu zaman imkânsız olduğunu söyleyebiliriz. Bunun nedeni, kısmen, ticari amaçlı ilk tiyatro oyunlarının çoğunlukla yazarların adları belirtilmeden izleyiciye sunulmuş olmasıdır. Her anonim yazarın da mutlaka erkek olduğunun düşünüldüğünü varsayarsak… Böyle bir sonuçla karşılaşıyoruz.

1580’lerden günümüze kadar ulaşan oyunların yüzde sekseninde yazarlara atıf yapılmıyor; gerçi sonraki yıllarda yazarları belirtilen oyunların sayısında önemli bir artış yaşanıyor ama on yedinci yüzyılın başlarında bile oyunların yarısı halen yazarlarının isimleri olmadan basılıp sunuluyordu. Yazarların kimlikleri, Shakespeare dönemindeki tiyatro izleyicilerinin ilgisini günümüz izleyicilerininki kadar çekmiyordu. Araştırmacılar erken dönem ticari oyunların yazarlarını öğrenmek için yazılı kanıtlar arıyorlar, fakat o dönemde kimse yazarların isimlerini kayıt altına almamışsa elimizde bu türden kanıtlar olmayabilir. Piyesler o günlerde edebiyattan sayılmıyor, daha çok tiyatro işi için kaynak olarak görülüyordu. Tiyatro şirketleri oyunlara sermayelerinin bir parçası olarak yaklaşıyor, onları satın alıp üzerinde değişiklikler yapıyordu yani oyunlar tıpkı kostüm, cadı kazanı ya da barut gibi oyuncuların performanslarında kullandıkları bir ham malzemeydi. Yazarın ismini oyunun satışını arttıracak kadar değerli görüp basılı oyunların ilk sayfalarına almak ancak yazar kariyerinde belli bir süreyi arkasında bıraktıysa mümkündü ve bu durum Shakespeare kadar başarılı bir yazar için de farklı değildi, hatta Romeo ve Juliet’in ilk iki baskısında yazarın adı bulunmuyordu. Böyle bir piyasada piyes yazarının cinsiyeti –kadın veya erkek oluşu– kolaylıkla göz ardı ediliyor ve ismi kayıtlara geçirilmeden kalabiliyordu.

Piyeslerin tek başına çalışan yazarın elinden çıkmadığını, genellikle birden fazla yazarın birlikte çalışması sonucu yazıldığını da gözden kaçırmamak gerekiyor. Dönemin kadınları da muhtemelen yazma eyleminin bu türünde yer alıyorlardı. On altıncı yüzyıl İngilteresi’ndeki evler, oturanlar için ne kadar hane görevi görüyorsa, bir o kadar da üretim yeriydi çünkü karı-koca, çocuklar, hizmetliler kısacası evdeki herkesin bir işi vardı. Fırıncının evinde ekmek yapılırdı, eldiven satıcısının evinde eldiven dikilirdi. Oyun yazarlarının hanesinde de büyük olasılıkla benzer bir yapılanma mevcuttu. Dolayısıyla, erkek oyun yazarlarının eşleri ve kızları da işin inceliklerini pekâlâ öğrenmiş olabilir. Üretilen nesneler ev ahalisinin malı olarak satıldığına göre piyeslerin de yalnızca erkek yazarın çalışması sonucu değil karısının ya da kızının da katkısıyla yazılmış olması mümkün. Ayrıca, oyun yazılan bir evde yaşamamasına rağmen oyuncuların performanslarını izleyerek tiyatrolara oyun yazmayı öğrenen kadınların varlığından da bahsedebiliriz. Londra’nın kendini geliştirmiş, kültürlü kadın izleyicilerinden bazıları da kıvrak zekâlarını kullanarak yalnızca izleyici olmakla yetinmemiş, bir süre sonra belki de özellikle diğer kadınlara hitap eden oyunlar yazmaya başlamış bile olabilirler.

Rönesans döneminde kadınlar ile yazma işi arasına cinsiyet ayrımına dayalı sınırlar çekilmesine neden olan bazı tanımlamaları hatırlayacak olursak, yazarlar “baba” figürüyle ilişkilendiriliyor, tükenmez kalem1 ile penis üzerinden kelime oyunları yapılıyor ve yine benzer şekilde tükenmez kalemler silahlara benzetiliyordu. Bu türden söylemlerin ve varsayımların, kadınların yazar olarak görülmesini zorlaştırdığını kabul etsek de onları anonim ya da başlı başına bir erkek yazarın üretimi olarak sunulan piyesleri yazmaktan tümden alıkoyduğunu söylemek olası değil. Yazılan bir piyeste kadınların payının olduğunu saklamak için toplumsal mülkiyet anlayışından ticari çıkarlara kadar pek çok sebep gösterebiliriz. Brontë kardeşler ya da George Eliot’ın durumunda olduğu gibi kadınlar yazdıklarını on dokuzuncu yüzyıla değin erkek isimleri kullanarak yayımlamaya devam ettiler. İsmini gizlememeye karar veren kadınlar olduysa bile onun yazdıklarını düzelten, kopya eden ve yayımlayanlar yazarın ismini gizlemiş olabilir. Günümüzde genellikle Elizabeth Cray’e atfedilen The History of the Life, Reign, and Death of Edward II (II. Edward’ın Hayatının, Saltanatının ve Ölümünün Tarihi) 1680’de kocasının ismiyle basılmış ve kitabın yazarı olarak kocasının kabul görmesi 1935’e kadar devam etmişti.

Kadınların erken dönem modern İngiliz sahnesi için ticari amaçlı piyesler yazdıklarını ortaya koyan en ikna edici kanıt, belki de bu oyunların aslen kendini ifade etmek ya da tanınmak amacıyla yazılmamış oluşudur. Piyesler her şeyden önce kazanç sağlamak için yazılıyor, sahneleniyor ve basılıyordu. Dolayısıyla, kazanılacak para ve piyasanın talep ettiği bir işte yetenek sahibi olmak, kadınları, yazarına atıf yapılmamasına ya da erkek bir yazarın ismiyle sunulmasına rağmen oyunlar yazmak için yeterince teşvik ediyordu.   

1 [Ç.N.] Elizabeth Winkler, The Atlantic’te "Was Shakespeare a Woman?" ("Shakespeare Kadın mıydı?") adlı bir makale yayımlamıştır. Winkler, makalesinde Elizabeth dönemi yazarlarından Emilia Bassano’nun William Shakespeare’in yazdığı oyunlarda payı olup olmadığını sorgulamaktadır. Winkler’ın makalesi, The Atlantic editörlerinin notlarına göre tartışmaya hayli açıktır ve bu nedenle Shakespeare dönemindeki kadınların başta piyes yazımı olmak üzere edebi üretimin neresinde durduklarına dair merak uyandırmıştır. Rackin’in Türkçeye çevirdiğimiz bu yazısı da Winkler’ın makalesine cevap niteliğinde yayımlanan bir yazı dizisinin içinde yer almaktadır. [Ç.N.] İngilizcede ‘tükenmez kalem’e karşılık gelen kelime pen’dir. Dolayısıyla, pen ile penis kelimelerinin benzerliğinden yola çıkılarak yazarın bahsettiği türden kelime oyunları yapılabilmiştir.

2 [Ç.N.] İngilizcede ‘tükenmez kalem’e karşılık gelen kelime pen’dir. Dolayısıyla, pen ile penis kelimelerinin benzerliğinden yola çıkılarak yazarın bahsettiği türden kelime oyunları yapılabilmiştir.

Çeviren: Burcu Uluçay

(The Atlantic)

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Sonbahar FilmleriOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

11 Mayıs 2026

Word'den PDF'e Dönüştürürken Dikkat Ed..

Bir Word belgesini PDF'e dönüştürmek, ilk bakışta basit bir işlem gibi görünür. Ancak bu süreçte yapılan küçük hatalar, belgenin görünümünü, güvenliğini ve kullanılabilirliğini ciddi ölçüde etkileyebilir. Yanlış ayarlarla dönüştürülen bir ..

Devamı..

Sandım ki!

Didem Keremoğlu

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024